Ortada bir skandal varsa; bu da eksik ve yanlış bilgilerle atılan bu twit.
Bursaspor logolu tespih satan şahsa yönelik herhangi bir tazminat davası açılmamış.Kendisi -lisanssız ürün sattığı tespit edilen herkese yapıldığı gibi- arabuluculuk görüşmesine davet edilmiş.
Arabuluculuk davetine icabet etmesi durumunda, lisanssız ürünlerin satışının durdurulması istenecek ve durum sulh içinde çözüme kavuşacaktır.
Bu arada ilgili şahsa Trabzonspor başta olmak üzere farklı kulüplerden de suç duyurusunda bulunulmuş.
Tamamen yanlı ve yanlış bilgiler içeren bu twitinizi silmenizi rica ediyorum.
2026 FIFA Dünya Kupası’na yalnızca 19 gün kaldı. Ancak toplumumuzda hâlâ bu büyük organizasyona bu yıl da katılamamışız gibi bir atmosfer hakim.
Oysa bu heyecanı hep birlikte yaşamak, ülkemizin birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde göstermek bizim elimizde.
Sesimizin ulaştığı tüm vatandaşlarımızı; evlerini, balkonlarını ve iş yerlerini şanlı Türk bayrağımızla donatarak Dünya Kupası ruhuna ortak olmaya davet ediyoruz.
Aynı zamanda tüm futbol sayfalarını, taraftar oluşumlarını ve geniş kitlelere hitap eden futbol medyasını bu harekete destek vermeye çağırıyoruz.
Haydi Türkiye, Dünya Kupası heyecanını hep birlikte yaşayalım!
#AsBayraklarıTürkiye 🇹🇷
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun! 🇹🇷
Bağımsızlığımızın simgesi, gençliğe armağan edilen bu anlamlı günü kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygıyla anıyoruz.
Bursaspor U19 - Eskişehirspor U19 Maç Sonu
(Kazanan gerçekten Eskişehirspor mu oldu?)
Kağıt üzerinde Eskişehirspor turu geçen taraf olsa da iki takım arasındaki oyun farkının ciddi şekilde irdelenmesi gerekiyor. Kaybeden takım gerçekten kaybetti mi? Kazanan takım gerçekten kazandı mı? Bu hikayeleri sadece sonuç üzerinden okumak, bu çocukların gelişimi açısından yapılabilecek en büyük hatadır.
Kulüpler mali krize girip zora düştükten sonra, altyapı destekli kadrolarla amatör kümelere kadar paraşütsüz inmeleri şaşırtıcı değil. Bu çocukların fiziksel olarak elit seviye için henüz yeterli olmadığını zaten herkes biliyor; ancak bu sorunun nedeni çocuklar değil, ülke futbolunun genel yapısı.
Fiziksel olarak yapılamayan dokunuşların elbette yapısal nedenleri var; peki bu çocuklara futbolu öğretememenin açıklaması ne? İki takım arasındaki uçurumun bireysel kalitelerle hiçbir alakası yok.
Bursaspor takımının saha içi konumlanması, baskı kalitesi, saha içi organizasyonu, hareketliliği ve doğru pozisyon alışı o kadar belirgin ki... Buralara çok kafa yorulduğu, net bir teknik direktör dokunuşu olduğu sahada hemen okunuyor. Eskişehirspor tarafında ise konuşulan tek konu hâlâ şu: "Bu çocuk yetenekli mi, bundan futbolcu olur mu olmaz mı?"
Çocuklar istediği kadar yetenekli olsun; sen altyapıda oyunun doğrularını öğretmediğin sürece bu çocuklar A takıma çıktığında acı bir gerçekle yüzleşiyor. Sadece teknik kalitesiyle o seviyede barınamayacağını anlayan oyuncu, futbolu sıfırdan öğrenmeye çalışıyor. Biz ise o süreçte sabır gösteremeyip çocuğu gönderiyoruz; 6-7 yıl sonra başka kulüplerde futbolu öğrenmiş şekilde karşımıza çıktığında da "Bizdeyken böyle değildi" demek zorunda kalıyoruz.
Maçtaki genel durumu şöyle özetlemek lazım: Mücadelenin birinci dakikasından doksanıncı dakikasına kadar, Bursaspor oyunu nasıl istiyorsa maç öyle oynandı. Skor 1-0’ken topu rakibe vermek istemediler; Eskişehirspor'un ise o topu alacak ne fiziksel gücü ne de taktiksel planı vardı.
Ne zaman ki maç bitti havasına girildi, işte o an bireysel yetenekler anlık olarak devreye girdi ve skor bir anda 2-2’ye geldi. Burada oyun gücü değil, tamamen bireysel yetenek reaksiyon verdi; bu ayrıma çok dikkat etmek lazım.
Bugün 3. Lig’den bir takımın yetkilisi bu maçı izlese, Bursaspor kadrosundan en az 6-7 ismi takımına katmak isterken, Eskişehirspor’da bu sayı 1’i geçmez. Şimdi sormak lazım: Kazanan gerçekten Eskişehirspor mu oldu?
3.Lig’e kontenjan kuralı geldi. Teknik direktörler artık işin taktik kısmını geçip genç oyunculara önce “nerede durmaları gerektiğini” öğretmeye çalışıyor. Çünkü bu çocuklar futbolun içindeler ama futbola hâlâ yabancılar.