Mekke-i Mükerreme Ortak Savunma Zirvesi
İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdülaziz Âl Suud’un lütufkâr daveti üzerine, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve İslam Cumhuriyeti Pakistan Başbakanı Sayın Muhammed Şehbaz Şerif, 24 Safer 1448 H’ye (7 Ağustos 2026’ya) tekabül eden tarihte Suudi Arabistan Krallığı’nı ziyaret etmişlerdir.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Kraliyet Yüksekliği Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz Âl Suud, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın’ı ve İslam Cumhuriyeti Pakistan Başbakanı Sayın’ı Mekke’deki Al-Safa Sarayı’nda kabul etmiş; burada Mekke-i Mükerreme Ortak Savunma Zirvesi gerçekleştirilmiştir. Zirvede Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve İslam Cumhuriyeti Pakistan arasındaki seçkin ilişkiler ile ortak ilgi alanına giren birtakım konular gözden geçirilmiştir.
Üç devlet arasında uzun zamandır var olan tarihî bağlardan, onları birleştiren kardeşlik ve İslami dayanışma bağlarından güç alarak ve ortak stratejik çıkarları ile uzun süredir devam eden savunma iş birliklerini temel alarak; Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Kraliyet Yüksekliği Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz Âl Suud, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve İslam Cumhuriyeti Pakistan Başbakanı Sayın Muhammed Şehbaz Şerif, üç devletin kolektif güvenliklerini daha da güçlendirme ve bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etme yön��ndeki ortak taahhütlerini yansıtan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzalamışlardır. Bu anlaşma, güvenli ve müreffeh bir gelecek arayışının ifadesidir.
Anlaşma, herhangi bir saldırı eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine yönelik silahlı bir saldırının hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini hükme bağlamaktadır. Ayrıca üç devlet arasında savunma iş birliğinin tüm yönlerinin geliştirilmesini de öngörmektedir.
Mekke
7 Ağustos 2026
204/2026
Biz bugüne kadar ne çektiysek, #Meclis dışındaki iradelerden çektik.
Klasik darbelerden tutun, modern zaman darbesi olan algı yönetimlerine; #FETÖ veya #PKK gibi terör yapılanmalarından, kendilerine “DerinDevlet” gibi gereksiz ve illegal roller biçen oluşumlara kadar, demokrasi, kanun ve meşruiyet zemini dışında tesis edilip kendi adına bir “yönetme” iddiası ortaya koyan tüm iradeler, yıllar yılı, bu ülkeye çok büyük zararlar verdi.
İşte onun için, #TBMM’de, yasal ve meşru zeminde atılan hiçbir adımdan, kanun yapılarak hayata geçirilen hiçbir süreçten korkmamak gerek. Meclis, milletindir ve bizatihi millettir. Konuşulur, tartışılır, ortak akılla karar verilir. Nihayetinde konuşanlar ve tartışanlar, milletin vekilleridir; seçimle gelmiş ve farklı görüşlerde olsalar bile mikro ilişkilerin esaretinde olmayan sivil insanlardır.
Bugün, uzunca bir süredir ülke gündeminin üst sıralarındaki bir sorunu tamamen “tasfiye etmek” üzere yürütülen çalışmaların önemli bir aşaması, bir kanun teklifi olarak meclise geliyor. Mecliste konuşulacak, mecliste tartışılacak, vekillerimizin kararıyla, tartışmalarıyla hayat bulacak bir adım.
Korkmamak, ölü doğmasına çalışmamak lazım. Elbette ki eleştirilecek yerleri olabilir, öneriler getirilir, eklemeler veya çıkarmalar yapılabilir. Ancak, konu #TBMM’de takip edildiği sürece, bütün bunlar demokratik sistemin ve dolayısıyla milli iradenin elinde olan işlerdir. Yasal ve meşru zeminde yürüyen bir konuda gönlümüzün her zamankinden daha rahat olması gerekir.
Bu aşamadan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelmiş, Milletvekillerimizin iradesiyle takip edilecek bu çalışmaya güvenmek, bu işleyişi savunmak, aynı zamanda demokratik sisteme inancımızın samimi olup olmadığının da göstergesi olacaktır.
Bu itibarla, #TerörsüzTürkiye Süreci ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan kanun teklifinin hayırlara vesile olmasını diliyor, tüm Milletvekillerimize başarılar ve hayırlı istişareler diliyoruz.
#TerörsüzTürkiye #TürkiyeYüzyılı
İstanbul İl Seçim Kurulu Başkanı hakim Müberra Gürdal, üye hakimler Fatma Nigar Uçar ile Nihal Koç’un, CHP'nin başvurusunu işleme aldı ve aynı gece yarısı yasalara aykırı olarak 7 ilçede oy sayımı durdurdu.
