@mineq1w0 15 yıl önce 1 ev 4/5 kilo altın idi. Bir pasaat 2 kilo altına alınabiliyordu. Şimdi bir daire 1 veya 1.5 kg altın 500-600 grama lüks bir araba alabiliyorsun. Hikaye bunlar Altın her zaman geçerli bir emtia. Ona o şerefi yaradan vermiş. Bütün dünya bir araya gelse altenatifi yok
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni: “Ben bir kadınım ve aynı zamanda bir anneyim. Masum çocukları öldüren biriyle yan yana duramam.”
Bende yorumumu
dümdük yapayım..
Meloni..
Bebek katili Netanyahu'yu..
Dünyanın gözü önünde
İtin götüne sokmuş çıkarmış..
#FreePalestine 🇹🇷🇵🇸
İzmir’de cenaze namazında kadın ve erkeklerin karışık saf tuttuğunu gören imam, namazı kıldırmadı.
İslam’ın hükümleri, kimsenin keyfine göre eğilip bükülecek bir mesele değildir.
Dinin hassasiyetinden taviz vermeyen hocamızdan Allah razı olsun.
LÜTFEN PAYLAŞALIM ⚠️
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI VE
TOSYA MÜFTÜLÜĞÜ’NE ÇAĞRIMIZDIR
Kastamonu Tosya’daki Ortalıca İpekyolu Camii’nin alt katında faaliyet gösteren market tarafından, caminin dış cephesi ve giriş çevresi; Filistin hassasiyeti nedeniyle BOYKOT edilen markaların reklamlarıyla tamamen kaplanmış durumda.
🇵🇸 Gazze’de yaşananlar karşısında milletimizin büyük bir hassasiyetle sürdürdüğü boykotlar devam ederken, bir caminin duvarlarında bu markaların böylesine teşhir şekilde reklamının yapılmasını kabul edilebilir bulmuyoruz.
Camilerimiz yalnızca ibadet ettiğimiz mekânlar değil; ümmet bilincinin, kardeşliğin ve mazlumların yanında duruşumuzun da sembolüdür.
Tosya Müftülüğümüzü konuyla ilgilenmeye ve söz konusu reklamların cami cephesinden kaldırılması için gerekli girişimlerde ivedilikle bulunmaya davet ediyoruz.
Boykot hassasiyetinin en çok yakıştığı yerlerden biri elbette ALLAH’ın evleridir.
Güvenlik kameraları hastayı haklı çıkardı.
Haklarında beyaz kod verildi. Savcı da hasta ve eşini haklı buldu.
Karşı dava açan hastanın kocası Burak U. Şehir Hastanesindeki doktorların kurduğu düzenin iç yüzünü ifşa etti:
“Raziye N. isimli doktordan özellikle kadın olduğu için randevu aldık. Eskiden erkek doktorlarla ilgili bir problemimiz yoktu. Ancak son zamanlarda çıkan bazı sapkınlık haberleri, Balcalı Hastanesi'nde tüp bebek tedavisi sırasında bir doktorun spermini yüzlerce kadın hastaya enjekte etmesi iddiası ve erkek asistanların haberlerde yer alan WhatsApp yazışmaları bizde ciddi bir güvensizlik oluşturdu.
Bu nedenle Adana Şehir Hastanesi'nde kadın hastalıkları bölümünde Raziye Hanım'a randevu aldık. Ancak hastaneye gittiğimizde, her zaman olduğu gibi doktorların odalarında olmadığını gördük. Kadın doktordan randevu almamıza rağmen içeride erkek asistanlar vardı.
Bunun üzerine Hasta Hakları birimine çıktık. Hassasiyetimizi tekrar dile getirerek yasal hakkımızı kullanmak istediğimizi söyledik. Bize Raziye Hanım'ın işi olduğu, muayeneyi asistanı Sibel Hanım'ın yapacağı söylendi. Kadın olduğu için ve sonuçların her şekilde Raziye Hanım'a gideceği belirtilince, kadın doktor olması ve mahremiyet şartıyla bunu kabul ettik.
Daha sonra aşağı indik. Randevu saatinde eşim içeri çağrıldı. Ancak içeri girdiğinde kim olduğunu bilmediğimiz erkeklerin de içeride olduğunu gördü.
Jinekolojik muayenenin doğası gereği mahremiyet hakkı olduğunu düşünüyoruz. Doktorlar bunu ne kadar inkâr etse de kanunen hastanın mahremiyet hakkı var.
Eşim bu durumdan rahatsız olduğunu ve kadın doktor tarafından muayene edilmek istediğini söyledi. İçeride bulunan erkek doktorlar ise laubali bir şekilde, 'Sadece tedavi amacıyla buradayız' şeklinde konuştu.
Bunun üzerine ben de devreye girerek eşimin mahremiyet hakkını kullandığını, erkeklerin dışarı çıkmasını istediğimi söyledim.
Bizim iddiamız şu: Doktorlar hastanede kendi kurallarını oluşturarak kanunun dışında hareket ediyor. Biz de yaşananları ispat ettik.
Muayenenin ardından hakkımızda Beyaz Kod verildi ve tehdit ve hakaret suçlamalarıyla karakola götürüldük. Ancak kamera kayıtları çok uzun süre incelendi. Savcı bizi doğrudan serbest bıraktı.
Biz de bunun üzerine karşı dava açtık.
