Kılıçdaroğlu, İzmir'de böyle yuhalandı!
Kemal Kılıçdaroğlu İzmir programı kapsamında Karşıyaka Kent Balık Restoran'da İzmirlilerin tepkisiyle karşı karşıya geldi.
İşte o anlar...
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan:
"Cezaevleri bir deneyim merkezi değildir. Romantize edilecek, kahramanlık hikâyeleri yazılacak yerler de değil.
Kuyruğu dik tuttuğumuza bakmayın, ben dahil birçok insanın cezaevi günleri ağır tecrit altında geçiyor. Tecritin kırıldığı o görüş günlerinde de üç yaşındaki kızımın asla yanıt veremediğim sorularıyla boğuluyorum. Henüz zaman kavramı olmayan bir çocuğa belirsiz bir başka zamanı nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum."
Selahattin Demirtaş’ın iki yıl önce yaptığı dokuz günlük savunma o dönem birkaç cümleyle geçiştirildi.
Oysa savunmada “Türkiye Cumhuriyeti Devleti yanlış bina üzerine inşa edilmiş, temel yanlış” diyor; laiklikle hesaplaşıyor, Kürt-İslam sentezini savunuyor ve Cumhuriyet’in kuruluşunu “yüz yıllık sorun”un başlangıcı olarak tarif ediyordu.
Bugün AKP, MHP ve Kürt hareketinin farklı aktörlerinin dahil olduğu yeni süreç tartışılırken o savunma yeniden okunmayı hak ediyor:
📌Demirtaş sürecin neresinde?
https://t.co/q0Hb8BIYah
30 Ağustos: 'Kurtuluş' kavramından niye kurtulmak isteniyor?
🔴1919’da başlayan Kurtuluş Savaşı, yalnızca Yunan ordusuna karşı verilmemişti. Düşman safında iki ittifak vardı. Biri emperyalizmdi, diğeriyse Osmanlı saltanatı ve onun ülkeye yayılmış işbirlikçi ve gerici ağıydı.
https://t.co/ILmF40SihW
Profesyonel futbolcu Rafael Alexandre Da Conceição Leão transferi konusunda futbolcu ve kulübü AC Milan SPA ile resmi görüşmelere başlanmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
Demokrasi yarışından korktu diplomamı iptal ettirdi.
Tutuklanıp hücreye atılmamı istedi.
Sesimi, yüzümü, fotoğrafımı yasaklattı.
Sosyal medya hesabımı defalarca kapattırdı.
Yetmedi, mahkemede savunma hakkımı dahi engelletti.
Sanıklara soru sormama bile tahammül gösteremedi.
Şimdi ise bana yaptırmadıkları savunmamın yer aldığı “Millet Şahidimdir” kitabımı daha yayınlanmadan yasaklattı.
Emniyet güçleri eliyle matbaalar basıldı ve kitaplar toplandı.
Yılmayacağım!
Susmayacağım!
Durmayacak ve teslim olmayacağım!
Milletle beraber bu kitabı milyonlar okuyacak.
Savunmamı herkes görecek. Yasakçılar dahil!