Böylece hakimler, 298 Sayılı Seçim Kanunu'nun 100. maddesinde yer alan, "Oyların sayım ve dökümüne derhal başlanır, açık ve aralıksız yapılır. Yapılacak şikayet ve itirazlar işi durdurmaz" hükmünü açıkça ihlal etti. Gürdal ve iki hâkimin oy sayımını durdurabilmek için akşam vakti adliyeye gelmesi, Türkiye Cumhuriyet tarihinde bir ilk olan oy sayımını durdurmaları, CHP-İstanbul İl Seçim Kurulu'nun işbirliğini açıkça gözler önüne serdi
2 NİSAN SAAT 20.10
Hakim Müberra Gürdal, hâkimler Fatma Nigar Uçar ve Nihal Koç, Çağlayan Adliyesi'ne giriş yaptı.
2 NİSAN SAAT 20.15
Mübarra Gürdal ve iki üye hakim, adliyede İstanbul İl Seçim Bürosu'nun kapısından giriş yaptı.
2 NİSAN SAAT 20.15
CHP Genel Başkan Yardımcıları Seyit Torun ve Oğuz Kaan Salıcı, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu, CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan'ın da bulunduğu CHP heyeti, 5 araçla adliyeye geldi.
2 NİSAN SAAT 20.17
CHP heyeti, adliyenin X-Ray cihazından geçiş yaptı.
2 NİSAN SAAT 20.18
CHP heyeti İstanbul İl Seçim Bürosu'na gitti. Heyet, 7 ilçede süren oy sayımının durdurulması için dilekçeler verdi.
2 NİSAN SAAT 20.45
Heyet, adliyeden çıkış yaptı. Bu sırada çekim yapmak için yaklaşan bir kişi engelleniyor.
TALEBİ KABUL ETTİ, EMEKLİYE AYRILDI
2 NİSAN 22.10: Müberra Gürdal ve üye hakimler CHP'nin 7 ilçede "yeniden oy sayımının tedbiren durdurulmasına" ilişkin talebini kabul ederek, söz konusu bölgelerde sayıma başlanmı�� ise sayımın tedbiren durdurulmasına hükmetti.
9 MAYIS: 31 Mart'ta oy usulsüzlüğünün ortaya çıkmasını engellemeye çalışan Hakim Müberra Gürdal, emekliye ayrılma talepli dilekçesini İstanbul Adli Yargı Komisyon Başkanlığı'na verdi.
12 MAYIS: İstanbul İl Seçim Kurulu Başkanı ve İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı Gürdal'ın bu talebinin ardından, yerine İstanbul 16. Aile Mahkemesi Hakimi Ziya Bülent Öner getirildi.
Bazı tarihler, takvimde değil yüreklerde yaşar.
52 yıl önce alınan karar, sadece diplomasinin, silahın veya ekonominin ürünü değil; inancın, köklü devlet aklımızın, büyük bir millet olmanın ve dünyaya meydan okuma tecrübemizin neticesiydi.
#KıbrısBarışHarekâtı’nın 52. Yıldönümünü kutluyor, tüm #şehit ve gazilerimizi, emekleri, gayretleri, fedakârlıkları ve bu millete yüz akı oldukları için, rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.
https://t.co/imMGY6CpOY
- Erke dönergeci sonsuz enerji üretecek
- Ercüment Ovalı Covid aşısını 29 Ekim’de bulacak
- Celal Şengör bilim adamı
- Zülfü Livaneli sanatçı
- Müjdat Gezen çok komik
- Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’nin yegane umudu
- Hüsnü Mahalli büyük stratejist
- Burak Bilgehan Özpek siyaset bilimci
- Özgür Demirtaş ekonomist
- Nazım Hikmet şair
- Yılmaz Güney oyuncu hem de kadın hakları savunucusu
- Ekrem İmamoğlu dürüst
- Ümit Özdağ Türk
- Haluk Levent iyilik meleği
Ha bir de “Özgür Özel gelecek, her şey güzel olacak”
Nasıldı o dizi repliği?
“Bunları yani biz de dolandırsak, bir süre dolandırırız yani bunları”
Sayın İçişleri Bakan Yardımcısı @turanbulent yargı makamı mıdır?
Hukuka aykırı bir işlem varsa bunun adresi mahkemelerdir.
Bir yandan “yargı bağımsız değil” deyip, diğer yandan devam eden bir süreçte siyasi makamlardan beklenti içine girmek çelişki değil mi?
@haluklevent
Sevgili dostlarım,
Gözaltına alınmadan önceki akşam İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan'a mesaj attım. 15 gündür de her gün mesaj atmaya devam ediyorum. Dedim ki: "Sayın Bakanım, benim özel hayatımı Ahbap ile ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Gelin, çok acil gelin; deprem sürecinden bugüne kadar olan her şeyi denetleyin ve kamuoyuyla paylaşın. Kişisel borç-alacak ilişkilerimi Ahbap ile ilişkilendirmeyin."
