Gençlik Kolu Başkanlığı yaptığım, Parti Okulu’nda eğitmen olarak görev aldığım, sokak sokak gezip Cumhuriyet Halk Partisi’nin politikalarını anlattığım, Parti Meclisi üyeliğini büyük bir onurla taşıdığım CHP üyeliğimi bugün sonlandırdım.
Ben bu partiye koltuk için değil, ilke için emek verdim. Ne yazık ki bugün partiyi yöneten butlan anlayışı; hukuku, demokrasiyi ve parti iradesini ayaklar altına almıştır.
CHP benim için hiçbir zaman birkaç yöneticiden ibaret olmadı. CHP; Kuvâ-yi Milliye ruhudur, halkın umududur. Ama o umut, bugün onu temsil ettiğini iddia edenlerin elinde ağır yara almıştır.
Üyeliğimden istifa ediyorum. İnançlarımdan değil. Cumhuriyet’ten, sosyal demokrasiden ve kurucu değerlerden değil; onları tüketen bu yönetim anlayışından istifa ediyorum.
Çünkü siyaset gelip geçer, koltuklar değişir. Ama tarih, her zaman kimin hukukun, demokrasinin ve halk iradesinin yanında durduğunu yazar. Ben bugün de tarihin doğru tarafında durmayı seçiyorum.
Elim gitti gitti geldi,başka partiye hiç oy vermedim ve 18 yaşımdan bu yana CHP baba ocağım.
Her veda bir mecburiyettir,kolay olmadı ama geri dönmek üzere gitmek kaçınılmaz.
Yeni yol doğru karar hedefimiz iktidar.
Yolumuz açık olsun.
@eczozgurozel@ozgurcelikchp@ekrem_imamoglu
Hazine sizin olsun…
Devlet yardımı sizin olsun…
Paralar sizin olsun…
Binalar sizin olsun…
Makamlar, araçlar, imkânlar sizin olsun…
Bizim en büyük hazinemiz millettir.
Çünkü hiçbir devlet yardımı, milletin gönlündeki yerden daha büyük değildir.
Hiçbir bütçe, milletin duasından daha kıymetli değildir.
Hiçbir makam, milletin iradesinden daha güçlü değildir.
Biz, hazineye değil; emeklinin duasına, çiftçinin alın terine, işçinin emeğine, esnafın güvenine ve gençlerin umuduna talibiz.
Parayla teşkilat kurulabilir; ama güven satın alınamaz.
Binalarla parti açılabilir; ama milletin gönlü fethedilmeden iktidar olunamaz.
Çünkü son sözü her zaman hazine değil, millet söyler.