“BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİYM” i söyleyebilmek için ne gerek? Üzerinde düşünelim mi?
Öncelikle kişinin, “LA İLAHE İLLALLAH” diyebilmesi gerekir!
Hatırlayalım ki, doğruluğu tartışmasız olan bir hadiste şöyle vurgulanmaktadır bir gerçek:
“MEN KALE LA İLAHE İLLALLAH FEKAD DEHALE CENNE!” Anlamı, KİM ANLAMINI DÜŞÜNEREK VE BÖYLE OLDUĞUNU HİSSEDEREK YANI SIRA BİR İLAH OLMADAN SADECE ALLAH OLDUĞUNU BİLEREK YAŞARSA CENNETE DAHİL OLUR!
Kurân’da geçen ‘kul&kale’ ifadeleri, papağanın demesi gibi ezberleneni tekrar anlamına gelmez! “DÜŞÜN, ANLA, KAVRA VE TASDİK EDİP DİLLENDİR” anlamınadır ‘kul’ kelimesi.
Bunu açıkladıktan sonra gelelim konunun hassas yanına… “İHLÂS” Sûresine…
“İHLÂS” Sûresine İMAN etmemiş olanın İMANI YOKTUR!
KELİMEİ TEVHİDDE İFADE EDİLEN “illa ALLAH”ın açıklaması “İHLÂS” sûresidir. İSMİ “Allah” olanın tarifi tanımı bu Surededir ki, bu tanımı kavrayıp, tasdik etmemiş olanın “ALLAH” imanından söz edilemez!
Nasıl başlıyor “İhlâs” Sûresi.. ‘KUL” yani, düşün, anla, kavra, hisset ve sonra dillendir ki…
1. Allah “AHAD” dır;
2. Allah “SAMED”dir;
3. Doğurmamış, doğurulmamıştır!
Şimdi bu üç tanımı iyi irdeleyelim..
Her yöne veya boyuta sonu olmaksızın bir TEK ten sözeden AHAD!
Ne içine bir şey girmesinden ne de içinden bir şey çıkmasından söz edilemeyen “SOM TEKİLLİK” anlamında “SAMED”! (Samed’in bu açıklaması GAZALÎ’ye aittir.)
DOĞURMAMIŞ VE DOĞURULMAMIŞ metaforu O TEK’in kendinden ayrı bir şey meydana gelmediğini ve dahi onu da bir meydana getiren olmadığını vurgular!
İsmi “ALLAH” olanın tanımı böyle bildirildiğine göre…
GERÇEKTEN BU TANIMLAMAYA İMAN EDİYOR MUSUNUZ?
Eğer olay bu ise, yaşam ve yaşamınız nedir? Nelerin kavgasını yaparak yaşamınızı yangın yeri yapıyorsunuz?
Neyse, konuyu dağıtmayayım…
Bu gerçeğe iman ettiğinizi kabul ederek, ANCAK İHLÂS SURESİNE İMAN ETMİŞLERİN DİLLENDİREBİLECEĞİ “BESMELE” ye gelelim…
“B”, “İSMİ”, “ALLAH”…
“B” HARFİ bizim müşahedemize göre, İHLAS SURESİNİN İŞARET ETTİĞİ ANLAM VE HAKİKATE İŞARET EDEN ŞİFRE HARFTİR! “HAKİKATİM,ORİJİNİM İHLAS SURESİNİN VURGULADIĞI GERÇEKLİKTİR Kİ; ben yoktan varolmuş yok olan bir varlığım; sadece ALLAH var, anlamındadır.
Buna şehadet eden, içselliğinde ve dışsallığında “ALLAH” tan gayrı olmadığına şehadet eder ki, gene şehadet eden de “ŞEHİDALLAHU….” Âyetinde anlatılan haldir!
Kısaca anlatmak gerekirse, “besmeleyi” okuduğunda sen yokluğunu yaşarsın, dillendiren, yaratan Allah olur!
