Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanımız Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım’ı ziyaret ederek emir ve talimatlarını aldık.
İzinde yürümekten şeref duyuyoruz.
Cenab-ı Allah başımızdan eksik etmesin.
@ayyildirim1 🇹🇷
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli: 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sessiz milyonların sesi olan, hakkın ve haklının yanında duran; açık, güçlü ve etkileyici mesajlarıyla Türk milletinin haklı duruşunu ve iradesini bütün dünyaya duyuran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi ifade ediyorum.
Uluslararası sistemin mevcut yapısı, dünyada yaşanan savaşlar, krizler, insani dramlar ve adaletsizlikler karşısında her geçen gün daha fazla sorgulanır hâle gelmiştir. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere küresel karar alma mekanizmalarının, dünyanın değişen siyasi, ekonomik ve jeopolitik gerçeklerini yeterince yansıtamadığı açıktır.
Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısı ve daimî üyelerin sahip olduğu veto imtiyazı, adil, etkin ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin önündeki temel sorunlardan biri olarak karşımızda durmaktadır. Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sıklıkla ortaya koyduğu “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımı, yalnızca Türkiye’nin değil, daha adil, temsil gücü yüksek ve hakkaniyete dayalı bir dünya düzeni arayışının güçlü bir ifadesidir.
Bornova Fırat Yılmaz Çakıroğlu İlkokulu’nun ismi, girişimlerimiz sonucu İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü kararıyla “ŞEHİT FIRAT YILMAZ ÇAKIROĞLU İLKOKULU” olarak değiştirilmiştir.
İşbu kararla birlikte, şehidimizin adını taşıyan tüm yapılara “Şehit” ibaresinin eklenmesinin ve bundan sonra yeni isim verilecek yerlere de şehidimizin adının “Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu” şeklinde verilmesinin önü açılmıştır.
Kılıçkıran’dan Fırat’a,
Diridir Yusuf Yüzlüler..
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli: Ahilik sistemi 13. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun ruhunu dokuyan, Türk-İslam evren tasavvurunu mesleki ve etik ilkelerle mühürleyen muazzam bir medeniyet projesidir.
Ahilik; Asya’dan Anadolu’ya akın eden insanımızın bu topraklara kök salmasını sağlayan, kentleşmeyi ve mesleki uzmanlaşmayı vicdan ve ahlakla buluşturan özgün bir sosyo-ekonomik modeldir. Ahi Evran’ın öncülüğünde kurumsallaşan bu yapı; Bizans loncalarının patron odaklı, katı hiyerarşik anlayışına adeta tarihi bir yanıt vermiştir. Ne demiştir Ahilik? Üretici ile tüketici, sermaye ile iş gücü, halk ile devlet çatışmak zorunda değildir! Aksine Ahilik; insanı, doğayı ve emeği merkeze alarak sürdürülebilir bir toplumsal dengenin, eşsiz bir sosyal güvenlik mekanizmasının adı olmuştur.
Ahilik sisteminde eğitim sadece tezgâh başında bitmez; yaşam boyu süren bir olgunlaşma yolculuğudur.
Ahlak ve Liyakatle Şekillenen Mesleki Hiyerarşi: Yamaklıktan ustalığa giden yolda, örneğin 1001 günlük o çetin çıraklık sürecinde sadece bilek gücü değil, karakter sınanır. Yeterliliğini ve ahlakını ispatlayan yiğitler, şed kuşanmatörenleriyle makam bulur.
Gündüz Zanaat, Gece Hikmet: Ahiler gündüz iş yerlerinde "yaparak öğrenme" prensibiyle eğitilirken, akşamları zaviye ve yaren odalarında ilimle, edebiyatla, sanatla yoğrulmuştur.
Gelecek Kaygısına Karşı Orta Sandığı: Ustalık payesine erişene esnafın ortak birikimi olan "orta sandığı" vasıtasıyla sermaye aktarılır; dükkân açma imkânı verilerek istihdam güvencesi altına alınırdı.
Bu durumda şu soru kaçınılmaz olmaktadır. Bugün modern yönetim biliminin "yeni" diye önümüze koyduğu kavramlar gerçekten yeni midir?
Bizim bugün ISO 9001 veya TSE standartları dediğimiz Kalite Yönetimi’nin ilk yazılı tohumları, 16. yüzyılın başındaki Bursa, İzmir ve Edirne İhtisab Kanunnameleriile bu topraklarda atılmadı mı? Hatalı üretim yapanın "pabucunu dama atan" o tavizsiz kalite anlayışı değil miydi?
Bugün pazarlamada "dış müşteri memnuniyeti" dediğimiz şey, Ahinin müşteriyi "velinimet" sayan o derin saygısı değil midir?
