Şeyh Said’e hain deme. PKK’ya ülke vaat et. Irak ve Suriye Tezkerelerine hayır de. Kamuda çift dile evet de. 42 ve 66’yı değiştirmeye hayır deme. Atatürk’e alçak falan denince sesini çıkartma. Mavi Vatan’a masal de.
Ama ıslak gömlekle bir kilometre yürüyünce Uğur Poyraz laf edecek olana ağır konuşsun.
Gerçekten ülkedeki akıllı fikirli insanların orantısız duygusallığı can sıkıyor.
İzmir'de, 8 yaşından 13 yaşına kadar kuzeni ve yanında çırak olarak çalıştığı kuaför tarafından sistematik olarak tecavüze uğrayan 16 yaşındaki Cevdet Efe, failler beraat alınca intihar etti…
Cevdet Efe'nin babası:
— "Oğlum birkaç kez intihara teşebbüs etti. 'Oğlum, anlat, neyin var?' dedim. 'Baba anlatamam, dayanamazsın' dedi. En sonunda anlattı, çılgına döndüm."
— "Olayı kapatmamız, şikayetimizi geri almamız için sürekli tehdit ediyorlardı. Bir gün faillerden biri evimin önünde beni 6 yerimden bıçakladı. 10 yıl ceza aldı, af geldi, 1 yıl yatıp çıktı. Biz bu saldırılardan dolayı taşınmak zorunda kaldık."
— "Doktorların 'cinsel istismar olduğu' yönündeki raporlarına, Efe'nin beyanlarına rağmen sanıklar önce adli kontrolle bırakıldı, sonra beraat aldılar. Oğlum da canına kıydı. Hakim bana 'Sen istismarı gördün mü?' dedi. Düşünebiliyor musunuz? 'Sen gördün mü?' diyor."
(Esref Larsen)
İddialar doğru ise, Cumhuriyet tarihinin en büyük rezilliklerinden biri bu. Barajda boğulma hikâyesi uydurup barajdan 150-200 milyon metreküp su tahliye ettirmiş. 1 milyon nüfuslu şehre, 2 sene yetecek kadar su demek bu. Ne için? Oğlunun suçunu örtmek için. Dümdüz vatana ihanet.
Ahmet Bey,
23 Nisan, bu aziz vatan dört taraftan ateş altındayken bayram edilip çocuklara armağan edilmiştir.
Tam da bu nedenle büyük bir coşkuyla kutlanmalıdır.
Bayramın adı "ULUSAL EGEMENLİK ve çocuk bayramıdır".
Çünkü çocukların güvende olmadığı bir memlekette ulusal egemenlik yoktur.
Ayla öğretmen çocuklar buraya kadar gelmiş, kırılmasınlar bir bakayım diye girmiş o gün sınıfa. Normalde greve destek veriyormuş. Sınıfa girdikten sonra saldırı başlayınca korkup birbirine sarılan 4 öğrencinin üstüne kapanmış da şehit olmuş. Feminizm adını kullanıp aslında kürdofaşistlik felsefesini benimseyen hiçbir "kadın" hareketi onu anmadı. Unutmayacağız.
Bu aşağıdaki haber doğru ise durum göstere göstere gelmiş diyebiliriz. Adolescence dizisini konuştuğumuz dönemde “13-14 yaşında çocuk nasıl incel olur erkek düşmanı feminist” denmişti bana bu mecrada. Görüyoruz ki 14 yaşındaki bir çocuk incellerin rol model kabul ettiği Elliot Rodger’ı pp yapacak kadar önemsemiş.
