Babasının hatırı var diye beceriksiz bir doktora ameliyat olmazsın değil mi Tayyip Bey!
Ama aynı nedenle liyakatsiz birini SPK Başkanı yaptın. Şimdi bu atamanın bedelini binlerce insanın parası, malı ve hayatı ile ödüyor.
Yine mi aldatıldın Tayyip Bey?
Jet Fadıl 30 bin kişiyi
Çiftlik Bank Tosuncuk 130 bin kişiyi
İmar Bankasında Uzanlar 330 bin kişiyi
Bu yerli ve milli (!) fonlar 1 milyon kişiyi çarptı!
Bunlara lisans verenler, yol verenler orada mısınız?
Bunlara makam verenler orada mısınız?
Utanmanız var mı?
Ak Parti’nin konforlu günleri artık bitti.
Kendi partilerine kapatma davası açılınca, dünyayı gezip Türkiye’yi şikâyet edip, ‘Yargı vesayet altında’ diyorlardı.
15 Temmuz’dan sonra bize gelip, ‘Bu darbeyi dünyaya birlikte anlatalım.’ diyorlardı.
Başın sıkışınca kapı kapı Avrupa’yı gezeceksin, bunun adı demokrasi olacak ama bize darbe yapılınca Özgür Özel susacak, oturacak. Sen de burada keyif çatacaksın.
Tayyip Bey, sana helal olan bana haram olamaz!
Bu darbeyi bütün dünyaya anlatacağım. Bir adım geri atarsam namerdim.
8 katlı bir binada ortalama 30 kolon varsayarak. Kolon başına bir izolatör eklendiğini düşündüğümüzde, her bir izolatörün 10.000 dolar olması halinde toplam maliyet 300.000 dolar yapıyor. Bu da bugünün kuru ile yaklaşık 12,5 milyon TL ediyor.
8 katlı bir binada her katta 4 daire oldu��unu kabul edersek toplam 32 daire eder. İzolatör maliyeti olan 12,5 milyon TL’yi daire sayısına böldüğümüzde, daire başına yaklaşık 390.000 TL ilave maliyet düşüyor.
Bu ülkede metrekare fiyatı en fazla 25.000 TL olan, fakat 8–10 milyon TL’ye satılan, depremde tabuttan farksız yapıları yapanlar; izolatör ekleyip yine 8–10 milyon TL’ye satsalar ne kaybederler?
Bu şehirde konut fiyatları bu seviyedeyken, birileri hâlâ önlem almıyorsa; bu fahiş sisteme izolatör zorunluluğu getirilse kim ne kaybeder?
@Erdalarikan12 @bingolbel @csbgovtr
Beşiktaş'ta kumpir ve midye yediği için bir aile zehirlendi, 2 minik çocukları yaşamını yitirdi!
İstanbul'un göbeği Be��iktaş'tan söz ediyoruz!
Bu haberin üzerine bir izleyicimizden şöyle bir ileti geldi:
"İsveç'te gıda mühendisi olarak çalışıyorum. Dün, işim gereği Rassf portalin Ekim-kasım raporunu inceliyordum ve Türkiye’den red edilen ürün sayısının Pakistan, Hindistan ve Çin ile yaristigini gormek beni derinden üzdü. Düşünün, muhtemelen en kaliteli ürünler Avrupaya yollanıyor. Türkiye'de yiyip içtiğiniz ürünleri düşünemiyorum bile."
Gerçekten biz ne yiyip içiyoruz?
Siyaset artık hizmet yarışı değil, şeytanlık maratonu oldu.
Kim daha iyi kandırır, kim daha güzel döner, kim daha iyi unutturur… İlke yok, ahlak yok. Bu şeytanlıklara harcadığınız aklı, memleket işlerine harcasaydınız ülke uçardı.
Sandıkta yenemiyor, türlü oyunlarla ya içeri atıyor ya rozet takıyor, adına da “demokrasi şöleni” diyorlar.
Bunun adı demokrasi şöleni değil kepazeliğidir!