Usta ve kalfanın çırağa rehberlik etmesi, modern yönetim literatüründeki Mentorluk kuramının ta kendisi değil midir?
Aynı zanaat kolunun aynı çarşıda toplanmasıyla sağlanan oto-kontrol ve adil fiyatlandırma, günümüzün kümelenme ve modern AVM modellerinin erken bir işareti değil midir?
Ne yazık ki bu muazzam yapı; Sanayi Devrimi'nin ucuz seri üretimi, 1838 Baltalimanı gibi kapitülasyon antlaşmaları ve zamanla yaşanan içsel problemler karşısında kan kaybetmiştir. Fakat Ahiliğin bıraktığı mirası sadece tarih sayfalarına gömemeyiz.
Ahilik; sadece metai değer veya sermaye birikimi üreten değil, insanı ve ahlakı merkeze koyan bütüncül bir dünya görüşüdür. Günümüz iş dünyasının boğuştuğu etik krizlere, kalite sorunlarına ve tüketici ihlallerine karşı Ahilik, tarihten yükselen en güçlü, en işlevsel rehberdir.
Sadece geçmişi yâd etmekle kalmamalı; Ahiliğin insan merkezli değerlerini modern yönetim ilkeleriyle yeniden sentezleyerek geleceğin çalışma hayatını inşa etmeliyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle Ahilik kültürünün temel değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasını temenni ediyor; tüm esnaf ve sanatkârlarımızın Ahilik Haftasını gönülden kutluyor, sağlık, huzur ve bereket diliyorum.
Ülkü Ocaklarımızın İzmir Kınık’ta inşa ettiği Çağrı Bey Anaokulu, yarınlarımızı emanet edeceğimiz evlatlarımızın bilgiyle, sevgiyle ve umutla büyüyeceği bir eğitim yuvası oldu. 🇹🇷
📍 İzmir - Kınık
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi tarafından adı verilen, İzmir Ülkü Ocakları İl Başkanlığımızca Kınık ilçemizin Bağalan köyünde inşa edilen Çağrı Bey Anaokulumuzun açılışını dualarla gerçekleştirdik.
Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucularından Çağrı Bey’in adını taşıyan bu kıymetli eğitim yuvasının evlatlarımıza, köyümüze ve İzmir’imize hayırlı olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. 🇹🇷
LGS Türkiye Birincisi Eymen Ayaz’ı Ülkü Ocakları Genel Merkezimizde misafir ettik.
Eymen kardeşimizle eğitim süreci üzerine sohbet ederek Ülkü Ocakları UZEM ve Odak2023 programlarımızdan istifade etmesinin başarısına sağladığı katkıyı değerlendirdik.
Kendisini üstün başarısından dolayı bir kez daha tebrik ediyor, eğitim hayatında nice başarılara imza atmasını diliyorum. 🇹🇷
Ülkü Ocakları Pozantı İlçe Başkanlığımızın düzenlediği 6 Eylül Zafer Şöleni programında kıymetli gençlerimiz ve dava arkadaşlarımızla bir araya geldik.
Programın düzenlenmesinde emeği geçen Ülkü Ocakları Pozantı İlçe Başkanlığımıza ve katılım sağlayan tüm ülküdaşlarımıza teşekkür ediyorum. 🇹🇷
CEV Trendyol 2026 Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonasını kazanarak üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olan A Millî Kadın Voleybol Takımımızı tebrik ediyorum.
Her mücadelede ortaya koydukları azim ve dayanışmayla milletimizin göğsünü kabartan #FileninSultanları’nı başarılarının daim olmasını temenni ediyorum. 🇹🇷
TeknOcak kapsamında geliştireceğimiz drone pilotluğu çalışmalarına hazırlık amacıyla, arkadaşlarımızla birlikte Nişantaşı Üniversitesi’nde İHA-1 sınıfı pilot eğitimlerimizi tamamladık.
Önümüzdeki süreçte edindiğimiz bilgi ve tecrübeyi gençlerimizle buluşturarak, drone teknolojileri ve pilotluğu alanındaki çalışmalarımızı daha kapsamlı ve etkili hâle getireceğiz.
Ev sahiplikleri ve katkıları dolayısıyla Nişantaşı Üniversitesi’nin kıymetli eğitimcilerine ve Nişantaşı Eğitim Vakfı Başkanı, MHP Mersin Milletvekilimiz Sayın Levent Uysal’a (@LeventUysalNEV) teşekkür ediyorum. 🇹🇷
Milletimiz terörsüz Türkiye’nin yanında duruyor ve terörün bütün unsurlarıyla gündemimizden çıkmasını istiyor. Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor. Demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasını ve kucaklamasını arzu ediyor.