Yaşamı İHLAS olanın dili de besmele olur!
Galiba ipin ucu kaçtı!
Estağfirullah!
(NOT: önce kelimei tevhid bildirilmiştir, sonra İhlâs suresi, sonra da Besmele)
8.7.2026
GERÇEK FELAKET NEDİR BİLİYOR MUSUNUZ?
Dünya hayatında sıkıntıda, azapta, cehennemdeyiz, diyerek avunan yüz milyonlarla müslümanın;
Eğer ALLAH ismiyle işaret edilene, O’nun KENDİ HAKİKATLERİ OLDUĞUNA
İMANLARI YOKSA,
NE YAPARLARSA YAPSINLAR ÂHIRETTE DE AZAPTAN, CEHENNEMLERİNDEN KURTULAMAYACAKLAR, CENNETE GİRMELERİ MÜMKÜN OLMAYACAKTIR!
CENNETE GİRMENİN ŞARTI, FİİLLER (ameller) DEĞİL İMANDIR KURÂNA GÖRE.
Zihninde şirk (ötesinde bir tanrı kabul eden) düşüncesi olanın hiç bir hayrı, yararlı fiîli ona yarar sağlamaz, diyor KURÂN!
Günümüzdeki din anlatımı insanları esas İMAN EDİLESİ KONUDAN UZAKLAŞTIRIP; iman olmaması halinde, hiç bir yararı olmayacak fiillerle avutuyor!
DİN BİLDİRİSİ, İNSANI, ÖTESİNDEKİ TANRI KABULÜNDEN ARINDIRIP, HAKİKATİ OLAN ALLAH İSMİYLE İŞARET EDİLENİ FARK EDİP, BUNU HİSSETMESİ İÇİNDİR.
İMAN, İNSANIN ÖLÜMSÜZ ZİHNİNE (ruhuna/frekans beynine) gereklidir; ameller (fiiller) ise beşeriyetini terbiye içindir. Fiillerin içinde İMANIN GETİRİSİ olan düşünce ve bakış açısı, hissedişi yoksa, yapılanlar programlanmış robotların yaptıklarından farksızdır.
Senden açığa çıkanın ibadet olması için OKUDUĞUN her şeyin anlamını bilip, üzerinde düşünmen; sende veya muhatabında o fiili ortaya koyanın kim olduğunu hissedip yaşaman gerekir. Bu da ancak İMAN ile mümkündür.
Şükür ki, Din terminolojisi ile anlattığım her şeyi bilimsel verilere dayanarak da açıklayabilirim; ya da hiç dini terminoloji kullanmadan, bilimsel verileri değerlendirerek dinin hedefini ortaya koyabilirim.
Bunu şunun için söylüyorum.. Allah bu çağda insanlara rahmet olarak, Dini terminoloji ile, metaforlarla işaret ettiği her gerçeği, bilimsel temelleriyle de açıklamıştır, bilim adı altında.
İlim, bilim insanın kurtuluşa giden yoludur!
Şimdilik sözün özü.. Azaptan, yanmaktan kurtulmak istiyorsanız, öncelikle
İMAN NEDİR, NEDEN GEREKLİDİR, GETİRİSİ OLAN YAŞAMA BAKIŞ NASIL OLUR; konusuna da zaman ayırın lütfen!
“İnsan, sıkıntı veren bir olay yaşadığında; uzanmış, otururken ya da ayaktayken bize yönelip yardım ister de ister! Fakat o olaydan feraha çıkardığımızda, sanki kendisini sıkan o olay için bize dua etmemiş gibi yürür gider! İşte haddi (varoluş gayesini) aşanlara (beynindeki bu potansiyeli israf edenlere) yapmakta oldukları (beşeri dünyaları) böylece süslendirilmiştir!”(10:12)
"Dostu Allah dostu olmayanın Allah'tan uzaklığı bitmez!