Hemen bir şey yapmak istiyorsanız, hiçbir şey yapamasanız bile, ebeveynseniz, öğretmenseniz bu diziyi ve yine aynı platformdaki Inside the Manosphere belgeselini izleyip 2026 dünyasının genç erkeklik krizi hakkında bir parça bile olsa bilgilenmeyi seçebilirsiniz. İki kitap önerisi de Mutlu Oğlan Çocukları Yetiştirmek ve Kabili Yetiştirmek. Bu vakalara sadece incel şiddeti deyip geçemeyiz, sorun çok boyutlu, ama çocuklarla ilgili sorumluluğu olanlar başta olmak üzere bu dünyalar konusunda bilgilenmek zorundayız.
Kahramanmaraş'taki katil çocuğun whatsapp profil resmindeki kişi Elliot Rodger adında amerikalı bir incel.
2014 yılında 6 kişiyi öldürdükten sonra intihar etmiş.
Hatta bu cinayetleri işlemeden önce manifesto ve youtube videoları falan yayınlamış bunlarla ilgili.
Anlattığı şeyin özünde şu var;
Aslında kendisinin iyi birisi olduğunu ama kadınlar tarafından seçilmediğini söylüyor. Kadınları suçluyor ve onların seçme hakkına karşı çıkıyor. Hatta direkt kadın haklarının olmaması gerektiğinden savunuyor.
Bu çocuklar oyunlardan ya da dizilerden etkilenmiyorlar.
Etkilendikleri şeyler çok farklı. Telegram gibi, 4chan gibi uygulamalardaki gruplarında yaşanıyor ne yaşanıyorsa. Bütün beyin yıkamaları oralarda dönüyor.
Madem dil bariyeri yıkıldı, Hey Dünya! Baklava, yoğurt, yaprak sarma, lokma ve daha bir sürü şey bize ait, kancık Yunanlılar bunları bizim kültürümüzden çaldı ve kendilerinin olduğunu iddia ediyorlar, bunu kafanıza sokun ve bunların Türklere ait olduğunu bilin!
Habibi is an Arabic word. Yallah is an Arabic expression. We are not Arabs and we don't speak Arabic. We speak Turkish in Türkiye. We never ever use those unless we're joking or teasing -like when you use mon amour out of context cause it's fun. Do your research next time
отец я так понимаю тоже решил умереть в родах, иначе зачем вы использовали для этого девочку которая буквально только что потеряла свою мать и должна почему-то брать на себя ее роль, при этом ОГО у младенца есть второй родитель который должен успокоить двоих детей
Kıbrıs semalarında uçağı vurulduktan sonra paraşütle atlıyor. EOKA milisleri, yaklaşık konumunu tespit ederek peşine düşüyorlar.
Görgü tanıklarına göre Cengiz Topel, paraşütle indikten sonra cebinden bazı kağıtlar çıkarıp yakıyor.(Muhtemelen harekât planları)
Daha sonra tabancasını çıkarıp belli bir güzergahta koşmaya başlıyor. Aklında ne geçtiğini bilmemiz mümkün değil. Ama yüksek ihtimal Türk Mukavemet Teşkilatına ulaşmaya çalışıyordu. Yerdeki tek umudu, Türk direnişçilerdi. Fakat Rum teröristler, kendisine onlarda ulaşıyorlar. Yine görgü tanıklarına göre, mermisi bitene kadar yanına kimseyi yaklaştırmıyor. Yakalandıktan sonra istihbarî bilgiye göre Türkiye aleyhine radyoda konuşma yapması isteniyor. Kabul etmiyor. Ağır işkencelere maruz kalarak şehit ediliyor. Unutmak ihanettir.
BASINA VE KAMUOYUNA;
Herkese Merhabalar
Ben Dr Larin Kayataş.Türkiyenin ilk açık kimlikli trans kadın doktoruyum. Sağlık Bakanlığı tarafından “mahkeme kararına” rağmen 2.defa devlet memuriyetinden men edilip,kamudaki doktorluk görevime son verildi.Bununla da yetinilmedi,hemen ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hakkımda suç duyurusunda bulunuldu,adıma ceza davası açıldı ve bugün hapis istemiyle yargılanıyorum.
