Over the past several months, we have substantially hardened the security of our research training environment. We’ve removed live internet access for all frontier models during training and built an offline world for them to use instead—a cached version of the web where they can still learn to browse, search, and use applications.
On September 20, after a model exploited a DNS misconfiguration to find a way outside of this offline world, we paused frontier training to strengthen containment further. We assembled teams of agents, powered by our most cyber-capable models, and tasked them with finding weaknesses in our research environments.
While they found no route to the internet they could easily exploit while concealing their activity from our monitors, they did find zero-day vulnerabilities, virtual machine escapes, and hardware side-channels for communication between agents. We used their discoveries to further strengthen our defenses and contribute fixes to open-source software.
After strengthening our containment architecture, we resumed our frontier RL training and inference on October 1. We’ve reserved substantial compute for continuous red-teaming, and made high-compute red-teaming part of the safety cases we use to decide whether frontier training and evaluation can proceed securely.
https://t.co/EmEZsFRMcF
@DejanVaLhaLLa Ama şunu da unutmayalım, o mahalle müşterisi de artık uygulamadan sipariş veriyor.
Uygulamada olmayan dükkânı yeni gelen komşu bile bulamıyor. Esnafın daha çok kazanma derdi bir yana, platformda kalmanın bedeli bu kadar yüksek olmamalı
Paket servis meselesini bir kere de baştan, sakin sakin anlatmak istiyorum.
Çünkü herkes kızgın ama kimse aynı şeye kızmıyor. Müşteri restorana kızıyor, restoran platforma. Hesabın tamamını gören yok. 🧵
Bir işletmeci, Yemeksepeti yüzünden kar edemediğini paylaşarak isyan etti:
• Size Yemeksepeti'nin sorunlarını anlatmak istiyorum. Bence bunu tüm esnaf yaşıyordur şu anda.
• Bakın direkt 30 günlük detayları açıyorum sizlere: 228 bin TL'lik bir satış yapmışım ve burada kesintilere bakın lütfen.
• Yemeksepeti tarafından karşılanan kuponlar sadece 815 TL. Onun dışında bizim tarafımızdan karşılanan indirimler 35 bin TL. Biz bu kadar indirim yaptığımızı düşünmüyoruz.
• Bizim tarafımızdan karşılanan kuponlar 16 bin 700 TL, KDV bedeli 8 bin 220, komisyonlar 33 bin, 20 bin KDV bedeli 15 bin ve 228 bin TL’den elimize kalan para 84 bin TL arkadaşlar.
• Sizce biz mi daha çok kazanıyoruz, onlar mı? Şu an tüm sosyal medya yıkılıyor.
• Esnafların ahına giriyorlar. Biz kazanmayıp onların daha fazla kazanması birazcık dolandırıcılığa giriyor ve bence şu anda tüm sosyal medyada yıkılıyor.
• Şöyle diğer son yatan faturayı hemen gösteriyorum. Hemen 71 bin TL'lik satış yapmışım ve bana yatan 21 bin arkadaşlar.
@Kaankaramanlis Asıl sorun da şu: çoğu işletme sipariş başına eline ne geçtiğini bilmiyor.
Komisyonu, kampanyayı, ambalajı, kuryeyi tek tek siparişe bölen az. Ciroya bakıp seviniyor, ay sonunda kasada para yok.
Kapanan işletmelerin çoğu bu hesabı yapmadan kapanıyor.
@Kaankaramanlis Tam olarak bu. Sabit gidere katkı, ancak her sipariş değişken maliyetten sonra bir şey bırakıyorsa işe yarar.
Ama çoğu işletme o siparişe yetişmek için kurye alıyor, mutfağa adam ekliyor. Katkı yapsın diye girdiği iş, sabit gideri büyütüyor.
@Birkent4K Aynı yerden bakıyoruz abicim, önceki yazdıklarımda da bunu söylemiştim.
İki problem; Fırsatçı esnaf, parayı cebine dolduran platform. İkisini de hizaya getirecek kural ise hâlâ bekliyor. Arada kaybeden malesef iyi niyetle kazanmak isteyen esnaf ve faturayı ödeyen müşteri oluyor.
@Birkent4K İnanmıyorsan tanıdığın bir esnafa sor, satış panelini açsın. Hakediş ekranında neyin kesildiğini satır satır görürsün.
Okuduğun ve yazdığın için sağ ol.
@Birkent4K %80 marj dediğin dürümü uygulamaya koyduğun an hesap değişiyor.
160 liranın yaklaşık 60 lirası daha mutfağa girmeden gidiyor. Kalan 100 liradan tavuk, ekmek, usta, kira çıkıyor.
Ben bunu hikâye diye değil, hesap diye anlatıyorum.
@Birkent4K Kelime oyunu da yok, hesap basit.
Yeni müşteri başına 250 lira harcanmış. %20 kârla 350 liralık bir siparişten 70 lira kalır. Bu parayı geri almak için o müşterinin 3-4 kez daha sipariş vermesi gerekiyor.
Ama çoğu bir daha gelmiyor?
@Birkent4K 41 bin lira cirodan değil, kârdan çıkıyor. İkisi aynı şey değil.
Kâr marjını cömert tutalım, %20 diyelim. 41 bin lira yine 205 bin liralık satışın bütün kârı demek.
Sizin 2 günlük ciro dediğiniz, aslında 10 günlük kârın tamamı.
@Kaankaramanlis Zararına satış gibi görünse de esnaf şöyle düşünüyor: kira, maaş, elektrik zaten ödeniyor. Az da olsa bir şey bırakan her sipariş o sabit gidere katkı yapıyor.
Nakit akışı da işin içinde. Kasaya para girmesi gerekiyor, kira beklemiyor.
@Kaankaramanlis Kimse salak değil. Sebebi basit, herkes indirim yapınca yapmayan görünmez oluyor.
Yan dükkân kampanyaya girdiyse sen girmezsen siparişin düşüyor. Sen de giriyorsun. Sonunda herkes indirim yapıyor, kimse öne çıkmıyor, kazanan yine platform.
@korkommmm@Serverbedi_x Bir de şunu sorayım, bu sistem herkese bu kadar kazandırıyorsa, Bakanlık neden "restoranlar kampanyaya zorlanamaz" diye genelge çıkarmak zorunda kaldı?
Kazandıran bir sisteme kimseyi zorla sokmaya gerek kalmaz.
@korkommmm@Serverbedi_x Reklam giderinden kurtarıyor kısmı da tam tersi. Reklam ayrı bir kalem olarak kesiliyor, kampanyaya giren restoran ayrıca kampanya bedeli ödüyor.
Hizmet bu kadar değerliyse, neden New York'ta teslimat dahil %15'le yapılabiliyor da bizde bunun iki katı alınıyor?
@lllRookie "Kendi kuryeni tut" kısmını da yaptık.
Maaş, SGK, prim derken paket başı maliyet 240 lira civarında çıktı. Günde 15 pakette platform kuryesinden iki kat pahalı.
Yani küçük esnaf için kendi kuryesi kurtuluş değil, ayrı bir yük.
@lllRookie İkisini de denedik, rakamla anlatayım.
Örnek verdiğim restoranda salonda 270 liralık ürün uygulamada 365. Yani reklamın parası salondaki müşteriden çıkmıyor, salon %26 daha ucuz.
Aynı fiyatı veren esnaf varsa, orada haklısınız.