Benim kızım 4,5 yaşında yaşamış olduğu öz babanın istismarı nedeniyle 20 aydır pedagoglara gidiyor, yaşadıklarının travmasını yaşıyor ve bunu ömür boyu UNUTAMAYACAK!
Suçtan kurtulmak için her yolu denedi sanık ve avukatı!
Para için iftira attı dediler, abinin evde çıplak gezdiğini iddia ettiler, kıskançlık dediler, sosyal medyada kamuoyuna seslendiğim için Mahkeme heyetini etkilemeye çalışıyor dediler, sağlam raporu çıktı itiraz ettiler ... dediler de dediler...
Sonuç ; 639 gündür kızıma yaşatılanlar için bugün sanığın akli dengesinin yerinde olup olmadığına dair gelecek ikinci rapor 3. Duruşmaya yetişmediği için yine 3,5 ay beklemek zorundayız!
Dün Hifa İkra ve annesinin ölümü beni çok derinden sarstı!
"Çocuğun beyanı" HİÇE SAYILDI, Annenin yardım çığlıkları HİÇE SAYILDI, DUYULMADI, DUYULMAK İSTENMEDİ ve bir anne kızıyla birlikte artık bu dünyada DEĞİL! YOKLAR! YOK YOK YOK !
Bunun ötesi YOK! YOK! YOK!
ÇOK ÖFKELİYİM, ÇOK DOLUYUM!
Ama bu öfke beni susturmayacak.
Bu öfke beni geri çekmeyecek.
Çünkü ben yalnızca kendi kızım için değil, sesini duyuramayan tüm çocuklar için konuşuyorum.
Bir çocuğun beyanı yok sayıldığında,
bir annenin çığlığı duyulmadığında
sonuç sadece bir dosya değil,
bir hayatın yok oluşu oluyor.
Benim kızım çok şükür yaşıyor.
ama yaşadığı travmayla bir ömür yaşayacak.
Ben susarsam, yarın başka bir çocuk susmak zorunda kalacak.
Ve adalet gelene kadar da burada olacağım.!!!
#İstismaraKarşıAdalet
Hayattan koparılan Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Çağlayan’ı dinleyin.
Bu acı, yalnızca bir annenin değil; görmezden gelinen, denetimsiz bırakılan ve giderek çürüyen bir toplumun çığlığıdır.
Dizi ve filmlerde ahlak ve etik değerleri yok sayan;
mafya, çete, silah, şiddet ve çatışmayı olağanlaştıran,
emekle kazanılması mümkün olmayan lüks hayatları özendiren,
aşiret düzenini ve töre cinayetlerini meşrulaştıran yapımlar…
Bunları üreten yapımcılar kadar,
bunlara izin veren, denetlemeyen ve yayınlanmasını sürdüren kanallar da sorumludur.
Rap ile uzaktan yakından alakası olmamasına rağmen “Sözde rap” adı altında;
uyuşturucuyu, silahı, çeteyi, mafyayı, pornografiyi ve kültürsüzlüğü pazarlayan elektronik müzik pazarlamacıları ve bunları dillendiren sözde müzisyenler kadar,
bu içeriklere göz yuman, yaptırım uygulamayan kurumlar da sorumludur.
Sosyal medyada, özellikle TikTok’ta;
para ve etkileşim uğruna kurgulanmış saçma meydan okumalarla
şiddeti, zorbalığı ve akılsızlığı teşvik eden içerikler üretilirken,
bunları düzenlemekle yükümlü olanlar nerede?
Bu tablo yalnızca bireylerin değil;
yıllardır kültür, eğitim, medya ve dijital alanı siyasi politikalarla dizayn etmeye çalışan,
ancak bu tür yapıları görmezden gelen,
gerekli hukuki yaptırımları uygulamayan iktidarın da sorumluluğudur.
Denetlemeyen, korumayan, önlem almayan;
gençleri şiddetten, uyuşturucudan ve yozlaşmadan koruyamayan
bir dönem yaşıyoruz.
Dün Ahmet, bugün Atlas…
Hayatları daha başlamadan sona eren
bizim çocuklarımız.
Kanser ilacının gümrükten giriş ücreti sadece 468 TL iken, Türkiye’deki satış fiyatı 21.693 TL.
İlaç 46 kat fazlaya satılırken kâr marjı %4530 oluyor. Bu skandal olayın açığa çıkmasının ardından SGK’da beş üst düzey bürokrat açığa alındı.
