"Zarar ediyoruz" paniğiyle her ay strateji değiştirmek, ateşi düşürmek için termometreyi buzdolabına koymaya benzer. Rakam kısa süreliğine rahatlatıcı görünür; hastalık devam eder.
https://t.co/JgJ9tk1I8X
Tıp, insanlık tarihinin en köklü ve en saygın mesleklerinden biridir. Hekimlik; yalnızca bir sanat değil, aynı zamanda yüksek bir ilim ve ciddi bir mesuliyettir. Bu meslek, asırlar boyunca toplumların ayakta kalmasında ve medeniyetlerin gelişmesinde mühim rol oynamıştır.
Bizim coğrafyamızda da hekimlik geleneği, Selçuklu darüşşifalarından Osmanlı’nın büyük hekimlerine kadar uzanan köklü bir ilmi mirasa dayanır. Bugün bu mirası taşıyan hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız, modern bilimin imkânlarıyla insan hayatına hizmet etmeye devam etmektedir.
Bu vesileyle; büyük bir özveriyle görev yapan tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, sağlık hizmetinin gelişmesi için gösterdikleri gayreti takdirle karşılıyorum.
Bingöl’de yapımı açılış aşamasına gelen Demraz Özel Hastanesi sahibi Demraz Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Ömer Burkay ve Demraz Sağlık Grubu Genel Müdürü Sn. Endam Aksu, Bingöl Belediye Başkanı Sn. Erdal Arıkan ile birlikte Valiliğimizi ziyaret ettiler.
Ziyaretlerinde ilimizde yürüttükleri ve özel hastane yatırımı ile, Bingöl’e dair geleceğe yönelik projeleri hakkında bilgiler verdiler.
Ömer Bey gibi Bingöllü olup dışarıdaki başarılarını Bingöl’e yatırım olarak değerlendiren hemşehrilerimi kutluyorum. Kendilerine teşekkür ediyor, ilimize sağladıkları katkıların artarak devam etmesini temenni ediyorum.
Dünya Bankası’nın son analizine göre 2024–2030 arasında kamu sağlık harcamaları artacak, ancak bu artış Üniversal Sağlık Kapsayıcılığı (UHC) hedeflerini karşılamaya yetmeyecek.
📌 Veriler ne diyor?
•Düşük gelirli ülkelerde kamu sağlık harcaması: %14 artış
•Alt–orta gelirli ülkelerde artış: %17
•Ancak aynı dönemde uluslararası sağlık yardımları %30–40 azalıyor
•Bu nedenle birçok ülkede toplam sağlık harcaması (devlet + donör) gerçekte düşmeye başlıyor
Bu tablo, küresel sağlık sistemlerinin “kağıt üzerinde büyürken” kapasite olarak küçülme riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Bugün Dünya AIDS Günü…
Sadece hatırlama günü değil; sağlık sistemlerini yeniden düşünmek zorunda olduğumuz bir kırılma noktası.
📌 UNAIDS 2025 raporuna göre:
•Küresel HIV programlarına yönelik uluslararası finansman son iki yılda %30–40 azaldı.
•Bu kesinti, düşük ve orta gelirli ülkelerde önleme hizmetlerinin %70’e varan oranda aksamasına yol açtı.
•39 milyon HIV ile yaşayan bireyin yaklaşık 1/5’i hâlâ tedaviye erişemiyor.
•HIV’e yönelik küresel hedef olan “2030’a kadar AIDS’i halk sağlığı tehdidi olmaktan çıkarma” amacı risk altında.
📌 Buna rağmen bilimde güçlü ilerlemeler var:
•Uzun etkili HIV ilaçlarında ayda 1 yerine yılda birkaç kez uygulanan formülasyonlar klinik çalışmalarda başarılı oluyor.
•HIV aşısı için 2025’te başlayan çok merkezli yeni faz çalışmaları umut vadediyor.
•Dijital epidemiyoloji platformları sayesinde bulaş zincirlerinin takibi %35 daha hızlı yapılabiliyor.
Sağlık yöneticileri olarak görevimiz;
�� Bilimsel gelişmeleri hizmet modellerine entegre etmek,
✔ Kırılgan gruplara erişimi güçlendirmek,
✔ Toplumsal farkındalığı artırmak ve
✔ Kesintilere rağmen sistemleri daha dayanıklı hâle getirmek.
Birlikte daha güçlü bir küresel halk sağlığı için hepbirlikte çalışmaya devam edebilmeliyiz.
2026, sağlık kurumlarının “tıbbi mükemmeliyet” ile “finansal gerçekçilik” arasındaki dengeyi yeniden kurmak zorunda olduğu bir yıl olacak.
Bu dengeyi sağlayabilen kurumlar, sadece bugünü değil, geleceğin sağlık ekosistemini de şekillendirecek.
Bugün rekabet eden değil, geleceği şekillendiren sağlık kurumlarının ortak noktası net:
Dijital altyapıya erken yatırım yapanlar, yarının sağlık ekosisteminde lider olacak.
