Yasal olan bir çok şey helal olmayabilir.
Güzel ülkemde; yasal ve meşru olan her şeyin helal olacağı, huzur ve bereketin hüküm süreceği günleri insanlarımıza nasip olmasını niyaz ve dualarla temenni ediyorum
Alev Alatlı https://t.co/ixC1sxe0G9 @YouTube aracılığıyla
Septa’nın İsrail kuklası Fas tarafından ilhak girişiminin tek amacı anti-Siyonist İspanyol hükümetinin cezalandırılması değil. Hürmüz’ü kaybeden Anglo-Siyonizm Akdeniz çıkışını kontrol altına almak istiyor. Bakalım hangi Akdeniz ülkeleri İspanya’nın yanında durabilecek? (PS: Medeniyetler İttifakı)
816 binden fazla kişi tarafından görülen bir paylaşım için sadece 12 kişinin görüş bildirmesi hayatın tabii akışına uygun değil ama X' in yeni algoritmasıyla birebir örtüşüyor.
Sizden ricam bu tivite menfi, müspet, kısa, uzun bir yorum yazın, bir emoji bırakın veya bir işaret çakın, bakalım ne olacak?
Tarım ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Tayfun Özkaya hocamızın Türkiye'deki tarım krizi hakkında önemli tespitler ve çözüm önerileri içeren kitabı yayınlandı. Konuyla ilgilenen herkes okumalı.
Bulgar yazar Sophia Proneikos, NATO Zirvesinde Mehter Marşı için şunları yazıyor:
"Avrupa'nın Osmanlı İmparatorluğu ile karşılaşmalarından sonra Batı ordularının Osmanlı davullarını, zillerini ve daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziklerine bile sızacak olan o ‘Türk tarzı’nı (Alla Turca) yavaş yavaş benimsemesi bir tesadüf değildir. Çünkü tarih bir medeniyeti bazen kılıçla fethetmez.
Mehter hiçbir zaman sıradan bir askerî bando değildi. O bir silahtı.
Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a ya da Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa ‘kös’ davullarının gürlemesi olur, ardından ‘zurna’ların keskin sesi, pirinç borular ve birbirine çarpan ziller gelirdi. Çünkü bu müzik orduya yalnızca eşlik etmez, bizzat ordunun bir parçasını oluştururdu.
Amacı askerleri eğlendirmek değil, düşmanı daha savaş bile başlamadan önce üzerlerine koskoca bir imparatorluğun yürümekte olduğuna ikna etmekti.
İşte Türkiye'deki NATO Zirvesindeki töreni bu kadar büyüleyici bulmamın sebebi de tam olarak buydu. Birilerinin Osmanlı İmparatorluğu’nu canlandırmaya çalışması değil, Türkiye’nin büyük medeniyetlerin her zaman anladığı bir şeyi çok iyi bilmesiydi.
Geçmiş bir yük değil, bir dildir ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini asla sadece konuşmalarla anlatmazlar. Çünkü bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir."
v @Pergament_F
Bulgar Yazar Sophia Proneikos:
▪️Tarih beni asla şaşırtmaktan vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiçbir zaman kaybolmaz.
▪️Sadece kendini öyle zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki modern insanlar ona törensel protokol demeye başlar.
▪️İşte bu yüzden Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en büyüleyici sahnesi müzakere masasının etrafında değil, ilk tokalaşmadan önce yaşandı.
▪️Yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde dünyanın en eski askeri bandosu olan Mehterin sesleriyle karşılandı; önlerinde ise Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi kıyafetler içindeki askerler duruyordu.
▪️Ne olağanüstü bir tarihsel süreklilik duygusu: 1949’da savaş sonrası dünyanın sembolü olarak kurulan bir askeri ittifak, kökleri 13. yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir cumhurbaşkanlığı sarayına girdi. Mehter hiçbir zaman sıradan bir askeri bando olmadı, o bir silahtı.
▪️Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a veya Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa kös davullarının gümbürtüsüydü; ardından zurnaların keskin sesi, sonra borular ve çarpan ziller…
▪️Çünkü bu müzik yalnızca orduya eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı. Amacı askerleri eğlendirmek değil, savaş başlamadan çok önce düşmana bir imparatorluğun üzerlerine doğru geldiğini hissettirmekti.
▪️Avrupa’nın Osmanlı İmparatorluğu’yla karşılaşmalarından sonra Batı ordularının yavaş yavaş Osmanlı davullarını, zillerini ve “Türk tarzı”nı benimsemesi tesadüf değildir.
▪️Bu tarz daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziğine bile girmiştir. Çünkü bazen tarih bir uygarlığı kılıçla fethetmez. Bir ritim yeterlidir.
▪️İşte bu yüzden bu töreni büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmaya çalıştığı için değil, Türkiye büyük uygarlıkların her zaman anladığı bir şeyi anladığı için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir. Ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini yalnızca konuşmalarla anlatmaz; bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir.
