Mhrs de şu iki aşamalı doğrulamayi kim çıkardıysa gelsin tek tek evlerde o doğrulamayi kendi yapsın. Kimlik okutmak için herşeyi yapıyorsunuz ama olmuyor.
Mesele şu Canım Kardeşim
Buca Belediyesi, Kent Lokantası'nda kullandığı sebzeleri çok modern tesisinde kendisi yetiştiriyor
Seranın su deposuna kimliği belirsiz kişilerce tuz atılıyor.
Seradaki 7,5 ton taze ürün yanıyor
Denize dökülecek hainlerin sayısı çok artmış kardeşim
İBB operasyonlarını takip ediyorum; o kadar kişi içinde ahlaksızlığa karışan olmamış gibi gözüküyor, çocuklarının kumbaralarını bile açmışlar ama kişi başı 300-400bin malvarlığı çıkmış. Ahlaksız olan 3-5 kişiyi önceden fark edip uzaklaştırmışlar. İnanılmaz bi oran, hiçbirimiz siyasetçi bir ekibin bu kadar temiz olabileceğini tahmin etmezdik. Daha önce gördüğümüz örneklerde şöfor bile komisyon alıyordu, bu kadar düzgün iş; savunanlara bile sürpriz oldu.
Bu dava olmasa İmamoğlu için "Bir şeyler çevirmiştir illa" derdim.
Adam 1 aydır içeride... Hayatını kazıdılar,
Şu ana kadar gördüğüm en büyük suçu:
"Mutfağı salona katmak!"💥
Bildiğin pür-ü pak !
Evlerde para arıyorlar; ne çıkıyor?
Çocuk kumbarası!
Takı arıyorlar, altın arıyorlar; ne çıkıyor? Kızının küpesi!
Ölmüş babaya yolsuzluk iftirası atıyorlar!
Algınız var, belgeniz yok!
Yalanınız var, ispatınız yok!
İBB soruşturmasında 40 kişiden toplam 14 milyonTL (Kişi başı sadece 9 bin dolar) çıkınca sabaha kadar bunu konuşan yandaş basın,
Bir DHMİ bürokratının evinden 26 kilo altın, 2 milyon dolar para çıkınca tek kelime edemiyor.
Demek ki yolsuzluk sadece parayla değil, KALEMLE de yapılabiliyormuş.
Fatih Altaylı:
"Ekrem İmamoğlu'nun Özel Kalem Müdürü'ne araç almışsınız, yurt dışına çıkmış, yurt dışına para mı kaçırıyorsunuz demişler. O tarihte 'O araba benim değil.' diyor.
Sonra diyorlar ki 'Şu hesaba 1 milyon TL para aktarmışsın.' 'O arabanın parasını ödedim.' diyor.
Sonra diyorlar ki 'Sanıklarla aynı yerde HTS kayıtlarınız var.' Kadın, 'Çok normal, hepimiz aynı belediyede çalışıyoruz.' diyor.
'Bazılarıyla çok kısa konuşmuşsunuz.' diyorlar. 'Çünkü telefonu bağladım, Sayın Başkan sizinle görüşecek dedim.' diyor. Ve bu kadın hâlâ gözaltında.
Davaya bak, çay demle."
TAVUKLARIN KARNINDAN TÜMÖR FIŞKIRIYOR !!
Tavuk diye bize yedirdiklerine bakın,
İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü’nden Dr. Yavuz Dizdar, tavuk yetiştiriciliği yöntemlerini eleştirdi;
Entegre tavuk tesislerinde çabuk büyüsünler diye ilaç verilen tavuklar kansere yol açıyor.
RTÜK başkanı Ebubekir’i ciddiye alır severdim. Ama uzunca bir süredir izliyorum ve artık kesin bir kanaatim var: bu adam bu ülkeye en büyük zararı veren, şuursuz, fikirsiz; demokrasi nedir bilmeyen, hukuk devleti düzeninden haberi olmayan bir militandır.
RTÜK gibi, yayın özgürlüğünü düzenleyici bir kurumu, halkın haber alma hakkını gasp eden bir otoriter yönetim aygıtı haline getirmiştir. Son eylemi muhalif kanalları karartmak olmuştur. Böyle bir yanlışı askeri darbe dönemlerinde bile görmedik. Üstelik bu cehaletin neden olduğu veya olacağı gelişmeleri hiç düşünmüyor bu arkadaş.
Ak partiye “ yasakçı parti” damgasını şimdiden vurmuştur. Halkı kışkırtacak ve mitingler daha kalabalık olacaktır. Üstelik hiçbir ak partili “ arkadaş bu iş yanlış, bu partiye zarar verir” diyemiyor. Tv’lerde mitingleri 1 milyon kişi izlerken şimdi internetten 10 milyon kişi izleyecek. Ebubekir sana sesleniyorum:Sizde hiç mi akıl yok? Sana kim talimat veriyorsa hala yanıldığını ve yanlış yaptığını göremiyor mu?. Tv’leri karartıyorsun, peki ümit Özdağ’ın açlık grevini nasıl önleyeceksin?o kalabalıkları nasıl eriteceksin? Yasakla mı? Siz nerelerde yetiştiniz böyle, kim yetiştirdi sizi? Türkiye’ye zarar veren etki ajanı gibi çalışmak neyin nesi? Algoritmalar çağında bu nasıl bir kafa?
Ben o RTÜK’ün kuruluşunda payı olan birisiyim. Yaptığın hukuksuzluğu ve halk düşmanlığını hayretle izliyorum.
Zahit akman bey’de başkanlık yaptı RTÜK’te. Senin yaptığın partizanlığın hiç birini yapmadı. O senden daha muhafazakar bir adamdı ama medeni, hak bilir,adil ve dürüst biriydi.
Şimdi duydum, akşam kalabalıklar RTÜK’e gelecekmiş. Hadi bakalım, yaptığın doğruysa çık kalabalığın önüne , kararını savun!