Asbaşkanımız Zeyyat Kafkas’tan açıklama
Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Galatasaray ikinci başkanı Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir.
Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir.
Bu bizim kültürümüzdür.
Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez.
Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür.
Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır.
Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır.
Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır.
Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır.
Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır.
Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir.
Biz hiçbir kulübü düşman olarak görmeyiz.
Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir.
İhaneti; ‘transfer politikası’, kurnazlığı; ‘yöneticilik’, organize temasları da; ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz!
Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır.
Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir.
@hunkarmutlu Trabzonspor Oğuz için oyuncuyla ve kulübüyle anlaşmıştı ancak transferin son gününde Fenerbahçe forvet alamadığı için transferi iptal etti. Hocanın bahsettiği durum buydu. (Hasan Tuncel )
@GalaWired @Haginewz Niye çok merak ediyorsunuz ? Yerden kalkar veya kalkamaz sizi alakadar da etmez.İster 40 ister 20 bu da sizin sorununuz değil. Ne kadar yangın yapmışsınız.Teklif ettiniz biz de reddettik.Bu kadar basit.Yok size topçu.
Bizler, Türkiye’nin en büyük Trabzonspor taraftar oluşumlarından biri olan https://t.co/CY1EAKmwUJ camiası olarak; kulübümüzün geleceğini, sportif hedeflerini ve kurumsal ilkelerini yakından takip etmeyi bir sorumluluk kabul ediyoruz.
Son günlerde kamuoyuna yansıyan, henüz 19 yaşında, Afrika Kupası’nda sergilediği performansla uluslararası vitrine çıkan ve yaz aylarında oynanacak Dünya Kupası’nda değerini daha da artırması kuvvetle muhtemel Oulai’nin, ligde yalnızca 5 puan önümüzde bulunan Galatasaray’a satılacağı yönündeki iddiaları kaygı ve tepkiyle izliyoruz.
Bu iddiaların, Trabzon yerel basınında eş zamanlı olarak “Şubat ayında 30 milyon Euro ödeme zorunluluğu” söylemiyle desteklenmesi, söz konusu satışın adeta kaçınılmazmış gibi sunulması, kamuoyunu ikna etmeye yönelik bir algı çalışması izlenimi vermektedir.
Şu sorunun cevabını açık ve net şekilde talep ediyoruz:
Eğer kulübün böylesine acil ve ağır bir ödeme yükümlülüğü bulunuyorduysa, neden Ocak transfer döneminde sol bek ve stoper mevkilerine toplamda 10 milyon Euro’yu aşan bonservis bedelleriyle transferler yapılmıştır?
Finansal zorunluluk iddiası ile sportif tercihler arasındaki bu açık çelişki, taraftar nezdinde ciddi bir güven sorunu yaratmaktadır.
Unutulmamalıdır ki burası @Trabzonspor 'dur.
Bu kulüp; günü kurtaran değil, ilke koyan, ezeli rakipleriyle ilişkisini ekonomik zorunluluk bahanesine sığınarak değil, sportif rekabet ve camia bilinciyle tanımlayan bir kulüptür.
Henüz geçtiğimiz yaz, kulübün en önemli değerlerinden biri olan ve kaptanlık pazubandını taşıyan Uğurcan Çakır’ın Galatasaray’a satışı tartışmaları hafızalardayken, benzer bir sürecin bu denli kısa sürede yeniden gündeme gelmesi kabul edilemezdir.
Sermaye artırımıyla elde edilen kaynaklar, KAP üzerinden açıklanan yan hak ve satış gelirleriyle oluşan astronomik rakamlara rağmen, hâlâ ezeli rakiplere oyuncu satmak “zorundaymış” görüntüsü veriliyorsa; sorun ekonomik değil, yönetimsel ve vizyoneldir.
Bu durumda da şu soru kaçınılmazdır:
Acaba o makamları dolduranlar, Trabzonspor’u yönetmek için doğru kişiler midir?
Trabzonspor yönetimini; geçici çözümler, algı operasyonları ve günü kurtarma refleksleri yerine, bu camianın tarihini, hassasiyetlerini ve rekabet kültürünü gözeten bir anlayışla hareket etmeye; aldıkları kararların yalnız bugünü değil, kulübün yarınını ve onurunu da bağladığını hatırlamaya davet ediyoruz.
Trabzonspor’un sahibi ne banka, ne sponsor, ne de piyasa koşullarıdır. Trabzonspor’un sahibi Trabzonspor taraftarıdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İki renk ve asalet; BordoMaviNet