Yalnızca doktorluk mesleğim değil;özgürlüğüm,geleceğim,varlığım kısaca hayatımın bütünü hedef alındı.
4 yıl Vehbi Dinçerler Fen Lisesi, 6 yıl Çapa Tıp Fakültesi olmak üzere en az 10 yıllık çok ciddi bir emekle elde ettiğim doktorluğumun kamudaki görevine tek taraflı ve hukuksuz biçimde son verildi.
Ben bir trans kadın,bir doktor ve bir insan olarak bütün bunlar karşısında çok öfkeliyim! Çünkü burada yalnızca bir idari işlemden söz etmiyoruz.Burada çalışma hakkının gaspı,sistematik dışlama,kurumsal cezalandırma ve insanlık onurunu zedeleyen çok ağır bir süreç söz konusu. Bunun adı açıkça zulüm!
Üstelik yaşadığım süreç yalnızca idari yaptırımlarla sınırlı kalmadı,Sağlık Bakanlığı tarafından atanan bir müfettiş ile hakkımda 10 ay boyunca eklerle birlikte 924 sayfa rapor hazırlandı. Kişisel verilerime erişilmeye çalışıldı.Çalıştığım kurumda çok sayıda sağlık personeliyle benim hakkımda görüşmeler yapıldı.Etek boyuma dair ifadeler rapora geçirildi.Özel hayatım ciddi bir mesai harcanarak incelendi ve bütün bunların ardından ceza süreci başlatıldı.Bana yönelik bu yaklaşım:sistematik,ısrarlı ve ağır sonuçlar doğuran bir dışlama,yıldırma pratiğine dönüşmüş durumda.
Sağlık Bakanlığının görevi bir doktorun özel hayatını ciddi bir mesai harcayarak incelemek değil,bu ülkenin sağlık politikalarını geliştirmektir.
Bu mesele yalnızca beni ilgilendirmiyor,bu mesele başta translar olmak üzere tüm Lgbti+ları,bu ülkenin doktorlarını,kadınlarını ve hak ihlaline uğrayan herkesi ilgilendiriyor.
Bu açıklamayı yalnızca yaşadıklarımı anlatmak için değil,gerçeği görünür kılmak için yapıyorum. Kamuoyunun bu hukuksuzluğu bilmesini,buna sessiz kalmamasını ve dayanışmayı büyütmesini istiyorum.Çünkü bana yapılanların normalleşmesini kabul etmiyorum.Çünkü bu ülkede bir hekimin,bir trans kadının ve bir insanın hayatı bu kadar kolay hedef alınmamalıdır.Önümüzdeki günlerde bu süreç nedeniyle uğradığım hak kayıpları ve işsiz bırakılmam karşısında maddi desteği de içeren bir dayanışma kampanyası başlatacağım.Bu hukuksuzluk karşısında sesini,dayanışmasını ve imkanı olanlar için maddi desteğini esirgemeyen herkese şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla
Dr Larin Kayataş
#drlarinkayataş #standwithdrlarinkayatas
Aileen Wuornos was a severely abused and traumatized woman who killed men that tried to rape her. Her father was a pedophile who raped a 7 year old and later committed suicide. Her mother abandoned her as at the age of 4 resulting in her being adopted by her grandparents which she later accused her grandfather of sexually abusing her. At 14 she was raped by a friend of her grandfather and became pregnant. Her grandfather forced her to give up the baby for adoption.
She struggled with addiction and undiagnosed mental illnesses her whole life due to her childhood trauma. She eventually became a sex worker to support herself and began killing in self defense after potential clients she’d turn down tried to overpower her and rape her.
She was a tortured soul who never had a fair chance at life. She wasn’t crazy. She was mentally ill and needed help. The system failed her and she was sentenced to death rather than given rehabilitation opportunities. Her case will always devastate me.
