Daniela Klette ve yoldaşlarının en temiz işiydi. Hem bir final, hem de derin bir vefa hareketi...
Bir hasta tutsak ve bir final hareketi https://t.co/5wz6sAekIG
Okul cinayetleriyle ilgili olarak devrimci sosyalist örgütlerin şiddetten, kutuplaşmadan, dizilerden söz etmesi garip oluyor. Gençlerin korkunç yalnızlığına ve ufuksuzluğuna müdahale edip onları örgütlemekle yükümlü olanların dışsal faktörlere gönderme yapması doğru mu gerçekten?
TC Meclisi, Kürt isyanının önderinin ayağına gidip yüzyüze görüşme kararı alıyor ve herkes bu pozitif ve olağanüstü tarihi olaydan değil, CHP'nin ne yaptığından söz ediyor, asalım keselimler ortalığı kaplıyor. Biraz sak��n mi olunsa acaba?
İğrenç ve kanlı bir iş olan silah ve savaş uçağı satışları o kadar yüksek kâr oranlarına sahiptir ki, şirketler satışlar için belli miktarda rüşvetleri her zaman ‘olağan harcama’ sayarlar; silah ticaretinin kurtlar sofrasında yerel yöneticilerin gönlünü hoş etmek işin kuralıdır.
📌 Asıl çarpıcı olan, bir yandan milyarlarca doları savaş uçaklarına, savunma sistemlerine harcayan, diğer yandan ise Bayraktar gibi ‘yerli’ imalatçılarını memleketin en zenginleri yapan Türkiye’nin hiçbir dış ülkeyle savaşmıyor olması
✍ M. Ender Öndeş
https://t.co/Z6eyahjP2C
Esat Oktay’ı lanetleyip Ben Gvir’i ve onun arkasındaki soykırımcı laneti hoş görmek tartışılabilecek bir şey değil. Birinin sana zarar vermesi, uzakta olan diğerini daha kabul edilebilir yapmaz. Katiller arasında ayrım yapmamak, devrimci hareketlerin en temel ilkesidir.
📌Ben Gvir’i sevebilir miyiz?
▪Ben komplo teorilerine pek değer vermem ama doğrusu Mossad’ın da trol piyasasını tamamen boş bıraktığını düşünmüyorum. Ama sorun onlar değil
🖊M. Ender Öndeş
https://t.co/icd7KR9796
@t24comtr Seçimler öncesinde Göle'deydim. CHP'nin son anda 'Kent Uzlaşısı' yapmayarak bu adamı aday gösterdiğini ve DEM'in de mecburen son saniyede aday bulup gösterdiğini hatırlıyorum.
Peki ne oldu şimdi?
Bunun bir açıklaması var mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağının Washington’dan havalanmaya hazırlandığı saatlerde gazetecilerin uçakta soracakları sorular liste halinde bana geldi. Hem de soruların altında kimin o soruyu soracağı da yazıyordu. Türkiye saatiyle 22.10’du sorular geldiğinde.
Bu soruları, tanık olmaları için iki gazeteci arkadaşımla daha Erdoğan ile sohbetin açıklanmasından saatler önce dün gece ve bu sabah erkenden paylaştım.
İletişim Başkanlığı’ndan Erdoğan’a sorulan sorular ve yanıtlarının medyaya gönderilmesinden sonra bendeki metinle karşılaştırdım! Gerçekten de bana saatler önce gelen sorular -sözcüğü sözcüğüne olmasa da- aynı şekilde Erdoğan’a sorulmuştu. Hatta soruların sıralaması da uyuyordu.
Gerçi daha önce uçaktaki gazeteciler, soruları kendilerinin belirlediklerini savundular ama eğer İletişim Başkanlığı ellerine hazır soru vermiyorsa nasıl oldu da bu sorular bana saatler öncesinden gelebildi? Umarım İletişim Başkanlığı ya da Cumhurbaşkanlığı’nın bu konuda bir açıklaması vardır.
Zaten sorulan sorular da çok eksik. Düşünebiliyor musunuz, ABD ile enerji alanında yeni anlaşmalar imzalanmış, Rusya’dan petrol ve doğalgaz almayın denmiş, Boeing uçak alımı için anlaşma imzalanmış! Ancak bunları sormamış uçaktaki gazeteciler���
Hadi hepsini geçtim, F-35 konusunda Trump ile görüşmede ne olduğunu bile sormaz mı bir gazeteci?