Şam'ın, Halep'in, Karabağ'ın özgürlüğünü gördüğümüz gibi inşallah bir gün Kudüs'ün de özgürlüğünü göreceğiz.
Benim valiyken Cenabı Hak'tan bir niyazım vardı. Malum burada beş sene valilik yaptıktan sonra Erzurum'a tayin oldum. İki buçuk sene de orada görev yaptım. İçten içe büyüttüğüm niyazım şuydu. Rabbim bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et diye.
Yine inanıyorum ki Cenabı Hak o günleri bizlere gösterecek. Mutlaka gösterecek. Ben buna bütün kalbimle inandım ve inanmaya da devam ediyorum. Geçmişte olduğu gibi yine oralar bizim olacak. Yine bizim hüküm ve tasarrufumuz altına inşallah girecek. Çünkü başımızda Recep Tayyip Erdoğan gibi bir küresel lider var. Bir dünya lideri var.
AMERİKA İRAN'I DEĞİL ÇİN'İ VURUYOR !!
Amerika neden İran'a savaş açtı?
Cevabınız "nükleer program" ya da "rejim değişikliği" ise yanlış cevap.
Bu savaşın İran'la ilgisi yok. Asıl hedef Çin. Ve bunu anlamak için büyük resmi görmeniz lazım.
Bakın dikkatli okuyun.
-Çin şu an dünya üretiminin %28'ini tek başına yapıyor.
-Enerji üretiminde Çin, Amerika'nın 2 katı önde.
-Elektrikli araç üretiminde dünya lideri.
-5G altyapısında dünya lideri.
-Yapay zekada Amerika'ya her gün biraz daha yaklaşıyor.
-Robot üretiminde dünya lideri.
Analistlerin tahmini çok net: 2030'a kadar dünyada üretilen her iki üründen birini Çin üretecek. 10 yıl içinde Çin dünyanın 1 numarası olacak ve Amerikan hegemonyası sona erecek.
Amerika'nın önünde iki seçenek var. Ya Çin'i şimdi durdurur ya da hiç durduramaz.
Ve şu an Orta Doğu'da gördüğünüz her şey bu durdurma hamlesinin parçası.
Nasıl mı? Anlatıyorum...
Son 100 yıldır Amerikan gücünün temeli deniz kontrolüne dayanıyor. Süveyş Kanalı, Hürmüz Boğazı, Malakka Boğazı, Panama Kanalı dünya ticaretinin büyük çoğunluğu buralardan geçiyor ve hepsini Amerikan donanması kontrol ediyor.
Bunu şöyle düşünün. Bir otoyolun tek gişesini kontrol ediyorsunuz. Her araç sizin gişenizden geçmek zorunda. Kimi geçireceğinize siz karar veriyorsunuz, geçiş ücretini siz belirliyorsunuz ve istediğiniz zaman gişeyi kapatıp trafiği tamamen durdurabiliyorsunuz.
İşte Amerika 100 yıldır dünyanın tek gişesi. Petrol, konteynerler, hammadde her şey o gişeden geçiyor.
Kim gişeyi kontrol ederse dünya ekonomisini kontrol eder.
Çin bunu biliyor. Aynı zamanda Amerika'yı denizde yenemeyeceğini de biliyor. ABD donanması dünyanın açık ara en güçlü donanması.
O zaman ne yapıyor?
Gişeyle savaşmıyor. Gişenin olmadığı yepyeni bir otoyol inşa ediyor.
Kara yolları, demiryolları, boru hatları. Avrasya kıtasını baştan sona kesen kara koridorları. Pekin'den Avrupa'ya uzanan modern İpek Yolu tam olarak bu planın parçası. O otoyol tamamlandığında kimsenin Amerika'nın gişesine ihtiyacı kalmayacak.
Ve işin kritik noktası şu: Demiryollarını uçak gemileriyle ablukaya alamazsınız. Kara koridorlarını savaş gemileriyle kontrol edemezsiniz.
Çin bu kara ağını tamamlarsa dünya ticareti denizden karaya kayar ve Amerika'nın 100 yıllık deniz hakimiyeti anlamsız hale gelir.
Gişe durur ama kimse geçmez.
Haritayı açın ve bakın. Çin doğuda. Rusya kuzeyde. Basra Körfezi güneyde.
Bu üçünü birbirine bağlayacak anahtar nerede?
İran.
İran üzerinden geçen kuzey-güney koridoru Rusya'yı doğrudan Basra Körfezi'ne bağlıyor. Daha hızlı, daha ucuz ve en önemlisi Amerikan kontrolündeki deniz yollarından tamamen bağımsız.