That Japanese man ( Shohei Yamashita ) stole my artwork and sexualized it. In my piece, I used a self-portrait and combined it with a fishbone and a crow. He, on the other hand, likened this form similar to a vagina and made a sauce plate out of it! #WomenArtist#Ümran
Ben Özge Bora.
1982 yılında Almanya’da doğdum, 14 yaşıma kadar orada yaşadım.
Çocukluğumda, yaşımı dahi hatırlamadığım bir dönemde komşumuzun oğlu tarafından istismar edildim. Uzun süre sustum. Bir gün cesaretimi toplayıp anneme anlattım. Doktora götürüldüm. Ama o gün benim yaşadığım travmadan çok "kızlığımı kaybedip kaybetmediğim" önemsendi.
"Bir daha konuşulmayacak" denilerek üzeri kapatıldı.
Ben susturuldum !!!!!
Bugün daha ağır bir gerçekle karşı karşıyayım. Kızım, öz babası tarafından istismara maruz kaldı. İşte o gün, annem gibi susmayacağıma, bunu yapanın en ağır cezayı alması için sonuna kadar mücadele edeceğime yemin ettim.
Bu süreçte; bir yıldır el bebek gül bebek baktığım, yatalak kanser hastası annem bile, sesimi duyurmaya çalıştığım için bana
"Bizi Ünye’ye rezil ettin" dedi.
Kızıma sahip çıktığım için, en çok ihtiyacım olan annem tarafından bile "rezil" ilan edildim.
Evet, onların gözünde rezil olabilirim.
Ama ben biliyorum ki asıl rezalet, bilip SUSMAKTIR.
İçimde fırtınalar kopuyor. Yalnız kalıyorum. En yakınımdan destek yerine itibar düşünülüyor!
Ben bu yoldan asla dönmeyeceğim.
Tek isteğim; bu yolda manevi desteğiniz. Çünkü bir çocuk için susmamak, rezillik değil, onurdur.
20 Ay 17 gündür devam eden
3.Duruşmaya 6 gün kaldı…
🗓 27 Şubat 2026 Cuma
⏰ 10.55
📍 Ünye Ağır Ceza Mahkemesi
Lütfen bu 6 gün boyunca bizden desteklerinizi esirgemeyin 🙏
#ÇocuğunBeyanıEsastır
#ÇocukİstismarıAffedilemez
Bugün bir teknoloji mağazası zincirine gittim, ne zamandır istediğim iphone yeni modelini aldım. Kasada ödememi yaptım, dediler faturanız ile teslim masasından teslim alın. Kasaya gittim, bana redmi marka bir cihaz verildi. Dedim ben iphone almıştım, siz bana redmi veriyorsunuz. Dediler size sattığımız ürüne bir başka müşterimiz de talip olunca ona tahsis ettik, siz redmi alacaksınız. Peki dedim, aradaki fiyat farkını iade etmeyecek misiniz? Hayır dediler.
Şimdi bu anlattığımı gerçek olamayacak kadar saçma veya uydurma olduğunu düşünenler olacaktır.
Bugün, parasını ödeyerek satın aldığım ajet biletimin, bilet parasının yarısını ekleyerek aldığım ilk sıra koltuğu, uçağıma binmeden önce bana haber bile verilmesizin bir başkasına tahsis edilmiş. Sağlık şu bu sebepler değil, tamamen keyfi bir satış. Ben uzun boyum ve bacaklarım sebebiyle rahat rahat oturmak için ödediğim ekstra paramın @AJET_TR tarafından GASP EDİLMESİ ile kalakaldım. Sahibi olduğum bilet, hiçbir meşru, savunulabilir gerekçe olmaksızın bizzat satıcısı tarafından ÇALINDI ve ödediğim fazla miktar iade bile edilmedi.
Umarım THY idaresi bu hırsızlıklarıyla ilgili bir tedbir alır. Millî varlığımız, böylesi hırsızlık ve dolandırıcılıklarla şöhretine leke sürdürmez.