Neden herkes #sıla bebek konusunda usu pus? 2 yaşında komşularının ve üvey babasının tecavüzüne marız kalmış, durumu ağır. Gündem olması için ölmesi mi gerek? Ey ahali! Ne duruyorsunuz? Elinize mi yapışacak bir şeyler yazmak? Gizem mi yok hikayede de ilgilenmiyorsun?
Bugün katledilen ağaçların çok küçük bir kısmının devrilme anları. KESİM HALA SON HIZ DEVAM EDİYOR. DERHAL DURDURUN #AkbeleneDokunma#AkbelenOrmanınıVermeyeceğiz
Video: Selen Çatalyürekli
Herkes Erdoğan’in kazandığını konusuyor.
Bazi isimler zaferden bahsediyor, bazıları CHP liderinin istifasını da dile getiriyor. Yarış bittikten sonraki bakış açışı ve kişisel yorumlar bunlar.
.
Bense hala nasıl kazandığını sorguluyorum?
Kanımca, vicdan sahibi her insan önce şunu sorgulamalı: eşit koşullarda yapılan, adil bir seçim süreci mi yaşandı ? Kesinlikle hayır; devlet imkanlarının dınırsız akıtildığı, sahteciliğin, yalanın, montajın, iftiranın, korkutmanın, yasağın ve engellemenin olduğu bir yarış…
.
Cesaretle önce bunun tespitini yapıp, daha sonra cümlenin devamını getirmek gerekir. Kendine gazeteci diyen isimler korkudan ve ikbalden bunu dile dahi getiremiyorlar. Sorgulamayı da gereksiz görüyorlar. Kaşımaya gerek yok!
.
Soru gelsin o zaman: Erdoğan alnının teriyle tam anlamıyla hak ederek mi kazandı? Ya da koşullar iki aday için de eşit olsaydı sonuç değişir miydi? Bilmiyoruz.
.
Ve bu yüzden buraya yazıyorum: sonuca saygım var, Erdoğan’a hayırlı olsun diyorum. Çok istiyordu; o zaman kendi bozdu kendi düzeltsin. Ama tebrik etmiyorum. Çünkü adaletsiz bir seçim süreci gözümün önünden akıp geçti. Hem montajları, sahteciliği, yalanları yani adeletsizliği yani kazanmak için yapılanları göreceğim hem buna “zafer” diyeceğim bir de tebrik edeceğim. Tüm insani özelliğimi ve olumlu kavramları ters yüz etmis olurum. Sonuç böyle ise geleceği birlikte yaşar görürüz. Kaldığım yerden aynen yola devam! Günah olan şeylerle kazanmak mı? Yoksa helalinden kaybetmek mi? Bu da birileri için kafalarına takınti olsun.
Saadet Partisi size helal olsun.
Kral insan, bilge lider Sn. @T_Karamollaoglu bey, duruşunuz için teşekkür ederiz.
Siz haramı reddeden ve kul hakkına girmeyi kabul etmeyen timsalsiniz.
Erdeminiz bizi hep yüceltecek!
📍
Nagehan Alçı""Cem Küçük Anket Pavyon Murat Bardakçı"
Bakalım Ayasofya Camii propagandası ne zaman başlayacak. Bunlar için her şey reklam. Hiçbir kutsalları yok, müşterekler yok, sadece propaganda. Ortak değerlerimizi ne hale getirdiler? Temiz alın çalmayanın, çırpmayanın, harama el sürmeyenin, halkını aç bırakmayanındır. Nokta!
Mart ayının sonuna geldik, YÖK hala sessiz. Milyonlarca üniversiteli ve aileleri artık eğitimin yüz yüze olmasını istiyor. 1 ay önce “Yüz yüze eğitime hazırız” diyen kurumları açıklama yapmaya davet ediyorum.
YÖK Başkanı 17 Şubat'ta üniversiteleri online eğitime geçirme kararını açıklarken, Nisan ayında bir değişiklik olabileceğinden bahsetmişti. Seçim takvimi de düşünüldüğünde, online eğitimle ilgili kararın bir an önce verilmesi gerekmekte. Milyonlarca genç insanın hem eğitim hem de seçme hakları alenen gasp ediliyor...
5000 prim ve KISMİ emeklilik yoksa sizin sandıkta yeriniz de olmayacak. Yarattığınız devasa mağdurlar size sandıkta öyle bir ceza kesecek, öyle bir tokat atacaklar ki, yönünüzü şaşacaksınız.
#EYT yi çözün, 99 un tam hakları ile hemen ve şimdi verin.
#YeniMujde5000veKısmi