İnanıyoruz ki milletçe provokasyonlara gelmeyecek, bir devlet politikası olan terörsüz Türkiye hedefi, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekün milletimizin eseri olacaktır.
Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Türkiye’nin yaklaşık elli yıldır mücadele ettiği, birçok insanımızın canına ve malına sebep olan terörden ilelebet kurtulma fırsatı ihanet şebekelerini rahatsız etmektedir. Kardeşliğimizin güçlendirilmesi, demokrasinin gelişmesi ve ülkemizin yükselişinin önündeki engellerin kaldırılması Türkiye hasımlarının uykularını kaçırmaktadır. Terör, şiddet ve bölücülüğün zihinlerden de silinmesinden, birlik ve beraberliğin kök salmasından rahatsız olanlar sözde araştırmalar üzerinden toplumu enfekte etmeye çalışsa da milletimizin feraseti kirli oyunları bozacak güçtedir.
Terörün tamamen tasfiye edildiği bir Türkiye öngörülebilirliği ve yatırımcı güvenini artıracak, üretim kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel ticaret ağlarının merkezinde vatandaşlarımızın refahını artıracaktır.
Türkiye’nin terör meselesini; iç cephesini kuvvetlendirmiş, milli birliğini, siyasi ve ekonomik istikrarını sağlamış olarak, milli iradesi içinde çözüme kavuşturması, temel arzumuz ve hedefimizdir.
O sebeple gerginlik ve kutuplaşmalara, toplumsal olaylara sebebiyet verebilecek girişimlerden kaçınılmasını hayati önemde görüyoruz.
Emperyalizmin etnik, dini, mezhep temelli ayrıştırıcılık ve kaosu süreklileştirerek siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarsızlık üretme çabası bilinmektedir.
Terörsüz Türkiye, bölgemizdeki benzer tahriklere ve çatışmalara karşı da bölgesel istikrar ve barışı hedeflemektedir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Milliyetçi Hareket Partisi olarak daha önce gündeme getirdiğimiz üzere, kamuoyu araştırması adı altında bilimsellikten ve gerçeklikten uzak, toplumu yönlendirmeye dönük olarak servis edilen çalışmaların önüne geçmek, bilimsel ve hukuki temelde bunları değerlendirecek ve denetleyecek, uygulamada doğru standartların belirlendiği bir yasal düzenleme yapılmasını öngörüyoruz.
Bu çerçevede kamuoyu araştırma kuruluşlarının ve araştırmacıların nitelik ve yeterliliklerine ilişkin esas ve usullerin belirlenmesini, yönlendirme veya etkileme maksadıyla yalan yanlış, yanıltıcı bilgiler sunanlara cezai yaptırımlar getirilmesini gerekli görüyoruz.
Dezenformasyonla ve algı operasyonlarıyla Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durdurmaya, toplumsal mühendislik hesaplarıyla Türkiye'yi kargaşa ve kaos iklimine sokmaya, ülkemizin rotasını değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.
Terörsüz Türkiye’den geriye dönüş olmayacaktır.
Muhatapları bilsin ki şer cephesinde kurulmaya çalışılan tuzakların farkındayız.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
İslam milletçe müşerref olduğumuz son dindir. Kutlu ceddimiz asırlar boyunca İslamın sancaktarı olmuştur. İki cihan serveri Peygamber Efendimiz rehberimizdir.
Yahya Kemal Beyatlı’nın "Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.” mısralarında vurguladığı gibi Türk milleti zaferlerini şehit ve gaza ruhuyla, imanla, inançla kazanmıştır.
Gelecek Türk asırları da bilimde, ekonomide, dış politikada bu inanç, iman ve sadakatle gerçekleştirilecektir. İslami araştırma adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz, dinsiz bir toplum gibi gösterme gayreti büyük bir saptırma, önemli bir beşinci kol faaliyetidir.
Türk milleti inançlıdır, ahlaklıdır, imanlıdır, dinine, diyanetine, geleneksel değerlerine, kültürel emanetlerine bağlı ve sadıktır.
Türk milletinin böylesi bir üslupla itham edilmesi, töhmet altında bırakılması ayıplı ve ahlaksız bir komplodur.
Bu anket şirketlerinin toplumda yapmaya çalıştıkları yönlendirme ve tahribat bütün yönleriyle araştırılmalıdır.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
7595 sayılı Millî Dayanışma Ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un uygulama aşamasında bu gibi sabotajların önüne geçmek zorunludur. Mezkûr kanunla kurulan komisyonlar bu tarz provokasyonları önleme konusunda titizlikle hareket etmeli, gerekli yaptırımlar ilgili kurumlarca uygulanmalıdır. Sporla beraber İslami anket adı altında bir başka tahrik, tahribat ve yönlendirme eş zamanlı olarak gündeme sokulmuştur.
