Gündemden ve siyasetten herşeyin gerçekliğini anladığım günden beri o kadar uzağım ki bu akşam garip bir olay yaşadım.
Deniz in eski bir Atatürk videosu tekrar gündem oldu diye bir paylaşım düştü oradan duydum gözaltına alındığını .
Geçmiş bir Atatürk espirisine yaptığı espiriyi tamamen yanlış anlayıp sert bir yorum yazdım .
Fakat espiri içeriği o değil diye uyaran arkadaşımdan sonra bir kaç kere daha dinledim . Gerçekten de Atatürk ile alakalı Espiri ilk anladığım gibi değilmiş.
Artık çok hassaslaştım Andımız kaldırıldığından beri , Türklük ile alakalı bir çok ibare değiştirildiğinden beri ciddi bir hassasiyet oluştu biraz onun etkisiydi.
Falat bu düşüncemi paylaşmak isterim
İki taraflı olay, Mizah yüzünden kimsenin göz altına alınmasını doğru bulmuyorum fakat İnsanların değer yargılarına da hassas olmak önemli olduğunu düşünüyorum .
Uyarılabilinir insanların değer yargılarına karşı daha duyarlı davranması istenebilinir belki fakat Gözaltı veya tutuklama nın doğru olduğunu düşünmüyorum. Umarım en kısa zamanda sahnelere geri döner.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
🌈 ONUR AYINDA KAZANDIK! 🏳️⚧️
Geçtiğimiz yıl Alsancak’ta çoğunluğunda transların yaşadığı 15 ev hakkında kapatma kararı verildi.
Kararın hukuksuz olduğunu defalarca söyledik. Emniyetle, yetkililerle görüştük. Bu yanlıştan dönülmesini talep ettik.
“Beğenmiyorsanız dava açarsınız avukat hanım.” dediler.
Dava açtık.
Önce yürütmeyi durdurma kararı aldık.
Ardından İzmir 8. İdare Mahkemesi işlemi iptal etti.
Kaymakamlığın istinaf başvurusu da reddedildi ve kesinleşen karar dün tebliğ edildi tarafımıza.
Bu süreç boyunca anlatmaya çalıştığımız şey basitti:
Bir kişinin trans olması, seks işçisi olması ya da yalnızca transların yaşadığı bir mahallede yaşıyor olması; evinin mühürlenmesi, barınma hakkından mahrum bırakılması ve yaşam alanlarının hedef alınması için gerekçe olamaz.
Mahkemeler de bunu kabul etti.
Bugün bu kararı ne tesadüf kiOnur Ayı’nda paylaşırken bir tesadüf daha var:
İktidar bir yandan LGBTİ+ları hedef alan düzenlemeleri yeniden 12. Yargı Paketi gündemine taşımaya çalışırken, bizler tam tersine transların barınma hakkını hedef alan bir işlemin hukuka aykırı olduğunu tescil ettirmiş bulunuyoruz.
Bu nedenle bu karar yalnızca bir dava kazanımı değildir.
Bu karar; nefret siyasetine, LGBTİ+ düşmanlığına ve yaşamlarımızı görünmez kılmaya çalışan politikalara karşı önemli bir kazanımdır.
Yoksulluğun, ayrımcılığın ve nefretin kıskacında yaşamaya zorlanan transların evlerini mühürlemek isteyenler kaybetti.
Onur Ayı’nda gelen bu karar bir kez daha gösterdi:
Yaşamlarımızı kriminalize etmeye çalışanlara karşı hukuk mücadelesi de, sokak mücadelesi de kazanabilir.
Nefrete karşı dayanışma yaşatır. 🌈✊
Sevgili Kazım Kızıl bu mücadelenin duyurulmasında çok emek vermişti. Bir kez daha kendisine teşekkür ederiz. @kazimkizil
Bu, sistematik bir şiddetten ve örgütlü bir kriminalizyondan kendini koruma çabası. Sadece homofobiye bağlamak, durumu olduğundan basitleştiriyor gibi hissettirdi.
Niye sadece özel hayata dair anayasal haklar? Yok mu bu örgütlenme ve ifade özgürlüklerinin anayasal ve uluslararası koruması? Seçmece mi yararlanacağız biz haklarımızdan? Senin ardının keyfine göre seçtiğin haklarımızdan mı sadece?
Ümit Özdağ: (LGBT’li bireyler hk.)
