Otizm hastası oğlu için çabalayan bu babayı uzun zamandır takip ediyorum.
Kalbi yorgun baba sokaklarda sinir atakları geçiren oğlunu eylemek için kilometrelerce yol yürüyor.
Evladına bakmak için...
Bir tek isteği var ama durumu yok, beyaz bir araba!
Kendisi için değil, oğlu için, biraz rahat nefes almak için!
Bir araç hediye etmek, hepsini olmasa da bir otizm ailesini mutlu etmek!
Neden olmasın 🙏
@RenaultTurkey@fordturkiye@CitroenTurkiye@PeugeotTurkiye
Çok duyguluyum. Sözlerin kalbimize işledi. Siz inancınız ve mücadenizle kalplere umut oldunuz. İyi ki varsınız kızlar 🇹🇷🇹🇷🇹🇷 #FileninSultanları#CumhuriyetKızları 🇹🇷
Canım Vatanım🇹🇷
Her ay maaşımız konuşuluyor. Ek dersimiz hesaplanıyor. Sayılar masaya konuyor.Ama kimse sormuyor: O maaşın içinden neler çıkıyor?
Sabah evden çıkıyorum. Servis yoksa arabama biniyorum. Malumunuz yakıt aldını başını gitti.Her gün 60 km..Yakıt parası cebimden. Arabanın bakım masrafı.. Ev kirası.. Çocukların okul masrafları.. Beslenmesi.. Öğle arası yemek yenmesi lazım yine cepten.
Sınıfa girmeden önce üstüme bakıyorum. Öğretmen gibi durayım diye aldığım gömlek, pantolon, ayakkabı… Onlar da cebimden.
Tahta kalemi bitiyor. Fotokopi lazım. Bir etkinlik için karton, yapıştırıcı, ödül. Veliler öğretmen sağlar diye bakıyor bazen. Okul bütçesi yetmiyor. O zaman yine elimi cebime atıyorum. Çocuklar için diyorum. Sınıfım için diyorum. Yıllardır böyle diyorum.
Fedakarlık güzel bir söz. Ama her ay aynı fedakarlığı aynı insandan beklemek, bir noktadan sonra hakkı görmezden gelmek oluyor.
Ben öğretmenim. Mesleğimi seviyorum. Çocukların yüzüne bakınca yorulduğumu unutuyorum çoğu zaman. Ama eve faturalar geldiğinde, çocuklarım ve ailemi geçindirirken zorluk yaşadığımda bunun için tereddüt ettiğimde de unutmuyorum.
Sınıfta, derste, çocuk için yaptığımız o zorunlu harcamalar kişisel tercih değil, işin parçası sayılıp sosyal hak olarak görülsün.
Öğretmen sürekli veren taraf olmak zorunda değil.
Öğretmen de insanca çalışmak istiyor.Emeğinin karşılığını istiyor.
Cebinden çıkanların artık görünmesini istiyor.Maaşının enflasyonun altında ezilmesini istemiyor.
Türk Milletine Çağrı 🇹🇷
Tüm vatanseverlere bir kez daha çağrımızdır:
Edirne’den Hakkâri’ye, Samsun’dan Kars’a kadar gazilerinize sahip çıkın!
2014’ten beri gazilerin sesi olan Gazilerplatform’a sahip çıkın. Çünkü gazilerin sesi gür çıkarsa, vatanın vicdanı ve birliği daha güçlü olur.
Gazisine sahip çıkan millet, vatanına sahip çıkar. 🇹🇷#GazileriminYanındayım
#KurtuluşParkı #gündem #SONDAKİKA
#GazilerPlatform #GazilereSahipÇık #EmsalÖzlükHakları #GaziAdaletİstiyor
Zincir markette alkollü içki satmaz günah ama...
1-Son kullanma tarihi geçmiş peynir...
2-İçinde hamam böceği ölmüş yoğurt...
3-Fahiş fiyattan kalitesiz bakliyat...
4-Kokmuş et, tavuk...
5-Gramajı azalırken fiyatı günden güne yükselen her türlü adi gıda ürünü satmak günah değil.
Ha bir de üç kuruşa köle gibi eleman çalıştırmak da günah değil.
İspanya 50.000 Faslı'nın işgaline uğradı. Fakat 48 saatte geri yollamayıı başardılar.
Nasıl mı? Mermi biber gazı yoktu ama İspanyol halkı dükkan restoran barınak açmadı, gelenler aç susuz kaldı..ve gitti.
Bizde ucuza iş veren,ev veren, besleyenler yüzünden istila bitmiyor
2 gün önce devre arkadaşım "VAN" da mayın patlaması sonucu şuan hastanede mücadele veriyor. Üsteğmen olmasına 1 ay kala Gazi oldu...
Ailesinin başta haberi olmadığı için haberi olana kadar bu bilgiyi paylaşmadım.
İnsanların ne kadar umrunda onu da bilmiyorum.
Ne bakanlığın resmi hesabı, ne de silahlı kuvvetlerin resmi hesabı bunu duyurma gereği bile duymadı...
Nedenini benden daha iyi biliyorsunuz zaten.
Anladığım kadarıyla artık ne sosyal medya ne de televizyon, yaralanan bir askerimize haberlerde, gündemde yer vermeyi birileri rahatsız olmasın, mevcut süreç "aman" etkilenmesin diye uygun bulmuyor.
Ama kardeşimin etkilenen uzuvları var sizin "aman"larınızdan.
Kim kimle kol kola girdi, kim mehtere ne tepki verdi, menüde neler vardı gündeminizden yer bulabilirseniz, bunu bari ben duyurayım dedim yoksa asla haberiniz olmayacak.
O mayını oraya yerleştirenlerle çözüm arayanlar, çözüm arayanların peşinden gidenler...
Ankarada mayın olmadığı için böyle dertleriniz yok tabi ama, oralarda birileri hala bu tehditle yaşıyor ve yüzleşiyor.
Evet, o çocuk sizleri korumak için oradaydı.
Dualarınızı kardeşimizden esirgemeyiniz, sizden dua istemek; en azından yapabildiğim bu.
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
Atatürk ne demişti; zenginliği gayrimüslimlerden alıp Türklere verdiğim için bana besledikleri nefret bitmeyecek. Ne zaman yine aynı duruma düşerseniz beni o zaman daha iyi anlarsınız.
Osmanlı'da Türkler ve azınlıkların konumu, Atatürk devrinde anlatılıyordu, sonra kaldırıldı!!
⚪️ Almanya’dan aldığı tavanın Türkiye’deki fiyatını gören kişi duruma sitem etti:
“Almanya’dan Türkiye’ye götürmek için 50 euroya tava aldım. Türkiye’de aynı ürün, çok lüks bir mağazada 300 euroya satılıyor. Neden Türkiye’dekiler bunu haketmiyor?”
Tarım bakanlığı ata tohumlarından elde edilen fidelerin satışını yapanlara 350000₺ lira ceza keseceğini bildirdi.
Sertifikalı İsrail'in üretip sattığı GDO lu tohumlarının satışı serbest.