34 yıl sonra evlat sahibi olan Abuzer amca ile Zeynep teyzenin geçmişte dolandırıldığı ortaya çıktı:
• Abuzer amca, eşinin de emekli olabilmesi için yıllarca sigorta primlerini ödedi.
• Zeynep teyzenin emeklilik yaşına ulaşmasının ardından banka kartı gönderildi.
• Banka kartı, bilgileri dışında bir komşuları tarafından teslim alındı.
• Komşuları, Zeynep teyzenin maaşını her ay gizlice çekti.
• Çift, ikinci emekli maaşının bağlandığını fark edemedi.
• 16 bin TL ile geçinmeye çalıştılar.
• Gelir tespiti sırasında ikinci maaşın bağlandığı ortaya çıktı.
• Kızlarına zarar verilmesinden endişe ettikleri için dolandırıcı komşuları hakkında şikayetçi olmadılar.
Sen öleceksin, aradan bir asır geçecek. Mezarına, vatanı birlikte kurtardığın köylünün torunu gelecek. Bağlılığın gücünü bir destanla değil sessiz, sözsüz, sade bir bakışla, bir duruşla ıspat edecek.
Bakın size pek bilinmeyen bir meseleyi anlatayım. Dikkatle okuyunuz.
Ermeni çeteler, Türkleri koyun gibi boğazlamış. Canice yok etmişler. Buraya kadarını biliyoruz. Ama dahası var. Geride kalan Türk çocuklarını da Ermenileştirmek için papazlara teslim etmişler.
Bunu nasıl yapmışlar biliyor musunuz?
Mondros Ateşkesi imzalandıktan ve İngilizler kontrolü ele aldıktan sonra, meydan Ermeni çeteler kaldı. Çok güçlendiler. Sözlerini geçirir isteklerini yapar oldular. Mesela tehcir olaylarını bahane ederek, Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal'i astırmak için mahkeme kurdurdular, hakim değiştirdiler, idam kararı çıkardılar, Beyazıt Meydanı'nda gündüz gözüyle astırıp bir de kutlama yaptılar.
O dönemde bilhassa doğu cephesinde ailesini katliamlarda kaybeden pek çok yetim Türk çocuğu vardı. Subaylar, buldukları bu çocukları evlat edinmeyi adet edinmişti. Mesela Mustafa Kemal de cepheden bulduğu Abdürrahim'i evlat edinmiştir.
Fakat bu Ermeni çeteler, ailelerini katlettiği çocuklara da musallat oldu. Onları "ailesi katliamda yok edilmiş Ermeni çocukları" kisvesi altında toplamaya ve kiliselerde Hristiyanlaştırıp Ermenileştirmeyi amaçladılar.
Yani eğer Milli Mücadele olmasaydı, sadece topraklar gitmeyecekti, şehit çocukları bugün Erzurum'da Ağrı'da ne bileyim Van'da hüküm süren katıksız Ermeni milliyetçileri olacaktı.
Bu kapsamda 339 yetim Türk çocuğu patrikhane tarafından toplanıp Beyoğlu'nda bulunan Balıkpazarı Kilisesi'ne götürüldü.
Meraklı olanlar bilir, Atatürk, cepheden İstanbul'a geldiğinde, henüz Samsun'a çıkmadığında Akaretler'de ikamet ederken evi basılmıştır. Fakat bunun nedenini çoğu insan bilmez. Sebep, evlat edilien şehit çocuklarıydı. Atatürk'ün cephede Ermeni çocuğu kaçırdığı ve evde sakladığı ihbar edilmiş ve çocuklara el koymak istenmişti. Şehit çocuğu Abdürrahim'i kilisede Ermeni yapmak istiyorlardı ve bu nedenle ordu komutanının bile evi basılmıştı.
Celal Bayar da bu meseleyle ilgili mühim bir hadise aktarır:
Birkaç arkadaşla Beyler Sokağı’ndaki büromuzda toplantı halindeydik. Jandarma Yarbay Muhittin Bey’in sayın eşi ansızın içeri girdi. "Güya milletle ilgilisiniz dışarıda neler oluyor haberiniz bile yok" eleştirisi ile söze başladı. Temiz kalpli hanımı tanıyorduk. Hürmetle dinledik.
Vali Nurettin Paşa’dan geliyorum o da aciz o da zavallı derdimi dinlemekten bile çekiniyor bu ne hal ya Rabbi diye, gözyaşı döküyordu.