Akıllı hastane yaklaşımı; sadece cihaz yatırımı değil,
•iş süreçlerinin yeniden tasarımı,
•verinin kurumsal sermaye olarak yönetilmesi,
•hasta deneyiminin uçtan uca dijitalleşmesi
gibi çok boyutlu bir dönüşüm gerektiriyor.
Türkiye ve bölge ülkeleri için ise mesaj çok açık:
Sağlıkta küresel rekabet artık teknolojik kapasiteyle kazanılıyor.
2025 Sağlık Sektörü: M&A Dalgalı Bir Döneme Giriyor — Akıllı Büyüme Zamanı
Sağlık sektöründe 2025’in ikinci yarısı, birleşme ve satın alma (M&A) faaliyetlerinde “seçici ve stratejik” bir dönemin habercisi. PwC’nin son analizi; regülasyon yoğunluğu, fiyatlamadaki belirsizlikler, onay süreçlerinin uzaması ve maliyet baskılarının, sektördeki büyük oyuncuların dahi karar mekanizmalarını yeniden şekillendirdiğini gösteriyor.
Bugün sağlık yatırımlarında artık sadece sermaye gücü değil; stratejik akıl, entegrasyon kapasitesi ve uzun vadeli değer üretme becerisi merkezi konumda.
Bu yeni dönemde öne çıkan stratejik gerçekler:
•“Her gördüğünü alma” dönemi bitti; katma değer yaratan hedefler ön planda.
•Büyük satın almalardan çok, entegre edilebilir, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir modeller revaçta.
•Dijital sağlık, yapay zekâ, veri yönetimi ve sağlık finansmanı dönüşümü, M&A kararlarında belirleyici hale geldi.
•Yatırımcılar artık hızlı büyümeden çok sağlam nakit akışı ve risk azaltma peşinde.
Bugün sağlık sektörü yöneticilerinin önündeki en kritik soru artık “Ne kadar büyüyoruz?” değil; “Hangi büyüme, hangi riske değer?”
Bu dönemin kazananları;
•Operasyonel verimliliğini güçlendiren,
•Finansal disiplinini koruyan,
•Doğru zamanlama ile doğru hedefe yönelen,
•Dijital dönüşümü iş modelinin çekirdeğine yerleştiren kurumlar olacak.
Türkiye’de ve globalde sağlık sektörünün geleceğini şekillendirmek istiyorsak, M&A süreçlerinde sadece bilanço değil; vizyon, uyumlanabilirlik ve entegrasyon zekâsı ile ilerlemek zorundayız.
Dijital sağlık stratejisi olan kurumlarda yapay zekâ yalnızca teknoloji yatırımı değil, iş süreçleri ve organizasyonel değişim anlamına geliyor.
World Economic Forum kaynaklı bir analiz, kırık kemik tanısından ambulans yönlendirmesine kadar yapay zekânın sağlıkta kullanım örneklerini sunuyor; aynı zamanda “ölçeklenebilir kayıt dışı” riskler de vurgulanıyor.
https://t.co/4EDCumWtB5
Kıymetli büyüklerim, yöneticilerim, çalışma arkadaşlarım ve dostlarım,
Bugün, tam 25 yılı geride bırakmanın hem gururunu hem de hüznünü yaşıyorum.
Rabbim bana uzun yıllar boyunca kamuda, özellikle de Sağlık Bakanlığı çatısı altında, yönetici olarak hizmet etme fırsatını nasip etti.
Tabiri caizse, bakanlıkta büyüdüm diyebilirim.
Bu uzun yolculukta benden önce giden kıymetli büyüklerimden çok şey öğrendim; ardımızdan gelen genç arkadaşlara da bildiklerimi aktarmaya, bir şeyler üretmeye gayret ettim.
Kimi zaman başardık, kimi zaman eksik kaldık ama iyi niyetimizi, sakinliğimizi ve samimiyetimizi hep koruduk.
Bu süreçte yolumuzun kesiştiği herkese faydalı olmaya çalıştım.
Ancak biliyorum ki bu uzun maratonda herkesin gönlünü hoş tutmak her zaman mümkün olmadı.
İstemeden kalbini kırdıklarım, gücümün yetmediği için taleplerini karşılayamadıklarım mutlaka olmuştur.
Hakkınızı helal edin. Benim de hakkım helal olsun.
Bugün benim için bir dönüm noktası…
Yaklaşık 17 yıldır sürdürdüğüm yöneticilik görevimi ve kamu hizmetimi noktalama kararı aldım.
Bu kararı vermek kolay olmadı, bu yüzden içimde bir miktar burukluk da var.
Ancak artık mesleki birikimimi ve tecrübemi kendi işlerime yönlendireceğim yeni bir döneme adım atıyorum.
Bu uzun yolda bana eşlik eden, destek olan, öğreten, yol gösteren herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Bundan sonra da varlığınızı ve dualarınızı hep yanımda hissedeceğim.
Hepiniz Allah’a emanet olun.
Sevgi ve saygılarımla,
Endam Aksu
Sağlıklı başlangıçlar için zamanı gelmedi mi? Bir telefon uzağınızdayız.
Sigarayı bırakmak için ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nı arayabilir, uzman desteği alarak sigara bağımlılığından kurtulabilirsiniz.
#DumansızTürkiye