Dost bildiğin seni dünyalığa mı çekiyor,
Allah'a mı yönlendiriyor?" @AhmedHulusi ❤️❤️❤️
@CPasaHasan ❤️❤️❤️
ÎMÂN (metafor) diliyle olan KURÂN’daki en büyük DUÂ Fâtihâ Sûresini
ve
“Semâlarda ve arzda ne varsa O’ndan talep eder; “HÛ” her “AN” yeni iştedir!”(55:29),
ayetindeki mekaniği anlamak, “DU”nın çok mühim işlevini kavramada, realiteyi ve kendimizi tanımada önemlidir!
VARLIĞIN TEKLİĞİ VE İNSAN’IN HAKÎKATI, ARTIK ÎMÂN KONUSU DEĞİLDİR!!!
EnNÂDİR rahmetle ÎKAN (yakîn) ve bunun gereğini müşâhede ve yaşama sürecidir!!!
İNSAN’a hakîkatını hatırlatmak işlevli KURÂN’ın muhataplar açısından en büyük müşkülü bu anlatım tarzıdır!
İNSAN’a hakîkatını, realiteyi ve ölümsüz yaşam gerçeğini, materyalist algı ve kavramların geçerli olduğu, hakîkatın somut anlatılamadığı çağda ancak metaforik olarak ve îmân edilesi şekilde ifade etmesi, manası ve işaretleri sır dolu hakîkatlar olan bu ayetler, elan bire bir kutsal arapça lafızlar olarak kabul edenler için büyük bir perde ve engel olabiliyor!
KURÂN’a göre bile;
“Arınmayan dokunamaz”,
“Arındıran, OKUYAN/OKUTUCU RESÛL”, gibi uyarılar var…!
“Beyindeki Evren Gerçeği” videomuzu aşağıda verdiğimiz link ten 4k olarak seyredebilirsiniz.
Varlığın hakikati nedir?
Ben dediğim şey nedir?
Ölüm ötesi var mı yok mu?
Evrende yerim ne?
Ahmed Hulusi
https://t.co/mYMG2vT4dg
https://t.co/6rKxrDk5Jg
"YAŞAMIN, FARKINDALIKLI VEYA FARKINDALIKSIZ DUALARINA RABBININ İCABETİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR; BİR BİLEBİLSEN!
SELÂMETİN DUANDADIR,
RABBİM, ENTES SELÂM VE MİNKES SELÂM, TEBAREKTE YA ZÜL CELÂLİ VEL İKRAM !"
@AhmedHulusi 🤲💙
#AhmedHulusi#DuaveZikir#Dua#Prayer
Gerçek boyutlarıyla âlemi, âlemleri ve âlemlerdeki varlıkları tesbit etmek zorundayız!.
Kelimede; kelimenin şeklinde, isimlerde kalmayalım!.
Bilelim ki, şuurumuzu örten, bilincimizi örten, en büyük perdeler; kelimeler, kelimelerin sûretleri, o kelimelerin hayâlimizde meydana getirdiği imajlardır!..
Biz o imajları gerçek sanarak, onların ardındaki mutlak gerçeklerden perdeli yaşıyoruz.
Bu dünyada idrâk edemediğin şeyleri daha sonra idrâk etmen mümkün değil!...
@AhmedHulusi
https://t.co/fzncJqwQpf
Bir adam hac ibadetini yürüyerek yapmayı adamış, fakat yürümeye mecali kalmadığı için iki kişinin omuzlarına tutunarak yürümeye başlamıştı.
Hz. Peygamber aleyhisselâm adamı bu hâlde görünce,
“Bu adama ne oldu?” diye sormuş, adamın Kâbe'ye yürüyerek gitmeyi adadığı söylenmiş.
Bunun üzerine “Bu adamın kendine eziyet etmesine Allah'ın ihtiyacı yoktur.
Ona söyleyin de bineğine binsin!” buyurmuş.
(Nesâî, Eymân, 42.)