🎙️ Eda Erdem:
Biz bugün sadece bir şampiyonluk kazanmadık. Cumhuriyetin bize açtığı yolda Türk Kadınlarının neler başarabileceğini bir kez daha gösterdik.
Bizden önce yolu açanlar, bize inananlar ve bizden sonra gelecek olan tüm kız çocuklarına armağan olsun bu kupa.
Türk Kadını mücadele etmeye ve kazanmaya devam edecek. Bu kupa hepimizin. Bugün Avrupa'nın başkenti İstanbul. Bu gurur hepimizin.
🎙️ Eda Erdem:
Biz bugün sadece bir şampiyonluk kazanmadık. Cumhuriyetin bize açtığı yolda Türk Kadınlarının neler başarabileceğini bir kez daha gösterdik.
Bizden önce yolu açanlar, bize inananlar ve bizden sonra gelecek olan tüm kız çocuklarına armağan olsun bu kupa.
Türk Kadını mücadele etmeye ve kazanmaya devam edecek. Bu kupa hepimizin. Bugün Avrupa'nın başkenti İstanbul. Bu gurur hepimizin.
@saglikbakanligi ben şimdi kimi kime şikayet edeyim? 75 yaşında yürüteçle zar zor yürüyen, yakın zamanda 2 ameliyat geçirmiş, sağ bacağında ciddi his kaybı olan, bu nedenle her an düşme tehlikesi geçiren devlete 30 yıl hizmet etmiş emekli öğretmen annemi bugün hastane hastane +
Aynı gün olmayabilirmiş? Biz 120 km. yolu kaç kere daha gideceğiz? Bir de yetmezmiş gibi ben iznimin son demlerindeyim… Kocaeli’nde yaşıyorum. Tek çocuğum. Ben şimdi ne yapayım siz söyleyin @saglikbakanligi
Sonra acele acele ( ne kadar olabilirse Yürüteçle yürüyebilen annemle) şehir hastanesine gittik. Her yer kapalı. Pazartesi’ye zar zor nöroloji randevusu bulabildim, o muayeneneden sonra klinik noröfizyolojiye randevu açacakmış (neden diğer nörolog açamıyor bu randevuyu?)++
Aldık. Aydın Şehir hastanesi diye bir nöroloji uzmanına (sistemde hepsi mevcut) meğer o uzmanın hizmet yeri Aydın Atatürk Devlet Hastanesi’ymiş. Hiç başını bile kaldırmadı beyefendi burda yok o işlem, burası şehir hastanesi mi diye payladı bizi @saglikbakanligi
Gezdirdik ve sonuç elde var sıfır. Koca bir moral bozukluğu ve yorgunluk… Söke devlet hastanesindeki emg işleminin raporunda iğneli emg önerilir denmiş, oradaki doktor Aydın şehir hastanesine gitmeniz gerekiyor dedi. Biz zaten Söke’ye Didim’den geliyoruz, acele acele randevu+++
Duyuyorsunuz değil mi? Hani halk kurdu ya partiyi, hani halk var ya arkanızda… sakın Haa, sakın. …@eczozgurozel@ozgurozeliletsm yüreğimize indirmeyin!!!
ÇERÇEVE YASA’YA HAYIR DİYORUM!
Silahların susması, terörün sona ermesi, kardeşliğin güçlenmesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Tartışılması gereken hedef değil; bu hedefe hangi hukuk, demokrasi ve siyasal anlayışla ulaşılacağıdır.
Herhangi bir kesimin hak ve özgürlüklerinin genişletilmesine değil; hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin herkes için eşit ve eksiksiz uygulanmamasına itiraz ediyorum.
ÖNCE ANAYASA, ÖNCE HUKUK
Süreç Komisyonu raporunun 7. bölümünde hukuk devleti, millet egemenliği, kuvvetler ayrılığı, temel hak ve özgürlükler ile AYM ve AİHM kararlarına uyulması vurgulanıyor.
Bunların hiçbiri yeni değildir. Hepsi zaten Anayasanın ve demokratik Cumhuriyetin gereğidir.
Oysa iki yıldır bunun tam tersini yaşıyoruz.
Anayasa ve bağlayıcı yargı kararları yok sayılıyor; kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı aşındırılıyor. Seçilmişlere yönelik tutuklamalar, kayyımlar ve muhalefeti kuşatan operasyonlarla seçme-seçilme hakkı, ifade özgürlüğü ve milli irade baskı altına alınıyor.
Sorun yeni hukuk metinlerinin eksikliği değil; Anayasanın ve mevcut hukukun uygulanmamasıdır.
TOPLUMSAL BARIŞ, SİYASAL HESAPLARIN ARACI OLAMAZ
İktidar, önümüzdeki dönemin siyasal denklemini bugünden kurmaya çalışıyor. Anayasa, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Meclis çoğunluğu bu hesabın önemli parçalarıdır.
Toplumsal barış gibi tarihsel bir mesele, iktidarın ömrünü uzatacak bir siyasal mühendisliğin aracına dönüştürülemez.
Bir kesime uzatılan el, diğer kesime yöneltilen hukuk sopasıyla aynı anda var olamaz.
ÖLÇÜ NETTİR
Demokrasi bölünemez.
Hukuk seçici uygulanamaz.
Milli irade, iktidarın işine geldiğinde hatırlanamaz.
Toplumsal barışın yolu siyasal mühendislikten değil; uygulanan Anayasadan, hukuk devletinden, özgürlükten, eşit yurttaşlıktan ve millet iradesinden geçer.
Bu gerekçelerle, mevcut haliyle Çerçeve Yasa’ya HAYIR diyorum.
2010'da demokrasi vaadiyle otoriterliğe oy istendi ve Yetmez Ama Evetçiler en azından "aldandık" diyebilmişti.
2026'da barış vaadiyle otoriterliğin ebedileştirilmesine rıza isteniyor.
2026'nın "yetmez ama evet"i entelektüel bir hata olmayacak, gözü açık bir takas olacak.
Demokrasi bir bütündür. Siyasi çıkarlara göre ayrıştırılamaz.
Demokrasi ve hukukun üstünlüğü bütün ülke ve 86 milyon vatandaş içindir. Sadece AKP ve MHP’nin çıkarına hizmet etmek için ihtiyaç olduğunda sadece bir kesim ile alakalı olarak hatırlanmaz.
-Ülkede adalet katledilirken,
-İnsanlar ne bugününden ne yarınından emin ve güvende hissetmezken,
-Muhalif olan her fikir, her tweet ve paylaşım suç sayılma potansiyeli ile karşı karşıyayken,
-Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere belediye başkanlarımız hapiste tutsak, AKP’nin hapis tehditlerine boyun eğmeyen diğerleri ise her gün hapse girme tehlikesi ile görev yapmaya çalışırken, -Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Can Atalay Tayfun Kahraman için verilen AYM ve AİHM kararlarına uyulmazken,
-Gerçekleri yazmaya çalışan basın mensupları ve fikir suçluları içerdeyken,
-Sanatçısından, akademisyenine herkesin kişilik hakları ihlal edilirken,
PKK’lıları affederek, ülkeye getirip siyasete sokma planları ile hazırlanan Çerçeve Yasanın tek amacı AKP ve MHP iktidarının DEM eliyle devamını sağlamaktır.
Akıl hocası ve planlayıcısı ABD olan bu planın yanında durmak ülkeye barışı, hukuku, adaleti getirmez. Tam tersine daha da bozulmasına hizmet edebilir.
Gerçek demokrasi ülkeyi de, milletin her bir ferdini de korumaya yeter.