İpek Akıncı isimli fosil gözaltına alınmış Tutuklanmasını bekliyoruz Bakalım ne açıklama yapacak
Lütfen sessiz kalmayın tepkinizi gösterin Müslüman bir ülkede bize bu şekilde davranılmasını kanıksamayın
#İzmir#Seferihisar#İpekAkıncıTutuklansın
🔴İzmir’in Seferihisar ilçesinde bulunan bir plajda, bir kadının çevrede bulunan anne ve kıza sözlü saldırıda bulunduğu anlar cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi
🔴 Bunları kin ve nefretle yoğurmuş, beslemiş, büyütmüş olan chp nin ta kendisidir.
👉 Bağırması bile Ins@na benzemiyor.
👉 AHI gitmiş, vahı kalmış hala plaj benim, bura benim diye bağırıyor. Yazık bu zavallılara 🤐
👉 Tipik yürüyen bir chp trolü
#izmir#plaj#seferihisar
İzmir'in Seferihisar ilçesinde bir plajda şezlong yeri yüzünden çıkan tartışma karakolda bitti. Adalet Bakanlığı, A.A.'ya yönelik hakaret içerikli saldırının ardından başlatılan soruşturmada şüpheli… https://t.co/MPPVQPpOaO #İzmir#Seferihisar#ŞezlongKavgası#Adalet#Hukuk
Lanetlenmiş Din Adamları
Edip Yuksel
5 Temmuz 2026
“Uydurmaları ALLAH'a yakıştırandan daha zalim kim olabilir? Onlar Rab'lerinin huzuruna çıkarılır ve tanıklar: ‘İşte Rab'leri hakkında yalan uyduranlar bunlardır!’ diyecekler. ALLAH'ın laneti zalimleredir. (Hud 11:18)
Akıcı bir anlatım.
Etkileyici bir örnek.
Müthiş bir sofistlik.
Bu yetenekli din tüccarı Ebu Falan ve İbni Filan’ın uydurup Allah’a ve elçisine iftira ettiği bir yalanı yayıyor. Bu konuda bazı papazlar ve hahamlar gibi çok becerikli.
Allah’a ve elçisine bu iftirayı yapmadan delikanlıyı ikna edebilirdi. Nitekim ben nice delikanlıyı dövmeye karşı mantıkla ikna etmişimdir.
Sadece mantık kullanarak, dövmenin sağlık risklerini sayarak, ufak bir dövmeyle başlayıp vücutlarını dövmeyle karartanları örnek göstererek, dövmelerin iş bulma fırsatlarını daraltabileceğini hatırlatarak, bazı dövmelerin zamanla hoşuna gitmeyebileceğini söyleyerek gençler ikna edilebilir.
Koluna küçük bir dövme yapmak abartıldığı kadar zararlı değildir. Zamanla tüm kola ve vücuda yayacak bir psikolojik sıkıntı yoksa kişisel bir ifade biçimidir.
Gelelim Mona Lisa örneğine.
Karşısındaki genç adam ya pek zeki değilmiş ya da ağzı laf yapan vaizlerden kolay etkilenen bir kişiliğe sahipmiş.
Takkeden, sakaldan ve lafazanlıktan etkilenmeyen bir genç şöyle itiraz edebilirdi:
“Mona Lisa’nın tablosu yüzyıllardır gülümsüyor; ama Tanrı’nın yarattığı bu beden kısa zamanda buruşup çirkinleşiyor, kokuşup çürüyor!”
Ahmakların kullandığı çarpıcı örnekler çoğunlukla kendi iddialarını yere çarpar.
Profesyonel din adamlarını kutsal yalan üreten yetenekli işportacılar olarak görürseniz onların yaldızlı sözlerinden etkilenip müşteri olmazsınız.
Allah gençleri Allah ile aldatan din adamlarının şerrinden korusun.
Dünya Kupasında Senagalciyiz arkadaşlar.
Muhteşem bir teknik direktörleri var.
Bugünkü basın toplantısı harikaydı.
Gazeteci: Bugün New Jersey eyaletinde şiddetli rüzgarlar vardı ve güvenlik heyeti, güvenliğiniz için dışarı çıkmamanızı istedi ama siz neden namaza çıktınız?
Babı Thiaw: Namazdan daha önemli bir şey var mı?? Bence bu senin bana soracağın bir soru değil. Buna hakkın yok. Sen rüzgardan korkuyorsun, biz rüzgarı yaratan Allah'tan korkuyoruz. Biz buraya eğlence amaçlı bir oyun için geldik ama Allah'a ibadet için yaratıldığımızı unutamayız. Eğer bugün Dünya Kupası finali olsaydı ve biz finalde olsaydık, Cuma namazı için gidersek şampiyonluğu kaybedecek olsak da Cuma namazını tercih ederiz, onun vakti belli çünkü. Bizim dinimizin ritüelleri hakkında bizimle böyle konuşamazsınız.