"Bir gece Sevgi Duvarını aştık
Düştüğüm yer öyle açık öyle seçik ki
Başucumda bir sen varsın bi de evren
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi." Can Babayı anıyorum, sevgiyle, saygıyla, hayranlıkla... #12agustos1999
Yunan kaynaklarından Anadolu Savaşı'nı (Kurtuluş Savaşı) okuyorum.
İnternet yardımıyla Yunancadan Türkçeye çevirdiğim küçük bir kısmı dikkatinize sunmak istedim.
Türkiye'deki pek çok kişinin yapamadığı sağlıklı bir değerlendirme yapabilmişler:
"Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı'ndaki zaferlerden sonra Türklerin genel olarak değer kaybetmesi, Yunanların büyük bir bölümünde kibir duygularına yol açmış ve bu kişiler Kemal'in oluşturduğu tehdidi, Türklerin kendilerini savunma gücünü, seferin masraflarını ve ülkenin uluslararası düzeyde giderek artan izolasyonunu ciddiye almamışlardır.
İlk başta dağlardaki Türk çetelerle bir gerilla ordusu kuran general Kemal, Sultan'a sadık düzenli Osmanlı birlikleri tarafından kabul görmüyordu. Müttefiklerin anlaştığı Sultan, Kemal'i görevden alıp Konstantinye'ye çağırsa da Kemal geri dönmedi. Zaman içinde Türk çetelerinden ve Küçük Asya'da kalan eski Osmanlı birliklerinden düzenli bir ordu oluşturmayı başardı.
Ioannis Metaxas gibi diğerleri ise, Anadolu seferinin baştan beri başarısızlığa mahkum olduğunu savunmuşlardır; çünkü Yunanistan, savaşın sonucunun nihayetinde belirleneceği Orta Anadolu platolarına hakim olmak için gerekli imkanlara sahip değildi, zira sadece kıyı bölgelerini kontrol eden Yunan Ordusu'nun Küçük Asya arazilerinde hakimiyet kurması uzun vadede mümkün değildi."
Saray’ın efendilerine hoş görünmek için Ankara’yı açık hava hapishanesine çevirdiği yetmezmiş gibi, NATO Zirvesi’ne katılmak üzere haydutların ülkemize gelmesini eleştiren onlarca yurttaşı uydurma gerekçelerle hapse atıyorlar. Zulmünüz batsın!
Organize suç işliyorsunuz, günü geldiğinde adalet size hesap sormaz sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Emekçi halka işkence etmenin hesabı mutlaka görülecektir!
Güne güzellik ile başlayalım.
“Nina Sartori, İtalyan cantautore (şarkı yazarı) geleneğini blues, jazz ve sinematik bir atmosferle harmanlayan İtalyan bir soul-blues noir sanatçısı. Kendine özgü derin ve etkileyici vokaliyle, genellikle ayrılık, kayıp, içsel arayış ve yeniden doğuş gibi yoğun duygusal temaları işliyor.”
Ovunque tu sia: Uzaktaki birinin yakınlığını hissedenler için yazılmış, zarif ve manyetik bir blues noir parçası.
Arkadaşlar lütfen söylemlerimize dikkat edelim, minnoşlar inciniyor sonra. Bu moral bozukluğuyla ülkeye dönünce Alaçatı’da Bodrum’da nasıl tatil yapacaklar? Kıyamam.