@HaberReport allah kimsenin yaptığını yanına bırakmasın. fakat nerden biliyosun da sen gözaltı kararını, evin önünden görüntü servis ediyosun. her şeyi geçtim türk polisine türk yargısına hakaret bu. devlette ciddiyet denen bişey kalmadı yazık çok yazık
@GoRappo@ogulcan_akce katılıyorum bikaç kişi tweet atıyo diğerleri de yok olmaz diyip yangın çıkarıyo. zaten gidicek diyen yok konuyu bunlar dallandırıyo
Simdiki sarkicilar PR icin milyonlar harcarken, Sibel Can zamaninda arabayi kenara cekip teypten sarki dinleterek reklamini yapiyordu gazetecilere…Demem o ki sarkin saglamsa ister tiktoka reklam bas, ister billboard giydir…Tutacak olan sarki bi sekilde yolunu buluyor.
2,3 milyar dolar.
Türkiye'nin dizi ihracatı.
ABD savunma sanayisini Hollywood ile markalaştırdı senelerce.
170 ülkeye dizi satıyoruz, dünyanın 2. büyük dizi ihracatçısıyız.
Dünyaya 3 saatlik entrika dizisi gönderiyoruz. Savunma sanayii anlatan bir tane yok.
Bazılarınıza komik gelebilir ama algı her şeydir.
Bulgar Yazar Sophia Proneikos:
▪️Tarih beni asla şaşırtmaktan vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiçbir zaman kaybolmaz.
▪️Sadece kendini öyle zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki modern insanlar ona törensel protokol demeye başlar.
▪️İşte bu yüzden Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en büyüleyici sahnesi müzakere masasının etrafında değil, ilk tokalaşmadan önce yaşandı.
▪️Yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde dünyanın en eski askeri bandosu olan Mehterin sesleriyle karşılandı; önlerinde ise Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi kıyafetler içindeki askerler duruyordu.
▪️Ne olağanüstü bir tarihsel süreklilik duygusu: 1949’da savaş sonrası dünyanın sembolü olarak kurulan bir askeri ittifak, kökleri 13. yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir cumhurbaşkanlığı sarayına girdi. Mehter hiçbir zaman sıradan bir askeri bando olmadı, o bir silahtı.
▪️Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a veya Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa kös davullarının gümbürtüsüydü; ardından zurnaların keskin sesi, sonra borular ve çarpan ziller…
▪️Çünkü bu müzik yalnızca orduya eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı. Amacı askerleri eğlendirmek değil, savaş başlamadan çok önce düşmana bir imparatorluğun üzerlerine doğru geldiğini hissettirmekti.
▪️Avrupa’nın Osmanlı İmparatorluğu’yla karşılaşmalarından sonra Batı ordularının yavaş yavaş Osmanlı davullarını, zillerini ve “Türk tarzı”nı benimsemesi tesadüf değildir.
▪️Bu tarz daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziğine bile girmiştir. Çünkü bazen tarih bir uygarlığı kılıçla fethetmez. Bir ritim yeterlidir.
▪️İşte bu yüzden bu töreni büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmaya çalıştığı için değil, Türkiye büyük uygarlıkların her zaman anladığı bir şeyi anladığı için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir. Ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini yalnızca konuşmalarla anlatmaz; bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir.
Türkiye'de müteahhitin arabasına göre arsa verirler, Clio ile gidin bakalım. O arsayı vatandaş size verir mi? Vermez. BMW ya da Mercedes ile vardığınızda pazarlığınız da kolaylaşır. Keza aynı şekilde tıfıl olun, temiz yüzlü olun, alttan alın, efendi olun, çevrenizde ki herkes sizi skmeye çalışır. Canavar gibi olursanız işleriniz de kolaylaşır, insanlar size daha fazla saygı gösterir. Kodumun Ortadoğu 'nda orman kanunları geçer. Gösteriş sever, kendini ezene, kendinden güçlü olana saygı gösterirler.