Sonrasında, kanunen hakkımız olduğunu düşündüğümüz şekilde Raziye Hanım'ın gelmesi gerekti ve kadın asistanla birlikte muayene gerçekleştirildi. Ancak yine Beyaz Kod verilerek tehdit ve hakaret iddiasında bulunuldu.
Fakat hastanenin kamera kayıtları olayın en başından sonuna kadar vardı. Görüntüler incelendiğinde bizim hakkımızdaki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.”
Bir Filistinli tek başına bir İsrail tankını yerle bir ediyor!
Elhamdülillah.
Bu tür videolar o kadar önemli ki.
Hep psikolojimizi alt üst edecek videolar dolaşımda.
Bu videoları yayalım.
Belgeselini çektiğimiz Hasidik Yahudiler, Chabad-Lubavitch topluluğudur ve ileri düzeyde Siyonisttir.
İsrail yanlısı bu Hasidik Yahudiler, bizim başlangıçta yalnızca kültürel ve yüzeysel bir video çekeceğimizi düşündü. Drew Binsky tarzında; gündelik yaşamı, gelenekleri ve kültürel farklılıkları anlatan daha hafif bir içerik bekliyorlardı.
Kanalımızın popülerliği de, onların bizim çekim talebimize ılımlı yaklaşmasına neden oldu.
Üstelik bu konuyu ilk kez biz çekmiyorduk. Daha önce Tyler Oliveira ve Tommy G gibi içerik üreticileri de benzer videolar hazırlamıştı.
Fakat çekimler ilerledikçe, konunun yalnızca kültürden ibaret olmadığını fark ettik. Aldıkları çeşitli destekleri, İsrail’le kurdukları tarihsel ve ideolojik bağları ve Kudüs’e dair siyasi-dini yaklaşımlarını da keşfettik ve belgeselimizde bunları size aktarmaya çalıştık.
Filistinli çocukları desteklemeyi unutmayın!
Cem Yılmaz'ın kalp krizi geçirmesi elbette üzücü peki bu çocuğun 21. yy da kuduz dan ölmesi sizi üzmedi mi? @drmemisoglu Hastanelerin içinde kediler, köprkler cirit atıyor. Siz bu uyarıları görmezden geliyorsunuz. Neden?
Serkan beş yaşındaydı.
Evinin önünde oynuyordu.
Bir çocuğun en masum hakkını kullanıyordu; dışarı çıkmak, koşmak, çocuk olmak.
Sonra bir ısırık geldi.
Sonra hastane hastane dolaştırıldı.
Sonra ateş.
Sonra kuduz.
Sonra bir evlat gitti.
Haber eve düştüğünde 94 yaşındaki babaannesi de dayanamadı.
Torununun ölümünü duyunca fenalaştı, o da gitti.
Aynı acı, aynı ev, aynı gün. İki cenaze.
O gün yapılması gereken şey büyüktü.
Sokakların çocuklar için güvenli olup olmadığı sorgulanmalıydı.
Vatanın çocuklarını korumak için tehlike yaratan başıboşlar ortadan kaldırılmalıydı.
Ama bunlar olmadı.
Önlem alınmadı.
Serkan "münferit olay" denilerek rafa kaldırıldı.
Bir sayıya indirgendi.
Bir gazete kupürüne sıkıştırıldı.
Ve Serkan son vaka olmadı.
Onun ardından da çocuklar ısırıldı.
Aileler aşı kuyruğuna girdi.
Anneler "keşke evde tutsaydım" diye kendini yedi.
Babalar "devlet neredeydi" diye sordu, cevap alamadı.
Yine aynı cümleler duyuldu:
"Kısırlaştırıyoruz."
"Aşıyoruz."
"Yetişemiyoruz."
"Münferit."
Münferit olan ölüm değildir.
Münferit olan, ölümü normalleştirmektir.
Bir toplum beş yaşındaki bir çocuğu kuduzdan kaybedip ders almazsa, o ölüm yalnız bir trajedi değil, sonraki ölümlerin de iznidir.
Serkan’ın ardından kapanan şey önlem değil, bir dosya oldu.
Sokak aynı kaldı.
İhmal aynı kaldı.
Çocuklar yine en önde risk altında bırakıldı.
Önlem ölümden sonra değil, ölüm olmadan önce alınır.
Serkan’ın son olmaması kader değil.
İhmali tekrar etmektir.
@kofteciyusuftr cumartesi alışveriş yaptım. Aldığım ürünlerden bir paket kokuşmuş ve siyahlaşmış incik çıktı iade için gittim şubeniz almadı. Bırakıp çıktım. Sürekli müşterinizi kaybettimiz.
Tezgahlar bilerek verdi siz zengin ben fakir olmam ama esnaflık ahlakına uygun değil.
🔴 13 yıl önce bugün Mısır’da Rabiatü'l Adeviyye Meydanı’nda askeri darbeye karşı direnen 17 yaşındaki Esma Biltaci, Sisi güçlerinin açtığı ateş sonucu şehit oldu.
Allahım sen yardım et 😭
Diyarbakır'da çocuğu ısıran kedi kuduz çıkmış !
Hastalık MÖ 2500 yılından beri biliyor,
İbni Sina MS 1026 yılında köpek üzerinde açıklıyor,
Kuduzla mücadele yönetmeliğimiz var
Yıl 2026......
#BaşıboşVarsaKuduzVar@ibrahimyumakli@drmemisoglu@tcbestepe