Liseli gibi balkonda sigara içerken yakalanan, Youtube için stüdyo kurup her şeyi dalgaya vuran, otel odasında dans videoları çekip tiktok’a atan şaklabanlara günde 10 saat izletilecek video budur. “Milli Takım Ruhu” denilen şey işte böyle bir şeydir.
Türkiye’nin Amerika ile çıkacağı son maça hiçbir Türk taraftar gitmemelidir.
Türkiye’nin son maçına gitmeyip bu onursuzları yalnız bırakmak vatan görevidir!
Türkiye’den maç için gidenler ve orada yaşayan Türkler bir yerde buluşup sosyalleşin ama asla maça gitmeyin!
Milli Takım ruhu böyle olur bak kabak kafa ile öyle değişik stil sarı örmeli değil düz Adana tarzı o zamanın Brezilyasını şimdiki gençler bilmez futbolun nirvanasıydı
Dünya Kupası’ndan ilk elenen takım olmamamızın sebebi Haiti’nin maçının bizimkinden önce olmasıdır.
Her şeyin uzmanı nuzun nabdıraman sabah namazını abdestsiz kıldı heralde. Yoksa ohooo…
TC kimlik no kurasıyla 40-80 yaş arası rastgele 26 erkek seçilse dünya kupasına götürülse onlar da en kötü ihtimalle hiç gol atamaz ve sıfır puan alırdı. Evet, en kötü ihtimalle bu olurdu.
@571MeteHan1071 İmralı'ya statür arayan. Türk ulus devletini başka kimliklere peşkeş çeken. Türk ismini kaldıran bana söz söylüyor. Oğlum siz Türk çocuklarını diri diri yakanları hapisten çıkardınız ne anlatıyorsun aq
Türk milli takımına #bizimçocuklar dediler.
Zaten baştan Türklüğe karşı hazımsızlıklarını belli ettiler. Takımdaki güncel performansları değil fıkra anlatanları kadroya aldılar. Maç sonu teri soğumadan yalakalık için telefon görüşmesi yapanları kaptan yaptılar. İşte eseriniz
24 yıl sonra katıl, şu rezaleti izle.
10 kişilik Paraguay karşısında kaleyi bulamıyor, iki pas yapamıyorsun.
Sahada herkesi mest eden tek kişi var: O da hakem.
Yazık ya…
Bunca destek, reklamlar, kampanyalar…
Tarihte Milli Takım’a bu kadar destek verilen bir dönem hatırlamıyorum.
Şu rezil futbolun izahı olamaz.
İstifa etseler, tüm takım değişse yine de yüreğimiz soğumaz.
Hâla “onlar bizim değerlilerimiz, yetenekli oyuncularımız, onlara kızmayalım” diye şakşaklayıp duruyorlar tv kanallarında.
Yöneten, oynayan, yorumlayan, eleştiren herkes aynı çorbaya kaşık sallıyor, birbirlerinin sırtlarını sıvazlıyor. Boşa üzülüyoruz biz yemin ederim.