Gelin; geleceğimizi, çocuklarımızın geleceğini birlikte seçelim kadınlar.
Önümüzdeki bu seçim en çok da bizim seçimimiz olacak. Çünkü, bir kadın olarak özgürlüğümüzü elimizden almaya çalışanlarla karşı karşıyayız. Bir anne olarak çocuklarımızın geleceği için kaygılanıyoruz.
Bize ne yapmamız, yapmamamız gerektiğini söyleyenlere, kendimiz hakkında karar vermemizi "uygun" görmeyenlere, bizi bir eşyaymışız gibi düşünenlere inat birlik olup ülkemizin geleceği için karar verelim.
Çocuklarımızın eşit eğitim alması için, her birinin sağlıklı koşullarda büyümesi için, gelecek kaygısı olmadan çalıştıkları, aile kurdukları, hayatlarını yaşadıkları yarınlar için birlik olalım.
Dinimiz, kökenimiz, yaşam biçimimiz ne olursa olsun biz kadınlar bir araya gelip kendi haklarımızı, çocuklarımızı koruyalım.
Biz birlik olduk mu ülkemizin ve çocuklarımızın yarınlarını kimse karartamaz.
Gelin, ikinci turda geleceğimizi biz kadınlar hep birlikte seçelim; karar bizim olsun!
Bir an geliyor her şey anlamsızlaşıyor, tüm savaşların, uğraşların, korkuların ve hayallerin uçup gidiyor. Hayatın gelip geçiciliği, birgün bu dünyada olmayacağımız gerçeği ve bunları unutup hiç ölmeyecekmiş gibi kendimize yüklenmemiz…hayat gerçekten kısa, bunu hatırlayın lütfen
🎙️Japon Deprem uzmanı Yoshinori Morivaki:
Japonya'da imar affı, imar barışı diye bir şey yok. İmar affını anlamıyorum. Adeta insanların hayatı para ile değiştiriliyor. Ben bir insan olarak imar affına karşı çıkıyorum.
(Ekonomim)
Maalesef çoğu insan, binalarının depreme uygun olup olmadığını baktırmaya korkuyor. Uygun değilse evi boşaltmak zorundalar.Kiralar almış başını gitmiş, taşınmak lüks olmuş artık. Sonra biri de çıkıp diyor ki, siz bireysel önlemlerinizi aldınız mı? Alamıyoruz, yoksul ve çaresiziz.
Soğukta enkazdan çıkarılmış her depremzedeyi mutlaka bir doktor görmeli, öldü denilmemeli.
Hipotermiye girmiş birinin nabzı ve tansiyonu çok düşük olduğu için hissedilmeyebilir ama aslında iyi bir ilk yardım ile hayata dönebilir.
Hatta hipotermi bazen ölümü geciktirebilir.