Biliyorum, bu bombardıman altında gerçeği açığa çıkarmak güç ve zaman alacak ama netice olarak haklılığımız tescillenecek.
Sevgili dostlarım,
Asıl bombayı bekleyin. Yakında yapacağım açıklamalarda göreceksiniz. En baştan bu sürece nasıl gelindiğini öğrenecek ve hayretler içerisinde kalacaksınız.
Tekrar belirteyim: Kişisel borç-alacak ilişkilerimde Ahbap tamamen konu dışıdır. Ancak ısrarla bununla ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Zaman her şeyi gösterecek.
Haluk Levent
Ülkemizdeki yaklaşık 103 bin dernek, Bakanlığımız bünyesindeki Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğümüz tarafından 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na göre hem Mülkiye Müfettişleri hem de Dernekler Denetçileri tarafından denetlenmektedir.
Bu denetimler, gelişigüzel mesaj veya taleplere göre değil, idarenin risk değerlendirmesi, adli / idari mercilerden gelen talepler veya şikâyetler doğrultusunda yapılmakta ve bulgular, Cumhuriyet Başsavcılıkları başta olmak üzere ilgili kurumlarla paylaşılmaktadır.
Sivil toplum, hepimize ait olan, demokrasinin birinci derece sit alanıdır.
Bırakalım, kararı, sosyal medya değil, yargı versin.
Vuslatımızın yıldönümü. Ayrılık mı, bir daha asla.
Güçlü #Türkiye’nin simgesi #Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin yeniden ibadete açılmasının, 6. yılı kutlu olsun.
“….2026 #Ankara Zirvesi, Ülkemiz için hem tarihi bir prestij, hem de somut stratejik kazanımlar elde etme fırsatıdır.
Zirveye ev sahipliği yapmak, ülkemizin diplomatik görünürlüğünü artırırken, savunma sanayisi ve bölgesel güvenlik alanındaki artan ağırlığını da uluslararası kamuoyuna bir kez daha hatırlatıyor.”
Yazının tamamı için👇
https://t.co/fQxlu091a3
#NATOSummit #NATO @NATO #Türkiye 🇹🇷
“Benim evladım yapmaz, kullanmaz” demeyin…
Baronsa baron, kralsa kral…
Gençlerimizin geleceğine kasteden kim varsa sonuna kadar mücadele edeceğiz.
@TC_icisleri#uyuşturucu#UyuşturucuyaHayır
Hz. Nuh’un #Cudi’ye yanaştığı, Hz. Musa’nın #Kızıldeniz’i aştığı;
Hz.Yusuf’un kuyudan, Hz. Yunus’un balığın karnından kurtulduğu;
Hz.Adem’in ve Hz. Davud’un tevbesinin kabul olduğu,
Bir kase tatlıyla gönülden gönüle köprülerin kurulduğu özel gün...
..Ve Hz. Hüseyin Efendimiz’in şehadete erdiği, hem kurtuluşun ve hem hüznün günüdür #AşureGünü...
#KerbelâŞehitleri’ni rahmetle anıyor, tüm duaların kabul olmasını diliyoruz.
Otuz yıldır aynı inançla, aynı kararlılıkla…
Meclis Üyesi olmaktan onur duyduğum #TÜRGEV; 30 yıldır eğitim, barınma, kültür ve değer odaklı çalışmalarıyla binlerce gencimizin hayatına dokunuyor, ülkemizin yarınlarını inşa etmeye devam ediyor.
Nice yıllara...
#TÜRGEV30Yaşında@hakinciyilmaz
Bu yüzyılda, çocuğun risk altında olması, aslında bir utanç vesilesidir. Bir çocuk neden risk altında olsun ki?
Risk altında olan sadece #çocuk değil aslında bizim geleceğimiz. Karnemiz!
#Somali Cumhurbaşkanı "#Türkiye'den başka kimimiz var" diyor. Bunun çok özel bir anlamı var.
@eyadakademi@haliletyemez
#RiskAltındakiÇocuklar
https://t.co/9ElhfnBJ5W
Bir çocuğun gözlerindeki ışığı söndürmek, insanlığın geleceğini çalmaktır.
21. yüzyıl çocuklara daha güvenli bir dünya vermedi. Şiddet, dijital tuzaklar ve korumamız gereken daha pek çok başlığı konuşmak üzere Erdemli Yöneticiler Akademi'sinin düzenlediği “Muhtemel Risk Altındaki Çocukların Algoritması” çalıştayındayız.
@TC_icisleri@icisleriSTi@eyadakademi@haliletyemez
#RiskAltındakiÇocuklar
Unutulmaz pek çok eserinin yanısıra bize “Selvi Boylum, Al Yazmalım”’ı da miras bırakan #CengizAytmatov’u vefatının 18. Yılında rahmet ve özlemle anıyoruz.