Sayın Varank,
Benim yazımın neresinde “diploma notu”ndan bahsettiğimi gösterir misiniz? OBP, yani Ortaöğretim Başarı Puanı, lise hayatınız boyunca aldığınız tüm notların ortalamasıdır. Hatta bu notların belli bir katsayı ile çarpılmasıdır. Buna da Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) denir.
Tam olarak bu yüzden tweetimde “diploma notu” değil, “not ortalaması” ifadesini kullandım. Ama görüyorum ki siz bunu da anlamamışsınız. Çarpıtmaya ne gerek var efendim; aynısını biz yapsak, az sonra kapıdan ters kelepçeyle alırlar malum 😁
Diploma notunuzu bulmak isteseydim, OBP’nizi katsayı çarpanına bölerek yaklaşık 76 civarında olduğunu söyleyebilirdim ama ben diploma notundan hiç bahsetmedim.
Ayrıca “zır cahil” gibi kelimeler, sizin gibi eğitimli, Bakanlık yapmış, ODTÜ’lerde eğitim almış kültürlü birine hiç yakışmıyor. Ben size hakaret etmedim, bir Türk genci olarak sadece soru sordum. Sonuçta siz beni temsilen o koltuktasınız. Soruyu anlamayan, diploma notundan bahsetmediğim halde diploma notundan bahsetmişim gibi konuşan sizsiniz; ben size “zır cahil” diyor muyum? ☺️
Röportaj teklifiniz hâlâ geçerliyse seve seve kabul ediyorum. Hazır bir araya gelmişken, gündemdeki diğer konuları da konuşur, gazetecilik adına güzel bir işe imza atmış oluruz.
Mesela sizin, Fatma Betül Sayan hanımefendinin, BTK’nın başındaki kardeşi Ömer Bey’in kendi resmi sitesinde bulunan diplomalarını silmeye başladığını da konuşuruz.
Benden duymuş olmayın ama “dört diploma silmiş” diyorlar. Ortalık çok kirli bilgiyle dolu. Belki kendisini de ararız canlı yayında. Onlar muhalif kanallara çıkmamaya yemin etmiş gibiler. Araya adam sokarsak bunu da başarabiliriz bence.
İletişim Başkanlığı, DMM, Fahrettin Bey, uyuşturucu kaçakçılığı, külçe külçe altınla yakalanan vekiller, Bulgar’da yakalanan kokainler, ikinci çözüm süreci…
Meydan okumanızı kabul ediyorum Varank Bey. Yer ve tarih verin, biz gelelim.
Sizin gibi saygın birinin, muhalif bir gazetecinin karşısına çıkması son derece olumlu olur.
Sormak istediğim birçok konu var. Soruları önceden vermem ama, ona göre. ☺️
Güzel haberlerinizi bekliyorum.
Hürmetler.
Neden kendi vatanında “piç” muamelesi görüp ülke dışına adeta kovulan genç beyinler bugün dünyanın en iyi şirketlerinde en iyi görevdeler?
Neden patır patır o unicornları güzel ülkemde değil de yurtdışında kuruyorlar?
Acaba bunun sebebini doğru teşhis edebilecek miyiz bir gün?
İnşallah o günler gelir.
ÖTV yine cari açığın azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla artmış - sanki cari açığın sebebi benim ülkeyi yıllardır yönetiyor olmam.
Devlet yine zaten vergiye boğduğu kesime yüklenmeyi tercih etmiş. Aynı arabayı, milli geliri bizim 4-5 katımız olan ülkelerin vatandaşlarına göre 2-3 kat pahalı alıyoruz. Çok yazık.
Rakiplerini zindana at, gazeteciyi gözaltına alarak sustur, eleştireni hedef göster…
Böyle mi yöneteceksiniz ülkeyi?
Devlet intikam duygusuyla, nefretle, tehditle yönetilmez. Korku salarak bu milleti sindiremezsiniz.
Türk milleti boyun eğmez, susmaz, diz çökmez!