• Kimsenin özel yaşamı beni ilgilendirmez, beni siyasetteki LGBT'liler ilgilendiriyor.
• LGBT’yi teşvik etmeyiz, yürüyüşleri teşvik etmeyiz ama insanların özel yaşamları konusunda kimsenin anayasanın vermiş olduğu hakları sınırlandırmaya hakkı yoktur.
• Yasalar neyse onu uygularız.
(İzzet Çapa)
Hakkında fesih kararı verilen @genclgbti 'nin önceki dönem yönetim ve denetim kurulu üyesi 11 kişi hakkında “dernekler kanununa muhalefet” iddiasıyla İzmir 47. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması bugün görüldü.
Mahkeme, savunmaların ardından dosya eksiklerinin tamamlanmasına hükmederek duruşmayı 14 Ekim 2026 tarihinde saat 10:00'da görülmek üzere erteledi.
Genç LGBTİ+ Derneği Yalnız Değildir!
LGBTİ+ Hakları, İnsan Haklarıdır!
İnsan Hakları Savunucuları Yargılanamaz!
İfade ve Örgütlenme Özgürlüğü Engellenemez!
Dayanışma Güçlendirir!
📌 Duruşmaya, Dayanışmaya Davet,
Hakkında fesih kararı verilen @genclgbti'nin önceki dönem yönetim ve denetim kurulu üyesi 11 insan hakları savunucusu hakkında “dernekler kanununa muhalefet” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 8 Nisan 2026 tarihinde İzmir 47. Asliye Ceza Mahkemesi’nde saat 9.00’da görülecektir.
İnsan hakları, barış ve demokrasiden yana olan herkesi bu duruşmayı izleyerek insan haklarına, eşit yurttaşlık ilkesine, ifade ve örgütlenme özgürlüklerine sahip çıkmaya ve Genç LGBTİ+ Derneği ile dayanışmayı büyütmeye davet eden videomuzu buradan izleyebilirsiniz.
Burak sen bilmezsin ama gazeteciler bu aralar TCK 217 yani halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan yargılanıyorlar. Sen gazeteci misin bilmiyorum ve sanmıyorum ama Eren hakaret suçundan beraat etti. Alıntıladığın şeyi oku en azından suç işlerken.
Babası beyaz toroslarla kaçırılmış ve faili meçhul olan, bir avukat da vardı Eren’e destek olmaya gelen. En acısı buydu bugün. Beyaz torosu paylaşan savcılar terfi alıp Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü oldu, babası beyaz toroslarla kaçırılanlar avukat oldu.. Farkımız bu. “Aynılar aynı yere” işte..
Videodaki kişi benim (temsili) ve ceza dosyalarıyla ilgilenmeyi seviyorum. Çünkü zaten yaptığınız tek şey zorbalık ve hiçbir mantığı yok, komedi olsun diye yaptığınızı zannederken ürettiğiniz kalıpyargılar ve cinsiyetçi tutumlar da cabası. Bravo.
Bizler bugün burada öfkeliyiz! Çünkü biliyoruz ki çeşitli Yargı Paketi taslaklarında uyum süreci yaşı sınırının 25’e çekilmeye çalışılması gibi girişimler, Zeynep gibi binlerce trans genci umutsuzluğa ve yalnızlaşmaya, şiddetin hedefi haline gelmeye mahkum etmeyi amaçlamaktadır.
İtiraz sahibi olmanın da ölçüsü olmalı. Sessizce engelleyip geçmek yerine teşhir etmenin maksadı polemik üretmektir. Bir devlet makamı alaycı üslupla hedef alınmaz. Böyle çocukça işleri tasvip etmiyorum. Beğenseniz de beğenmeseniz de kabul etseniz de etmeseniz de Akın Gürlek’in savcılık dönemi başarılıdır. Hakimlik dönemini ise ayrı beğenirim. Şebnem Fincancı’dan Demirtaş’a ÇHD’den SSÖ’ye Can Dündar’dan Canan Kaftancıoğlu’na kadar hakimlik yaptığı dosyalarda hakkını veren kararlara imza atmıştır. Adalet Bakanlığı koltuğuna da bunca genç hukuk mezunu arasından sıyrılarak işin mutfağında pişerek oturmuştur. Buraya kadar Akın Gürlek’den rahatsız olanlar bundan sonrasına bence kendilerini daha iyi hazırlasınlar.