🔴“Tapumu arazimi devlet zorla aldı karşılığında hala ev verilmedi”
🔴Depremden önce Hatay Defne’de 1.200 metrekare tapulu arazisindeki müstakil evinde yaşayan Aysel Ertuğrul’un ata toprağı Rezerv adı altında Tokileştirildi!
🔴3 buçuk yıldır konteynerde engelli eşi ve çocukları ile yaşam savaşı veren hak sahibine karşılığında bir ev dahi verilmedi.
Balıkesir Havran’da altın madeni kapasite artışına “ÇED Olumlu” kararı verildi. 10 bin 711 ağaç daha yok edilecek.
Ağaçlarla birlikte yaşam alanları, biyolojik çeşitlilik ve ekosistemin dengesi de zarar görecek.
Çin’de yürürlüğe giren “Etnik Birlik” yasasına uymak amacıyla, Türk yurdu Kaşgar şehrinde Uygur Türkçesi ile yazılan yazılar kaldırıldı. Sadece Çince karakterler bırakıldı.
Uygur Türkçesi ile yazılan yazılar okullardan, devlet dairelerinden, hatta sokaklardan bile siliniyor. Kaşgar, tarihin hiçbir döneminde böyle bir aşağılanma görmedi.
#EastTurkistan
@usludurkizim Suların kirecli olmasi etken. Ben tuz ruhu döküp bir dakika falan bekletip yıkıyorum. Tuz ruhunu az kullanilmali yoksa gidere hasar verebilir.
"Vicdanları sızlamıyor mu" diye sormayın. Sızlamıyor çünkü düzenin işleyişinde patronlar daima ihya olmalıdır ve durduğunda yağma düzeni çöker. Emekçilerin hakkı, çocukların geleceği onlar için teferruat bile değildir. Salt iktidar karşıtlığı değil temelden sarsılma gerek.
Ne yazık ki öyle. Hukuk böyle düzenlerde çubuğu daima patronlara, zengine, güçlüyü büküyor. Sen bir gün kredi kartını borcunu geçir rahat ettirmezler ama aylarca maaş gasbeden patron ihale kovalamaya ve teşvikler verilmeye devam eder.
Emekçinin bit kadar değeri yok. Çalışacak, sömürülecek ve asla sesini çıkarmayacak. Erkin bu ülkeye ve halkına biçtiği misyon emeğin ve doğanın sadece ekonomik girdi olarak patronlara sunulması. Cepheden itiraz etmeden değişim olmaz çünkü bir yönetim biçimi bu.
Maaşlarını almak için haftalardır eylemlerini sürdüren Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding önünde açıklama yapıyor.
Gökay Çakır:
12 ayda iki kere maaş almak ne demek?
Emniyet güçlerimize söylüyorum; üç maaş almayın bakalım siz burada emir verebilecek misiniz?
Bu emekçiler alın teriyle çalıştıkları zamanın ücretini almak için neden yürümek zorunda? Neden bu eziyeti çekiyorlar? Aleni gasp var. Mesela bunu yapan patrona neden hesap sorulmuyor? Neden bu insanlar mağdur ediliyor? Haydi elden ele #DorukMadencileriyleYürü
Alın teriyle çalışıp hak ettiğini gasbedenlere dokunan yok. İşçi patrona aynı şeyleri yapsa derhal müdahale edilir ve yaptığına da pişman edilir. Bu düzeni nasıl destekler bir insan? İşçilerin hakkını bir an önce verin. #DorukMadencileriyleYürü
Milas, Akbelen İkizköylü Şengül Teyze'nin her şeyi elinden alınıyor. Evi, anıları, kimliği, kültürü, yaşamı, toprağı, çocuğu gibi baktığı zeytin ağaçları her şeyi bir çırpıda yok sayılıyor. Ne için? Zenginin gözü doymadığı için, zengin daha çok servet dağları inşa etmek istediği için, ayrıcalıklı azınlıklar için her şey kolaylaştırıldığı için. Sadece toprakları elinden alınmıyor direkt olarak sosyal mülksüzleştirme de bu. Sadece empati yapın, bu durumda maruz kalsanız ne yaparsınız? Ne hissedersiniz? Bu kadar acımasız bir düzen bu. Acılara, çaresizliğe, muhtaçlığa sağır olmayın. İnsan olan olamaz zaten, sadece kendi hayatına bakamaz, bencilliğini besleyemez. Hepimiz sıramızı bekliyoruz. Çok öfkeliyim.
Necla Işık:
“Şirket şunu mu istiyor? Köylüler korksun, herkes evine girsin, kimse sesini çıkarmasın, Limak istediği gibi at koştursun…
Sonuna kadar devam edeceğiz. Sözle değil, yürekle.”
#AkbelenOrmanı
“Zeytinlerime, cevizlerime, her şeylerime bir gecede el koydular. 80 yaşındayım… Bu yaştan sonra nereye gidebilirim?”
Bu çığlık Akbelen’den değil, bu ülkenin vicdanından yükseliyor.
#ZeytinimeDokunma#Akbelen 🌿
Seksen yaşında bir köylü kadın:
“Bu yaştan sonra nere gitçez? Zeytinlerimizle oynamen, vicdan yok mu sizde…”
Buna “kamulaştırma” diyorlar.
#AkbelenOrmanı