Yüzde 99’u Müslüman olan Türk milletini inancıyla, ibadetiyle, değerleriyle olduğundan farklı göstererek köklü medeniyetimizi inkar edecek bir tablo ile zihinler karıştırılmak istenmektedir.
Türk milletini köklerinden kopmuş, türedi topluluklar gibi göstermek maksatlıdır. Bu asil milleti itikadından, imanından, inanç ve değerlerinden yoksun lanse etmek büyük kötülüktür.
Bunların kime ve hangi amaca hizmet ettikleri ifşa edilmelidir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Amed Spor süper ligdeki oyunuyla, elde ettiği başarılarla takdirle takip edilen Türkiye’nin bir futbol kulübüdür ve öyle kalmalıdır. Futbol; kaliteli, ahlaklı, milli değerler etrafında dayanışmacı bir anlayışla ve uluslararası düzeyde yükselişlere, milli takım başarılarına odaklanan bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
Spor siyasete ve karanlık emellere alet edilmemeli, edenlerden yasalar çerçevesinde hesap sorulmalıdır. Başta Amed Spor yöneticileri olmak üzere terörsüz Türkiye’den yana olan herkesi bu konuda duyarlı olmaya, acilen tedbir almaya davet ediyoruz.
Tribünler terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı haline getirilmemelidir. Taraftarlar arasına sızmalar önlenmelidir. Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin spor, siyaset ve kimlik gibi düzmece yönlendirmelerle barışı tehdit eden bir dil geliştirmesinin önüne geçilmelidir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Spora emek veren insanlara da büyük bir bühtandır. Siyasi görüşü etnik kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun spor birleştiren, bütünleştiren herkesi kucaklaması gereken bir aktivitedir.
Amed Sporun Süper lige yükselmesinden ve burada başarılı olmasından milletimiz memnuniyet duymaktadır. Bir Anadolu takımının süper ligde kalıcı olması geçmişte benzer takımlarımızda olduğu gibi büyük bir beklentidir.
Bununla birlikte Amed Spor’u kirli projelerine alet etmek isteyenlerin olduğu anlaşılmaktadır ve bu provokasyona karşı en başta kulüp yetkililerinin ve Diyarbakır halkının tepki göstermesi gerekmektedir.
Bu girişimler terörsüz Türkiye’yi sabote planıdır. Kardeşlik iklimini ve barışı zehirleme girişimidir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Türk milletinin kritik ve hassas dönemini istismara kalkışanlar, zilleti toplumsal zemine indirmeye gayret edenler karşılarında Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve Cumhur İttifakı’nı bulacaklardır.
Amedspor ‘un süper lige yükselme başarısı üzerine 4 Mayıs 2026 tarihinde Amedspor Başkanı Sayın Nahit Eren’e hitaben yaptığım açıklamada; “1990 yılında kurularak Türk sporuna renk, heyecan ve yeni bir soluk kazandıran Amedspor’un, kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig’e yükselme başarısı göstermesini memnuniyetle karşılıyorum. Bu anlamlı başarıyı Diyarbakır’ımız ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendiriyorum.” demiştim ve aynı kararlılıktayız.
Ne olduğu belirsiz bir araştırmadan mülhem siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söyleyerek sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Spor; kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve toplumsal bütünleşmenin en güçlü araçlarından biridir. Bu nedenle spor alanının kimlik siyaseti, ayrıştırıcı söylemler veya siyasi amaçlarla kullanılmasından özenle kaçınılmalıdır.
Sporun temelinde rekabetin yanı sıra ahlak, fair-play, karşılıklı saygı ve toplumsal sorumluluk anlayışı bulunmalıdır. Başarı da kuşkusuz bu değerlerden taviz verilmeden elde edilmelidir.
Türkiye’nin toplumsal huzurunu, birlik ve beraberliğini güçlendirmeye yönelik hassasiyet gözetilmeli; spor kulüpleri ve spor organizasyonları, toplumsal barış konularında provokatif girişimlerin aracı hâline getirilmemelidir.
Bu çerçevede Amedspor da dâhil olmak üzere tüm spor kulüplerinin, sporun birleştirici ruhuna uygun hareket etmesi ve toplumsal gerilimleri artırabilecek tutum ve söylemlerden uzak durması önem taşımaktadır.
Sporun; siyasetin ve ayrıştırıcı kimlik tartışmalarının değil kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve ortak geleceğimizin meşru zemini olması gerekmektedir.
Spor kisvesiyle terörsüz Türkiye hedefini, barış, huzur ve kardeşlik iklimini zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur. Haddi de olmamalıdır.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli