Forvetinde Osimhen, kalesinde Uğurcan, saha kenarında Okan Buruk olan takım diğer hiçbir faktöre bakmadan ligin açık ara favorisidir. Diğer faktörleri de katarsak daha da açık ara favorisidir.
Hazırlık maçlarında yangın yapmak bugüne özgü değil, ancak bu yaz herkes kendine gündemini satma peşinde. Gerçek taraftar Ağustos’ta takımının yanında. Meydan bu kalabalığa kaldı, normal.
Transfer yangını yapacaksanız da CL için yapın, onun için de daha 1 aydan fazla süre var. En doğrusunu, en iyisini alıp getirecekler. Kural belli, tarihler belli. Olmadı o zaman ilk bizler konuşuruz.
4 senedir şampiyon olan yönetim, teknik kadro ve takımın var. Bir bildikleri var. Biraz dinlensinler. Vakitleri var.
Siz de biraz özgüvenli olun be kardeşim. Sonra mayısta hep birlikte seviniyoruz. Üzüldüğümüz zaman bir avuç kalıyoruz, sorulacak hesabı da o zaman bu kalabalık değil biz soruyoruz. Şimdilik biraz özgüvenli olun, yeter.
Dogu 115te bizim 15-20 kisilik ekip harici bagiran sayisi 1-2. En kolay tam zamani simdi bestesine bile eslik eden insan yok. CL macindayiz dakika 80 millet cikmaya basladi 85 te blok bosaldi. Yazik gostergesiydi bugunku tablo. Musteri mi istiyorsunuz taraftar mi? @GalatasaraySK
Deplasman tatil değildir.
Avrupa deplasmanlarında son yıllarda tribünlerimizde gelinen nokta üzücü bir hal almıştır. Bunun sadece GSTatil adlı organizasyonla da ilgisi yok. Manchester United deplasmanından beri her maç bu sorunlar devam etmekte.
Galatasaray tribünleri adından söz ettirebilecek büyük bir potansiyele sahiptir ancak bilet dağıtım politikası buna engel olmaktadır.
Kulüp bileti bilinçli bir şekilde faydalı taraftara dağıtmalıdır.
Sadece GSTatil değil tüm biletin dağıtımında ve kontrolünde büyük organizasyon hataları var. Çok ciddi oranda biletin bir şekilde karaborsada olması da deplasman tribününde olmaması gereken profillerin stadda olmasına sebep olmaktadır.
GSTatil’e de itirazım şöyle var; öncelikle ismine var, deplasman tatil değildir. Sonra bir sınır, bir kontenjan olmamasına var. Sınırsız bilet olmaz.
GSTatil satış planlamasına geldiğimizde de tur satılacak kişilerde bazı kriterler aranmalı. İnsanlar ailece maçın oynanacağı ülkeye tabii ki gidebilir ama tüm aile bireyleri, hayatında maça gelmemiş, tribünle alakasız insanlar deplasman tribünde yer almamalı. Maç bileti sadece tribünde faydalı olabilecek insanlara verilmeli. Elinde bileti koltuğunu arayanlara, şıkır şıkır giyinip defileye gelir gibi deplasman tribününe gelen hanımefendilere, maçta bağırmaya tenezzül etmeyecek beyefendilere bilet verilmemeli. Verilecekse de bu bilet deplasman tribününde olmamalı.
Bir kontrol sistemi olmalı. Sadece parayı veren düdüğü çalmamalı.
Dün Galatasaray ile nefes alan birçok Galatasaraylı dışarıda kaldı. Kimse yokken, başarı da başarısızlık da onlar vardı. Dün olamadılar. Tribünlerin hali de 3-0’a rağmen ortadaydı. Normal bir Galatasaray tribünü o stadyumu yıkardı.
Galatasaray bir ailedir diyorsak, Galatasaray’ın gücünden ve bağlarından bahsediyorsak Arap zihniyetinde sadece para toplama politikası ile yaptığımız bilet satış politikasından vazgeçmeliyiz.
Kulübümüz bilet dağıtımda çok ciddi kriterler uygulamalı, Galatasaray’ı canından çok seveni, o tribünlere sadece sosyal medya paylaşımı yapmak için gitmeyecek kişileri isim isim tanımalı ve o kişileri dışarıda bırakmamalı.
Son olarak tekrarlıyorum, deplasman tatil değildir.
Galatasaray ligde ezeli rakip, büyük, küçük, daha küçük kim varsa delirtti. Futbolun doğasında olan rekabetten bile keyif alamaz oldular. Çünkü rekabeti bitirdi. Bu tip saçmalıklara kızmayacağız, gülüp geçeceğiz artık. Böyle böyle fark daha da açılacak. Bizim oyuncularımız da CL’de rakipleriyle forma değiştirir ne yapalım.
Bu ortamın 1 numaralı yaratıcısı Ali Koç, insanların en büyük eğlencesini bir nefret haline sürükledi. Kendisi için eğlenceli olmayınca başkaları için olmasını da yasakladı. Suçlama, iftira, nefret ne varsa yaydı, elinde tuttuğu medya ve sosyal medya ile yaydırdı. En çok kendi camiasını mahvetti. Ancak bu nefret hali diğerlerine de sıçradı.
120 senelik camia. Dede-torun locada Galatasarayı şampiyonluktan etmeyi beklediler, olmadı.
Kanlı bıçaklı hasımları ile sosyal medyada göz kırpışır oldular. Eski başkanlarıyla kanka oldu. Yine olmadı.
110-120 yıllık camiaları bize düşman etti. Eryaman’da 3 saat çoluk çocuk kapıda bekledik. Ankaragücü soluğu 3. ligde aldı, daha 2 sene dolmadı.
Göztepe üst üste 10. Kere Sami Yen’de kaybetti, kendi oyuncusunu linçliyor.
Samsunspor sayısız iftiraya karşı dik durdu, onlar da başkanlarının gücü yettiği kadar. Takımın en iyisini idmanda azarladı ‘taraftar grubu’. Daha Galatasaray’dan puan alamadı.
Ali Koç’un ‘rakiplerimize’, onların da bu dümen suyuna girip kendilerine yaptığını Okan Buruk onlara yapmadı.
Algılarınız, nefretiniz, kıskançlığınız, zehirli troll ordunuz, tarafsız geçinen medyanız batsın. Kurumlarınız batsın. İftiralarınız batsın.
Galatasaray, her geçen gün güçlenerek büyümeye devam ediyor. Sizin kirli hesaplarınızın karşısında sokaklar CIMBOMBOM diye inliyor. Milyonlarca çocuk sarı kırmızıya aşık büyüyor. Bu ülkede hayat artık sadece TEK bir takımın maçında duruyor.
120 senelik ilklerin ve enlerin takımı, bir zamanların en büyüğü, bugünün TEK büyüğü.
Biz bir olduğumuz müddetçe bu hakikatbir daha asla değişmez!
“GALATASARAY ile baş edilmez. Galatasaray ile bilek güreşi yapılmaz. Bunu kafanıza koyun”
Yalan, kompleks, algi, eziklik, kotuluk. Olmasi gerekenden cok daha gec olsa bile hakettigini bularak kaybederek veda ediyor.
Ve bu simarik yali cocugu ile mucadelede nefes aldirmayan, hep kazanan Galatasaray. Adami madam eder.
Gule gule basarisiz zavalli
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️