Çin bu ağa karadan bağlanırsa Doğu Asya'dan Körfez'e uzanan dev bir kara ticaret ağı doğar. Ticaret, enerji, hammadde karadan akar.
Ve Amerikan donanması bu sisteme dokunamaz.
Bir şey daha var. Orta Asya dünyanın en büyük kritik mineral rezervlerine sahip. Nadir toprak elementleri, yarı iletkenler için gereken stratejik metaller, batarya ve silah sistemleri için gerekli hammaddeler. Kim bu kaynakları kontrol ederse 21. yüzyılın endüstriyel gücünü kontrol eder.
Ve bu oyun daha önce oynandı. 2001'de 11 Eylül saldırıları oldu, Amerika terörle savaş ilan etti. Afganistan'a girdi, Irak'a girdi, Körfez'e askeri üsler kurdu.
Gerekçe "terörü bitirmek".
20 yıl sonra gerçek tablo ortaya çıktı. Amerika terörle savaşmıyordu, dünyanın enerji kaynaklarının tam üstüne oturuyordu. Terör bahaneydi...
Şimdi aynı oyun tekrar oynanıyor. İran "nükleer tehdit" bahanesiyle vuruldu. Ama süper güçler bölgesel sorunlar yüzünden bu büyüklükte savaşa girmez. Bu ölçekte bir askeri harekâtın arkasında ancak başka bir süper gücün tehdidi olabilir.
Bu bölgeyi kontrol etmek Amerika'ya tek hamleyle ne sağlıyor? Kritik mineral kaynaklarını eline alıyor. Kilit geçiş noktalarını domine ediyor. Rusya'nın güneye inişini kesiyor. Ve en önemlisi Çin'in kara stratejisini daha doğmadan bitiriyor.
Tek bir bölgeyi kontrol ederek tüm tahtayı kontrol altına alıyor.
21. YÜZYILIN ASIL SORUSU
Asıl soru şu: 21. yüzyılı deniz güçleri mi yoksa kara güçleri mi yönetecek?
Çin kara yollarını tamamlarken Rusya da İran üzerinden güneye inerse dev bir kara ticaret ağı doğar. Amerika okyanusları kontrol etmeye devam eder ama artık dünyayı yönetemez.
Bu benim görüşüm ve Ben Trump'ın başkan olduktan sonra attığı her adımın bilinçli ve Çin'e karşı atılmış bir adım olduğunu düşünüyorum.
Orta Doğu'daki savaşlar asıl savaş değil. Asıl savaş için hazırlık.
Ve o hazırlık başladı.
İspanya'nın Avrupa Par. Üyesi Irene Montero:
"İran'ın nükleer silahları olduğunu söylüyorlar. Irak için de söylemişlerdi. Ama nükleer silahları olan İsrail."
"ABD, nükleer bomba atan tek ülke. Bugün, İsrail ve ABD insanlık için en büyük tehditdir."
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 1447 (2026) yılı Ramazan ayının başlangıcına ilişkin açıklama yaptı.
Kuruldan yapılan bilgilendirmede, şu ifadelere yer verildi:
“Şer‘î ölçüler esas alınarak yapılan astronomik hesaplamalar sonucunda; 1447 (2026) yılı Ramazan ayı hilalinin, 18 Şubat 2026 Çarşamba günü ilk defa Büyük Okyanus bölgesinden itibaren görülebilir hâle geleceği tespit edilmiştir. Hilalin görülebilirlik anı Türkiye saatiyle 06.42’dir.
Bu doğrultuda, 19 Şubat 2026 Perşembe günü 1447/2026 yılı Ramazan ayının birinci günü olacaktır.”
https://t.co/f0HwSTKDgF
Rusya ve Çin ile sözde “müttefik” olan Devlet Başkanı’nın böylesine kaldırılmasının etkileri olacaktır.
Senin en büyük petrol üreticini kaldırıyorlar, ortada yoksun.
ABD daha 2 hafta önce şöyle dalga geçmişti:
“Rusya’nın Ukrayna’da elleri dolu. İzliyorsanız mutlu Noeller”
SON DAKİKA — SENATÖR MIKE LEE
Dışişleri Bakanı Rubio ile az önce görüştüm.
Nicolás Maduro’nun ABD’li askeri personel tarafından tutuklandığı ve hakkındaki cezai suçlamalar kapsamında yargılanmak üzere ABD’ye getirileceği konusunda bilgilendirdi.
Çin'de Müslümanlar tedavi bahanesi ile özel akıl sağlığı kamplarına gönderiliyor ve camiler alkol ve müzikle dolu gece kulüplerine dönüştürülüyor.
Tüm insanlık sessiz. Özellikle Türkiye.