Mesele şu idi: Ailenin çocuğu olmadığı bir evlatlık alırlar büyütürler. Terbiye edip evlendirirlerdi. Bu tarzda bir hayli hayırları vardı.
Doğu vilayetlerinde bulundukları zaman usulüne göre kimsesiz bir yavruyu evlatlık edinmişlerdi. Ermeni komiteleri bu yavrunun annesini, babasını öldürmüşler kendisi de bu arada bir küp içinde saklanmak suretiyle hayatını kurtarmıştı. Ailesini, dinini biliyor faciayı bütün dehşetiyle hatırlayıp anlatıyordu. Anadan babadan tam Türk Müslüman bir ailenin evladı olduğuna şüphe yoktu. İşte bu çocuğu Ermenidir diye Ermeni papazlarının idare ettiği kampa teslim etmişlerdi.
İşte, tarihte bunlar olmuştu. Milli mücadele olmasaydı o çocukların torunları, bugün nerede ve nasıl olacaktı?
Zeytinin anavatanı Gemlik’teyim.
Burada rastgele bir dükkanda kuru sele zeytinin kilosu 1399 TL. Vallahi.
Taa Dubai’ye götürülen Türk kuru sele zeytininin kilosu ise 805 TL.
Ağaç Gemlik’te. Emek Gemlik’te. Hasat Gemlik’te.
Ama zeytin Dubai’de daha ucuz.
Nasıl ya?
Saygıyla Anıyorum.
Mete Sezer, 1935 - 3 Ağustos 2005
tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.
Cengiz Sezici, 5 Nisan 1950- 3 Ağustos 2019
Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu
Hüseyin Özay, 1959 - 3 Ağustos 2021
Seslendirme sanatçısı ve oyuncu
Seferoğulları Şaban’ı Görüyor Ama Yine De Tosun Paşa Sanıyor 😲
Bugün Tosun Paşa filmini enine boyuna inceliyoruz. Seferoğullarının Şaban’ı tanıyıp, Tosun Paşa sanmasına Ertem Eğilmez’in cevabı videonun sonunda 🤗
#kemalsunal#şenerşen#tosunpaşa#cinemasco
Mardin'de yaşayan 78 yaşındaki Şeyhmus Erginoğlu, 31 yılda binlerce fidan dikerek kurak araziyi ormana çevirdi.
"Ben gelmeden önce burası çöplüktü. Ölene kadar ağaç dikmeye devam edeceğim."
Bu ne ya. Ayda 300 bin TL üniversite parası ödeyecek bir aile var mı Türkiye’de. Ya da kaç aile var. Bu eğitimde mu fırsat eşitliği. Doğru düzgün hastanesi bile olmayan tıp fakülteleri üstelik.
Erzurum kongresinin yapılmasına karşı çıkan İngiliz Albay Rawlinson ve Atatürk arasında geçen diyalog:
- İşittiğime göre burada yarın bir kongre açacakmışsınız.
- Evet, milletçe açılması kararlaştırılmıştır.
- Açılmaması daha münasip olacaktır.
- Kongre muhakkak toplanacaktır. Millet buna karar vermiştir. Açılmamasını tavsiye eden mütalaanıza hâkim olan sebepleri bile sormayı lüzumlu görmüyorum.
- Hükümetim, bu kongrenin toplanmasına
müsaade etmez.
- Ne hükümetinizden ne de sizden müsaade istemedik ki böyle bir müsaadenin verilip verilmeyeceği bahis mevzusu olsun.
- Kongreden vazgeçmezseniz kuvvet kullanarak toplantının dağıtılması mecburiyeti doğacak.
- O hâlde biz de mecburi ve zaruri olarak kuvvete kuvvetle karşı koyar ve herhâlde milletin kararını yerine getiririz. Ne olursa olsun kongreyi açacağız. Mülakatımız bitmiştir.
Beşiktaşımızın iki şampiyonluğunun tescili için büyük mücadele veren ve kupaların müzemize kazandırılmasına öncülük eden, kulübümüzün eski Yönetim Kurulu üyelerinden Cenk Koray’ı vefatının 26. yılında sevgi, saygı ve rahmetle anıyoruz.
Türk Pop Müziği'nin unutulmaz isimlerinden, şarkılarıyla 90'lara damgasını vuran usta sanatçı Harun Kolçak'ı aramızdan ayrılışının 9. yılında saygıyla anıyoruz.