After much reflection, I have decided to resign from my position as Director of the National Counterterrorism Center, effective today.
I cannot in good conscience support the ongoing war in Iran. Iran posed no imminent threat to our nation, and it is clear that we started this war due to pressure from Israel and its powerful American lobby.
It has been an honor serving under @POTUS and @DNIGabbard and leading the professionals at NCTC.
May God bless America.
Yankee Go Home
Ey Amerika, senden ölesiye nefret ediyoruz. Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de öldürdüğün mazlum insanlar için senden nefret ediyoruz. Latin Amerika’da sömürdüğün, Afrika’da köleleştirdiğin halklar adına senden nefret ediyoruz.
Sen bizim azılı düşmanımızsın.
Sana her kurşun sıkıldığında, askerlerinden her biri can verdiğinde inan kalplerimiz neşe doluyor. Sana karşı direnenlerin, seni korkutanların resimlerini duvarlarımıza asıyor, onların her birine kahramanlık madalyaları takmak istiyoruz. Sen bize çok acılar çektirdin. Filistin’de, Irak’ta, Afganistan’da çocuklarımızı öldürdün. Bağdat’ta, Kabil’de şehirlerimizi bombaladın. Guantanamo’da, Ebu Garip’te, Bagram’da kardeşlerimize işkenceler yaptın.
Çiçeklerimizi kopardın; nehirlerimizi, gökyüzümüzü kirlettin.
Aşka, insanlığa, şiire, kutsal kitaba, tarihe ihanet ettin. Topraklarımızı sömürdün, her şeyimizi çaldın ve dünyayı yaşanmaz hale getirdin.
Bir gün öldürdüğün çocuklar adına, sömürdüğün halklar adına, acı çektirdiğin kadınlar adına, Doğu adına, Afrika adına senden hesap soracağız. Sana, “Özgürlük Heykeli’ni, demokrasini, CocaCola’nı, Mc Donalds’ını alıp başına ��al” diyeceğiz.
Biz şimdi yüreklerimizde sana karşı büyük bir isyan, büyük bir öfke büyütüyoruz. Senin ismin geçtiğinde yumruklarımızı daha bir şiddetle sıkıyoruz. Silahlarını, bombalarını, tanklarını, tehditlerini de artık umursamıyoruz.
Bizi; Amerika’nın çıkarlarını, yaşam biçimini tehdit eden isyankarlar olarak görebilirsin. Hatta isimlerimizi teker teker terör listelerine alabilir, yerlerimizi ihbar edenlere milyonlarca dolar ödül vereceğini vaad edebilirsin. İnan bunların hiçbirinden korkmuyoruz. Çünkü biz gökyüzüne yükselen ezan seslerine, ebabil kuşlarına inanıyoruz.
Biz Cenk Kalesi’ni, Cenin’i, Lübnanlı Vaad Bebeği, Rachel’i, Muhammed Durra’yı hiç unutmadık. Onlara senden intikam almak, senin canını yakmak için söz verdik.
Doğu’nun çocukları artık dünyaya, senin savaş uçaklarından atılan bombalarla evlatlarını kaybetmiş bir baba gibi bakıyorlar.
Doğu’nun çocukları artık dünyayı Kudüslüler, Gazzeliler, Halepliler gibi, özgürlükleri ellerinden alınmış insanlar gibi görüyorlar.
Bütün bunlara; bunca öfkeye, bunca nefrete sen sebep oldun ey Amerika.
Niçin bir kere dahi gözlerimizin içine bakmaya cesaret edemiyorsun? Çünkü gözlerimizin içine baktığında orada bize çektirdiğin acılardan, isyanlarımızdan izler göreceksin.
Gözlerimizin içine baktığında senden ne kadar nefret ettiğimizi daha iyi anlayacaksın.
Ey Amerika, sana bir gün yaptıklarının hesabını soracağız ve sana haddini bildireceğiz. Çünkü biz, bir ismi de “Müntakim” olan Alah’a inanıyoruz.
bir tanıdığım vardı doksanlı yıllarda. hasbelkader biraz para kazandı; sofralarda en başa oturdu, sözüne kulak kesildi, herkes örnek gösterdi çocuklarına, iltifatlara boğuldu, ortamların en saygın adamı oldu. okuma yazması bile yoktu halbuki. zamanla parayı kaybetti, dünyanın en yalnız insanı oldu. toplumun iyileri, mazlumları, dürüstleri sevdiği hikayeden ibaret. toplum güçlüleri, zenginleri, iktidar sahiplerini tutar her zaman. onların yanında hizalanır. o yüzden eski model bir arabayla gezenler değil, lüks araba konvoylarıyla turlayanlar kazanır her zaman.
Onlar sadece birer bere değil; şefkatin, emeğin ve hayır duasının ta kendisidir.🧣
Yalova’da yaşayan 75 yaşındaki Sabahat teyzemizin örmüş olduğu 400 bere, Siirt İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli kahraman Jandarma Komandolarımıza ulaştırıldı.
Bereleri teslim alan Jandarma Komandolarımız, Sabahat teyzemize teşekkür mesajlarını iletti.
📍Yalova ↔️ Siirt
#Jandarma
#JandarmaKomando
Bülent Akyürek'e doğduğu ilk yıllarda dünyadaki en nadir genetik hastalıklardan birinin teşhisi konuldu. 'gaucher'
Doktorlar 3 yaşında ölür,7 yaşına kadar yaşar ,12 yaşını görmeyebilir derken o hastalığını önemsemeden ümit etmeyi bırakmadan, bir hayalin peşinde "yazar" olabilmek
🔴Engin Tuncer (Eyüp Sabri Tuncer Yön. Kur. Bşk.) Bir insanın on beş tane, yirmi tane, yüz tane dairesi varsa bu kul hakkına girer. Gayrimenkul biriktirmek insanların barınma hakkını elinden almaktır.
✔️Ailemizde kimsenin ikinci dairesi yoktur. Ne şirketimizin ne de ailemizden hiç kimsenin bir tane kirada gayrimenkulü yoktur.
@malikulat Son 10 yılımıza baktığımda, şehir, taşra ya da köy fark etmeksizin değerlerimizin ve kültürümüzün yok oluşuna şahit oluyorum. Köksüzleşiyoruz; ailemizde, sokağımızda, mahallemizde ve toplumun her alanında ne yazık ki bunun yansımalarını ve yıkımlarını görüyoruz.
Türk tiyatrocu ve sanatçısı Şevket Altuğ, “Sizi ekranda neden göremiyoruz?” sorusuna şu cevabı vermişti:
“Ana akım medyaya sokulan ABD’li ‘uzmanlar’ tarafından Türk toplumunun değerleri değiştirildi! Bütün dizilerde tabanca, tüfek, mafya, yatak, aldatma… Millet birbirini öldürüyor!
Bu ortamda ben olamam. Çünkü biz yaptığımız işlerde topluma sevgiyi, hoşgörüyü, toleransı, mahalle kültürünü, birlikte yaşamayı ve dayanışmayı öğretmeye çalıştık.
Böyle bir senaryoyla karşılaşırsam, yaşıma rağmen hâlâ oynayabilirim. Ama karşılaşacağımı pek zannetmiyorum. Toplumu TV’lerde ‘CIA eliyle’ kirlettiler; mahvedip böldüler. Gündüz kuşağı zaten rezalet ama kimse umursamıyor! Bilinçli bir tükenişe götürüyorlar.”
Enflasyonu 30'un altına düşürme çabası devam ediyor. TÜFE Kasım ayında 0,87 artmış.
Ne diyor Çinli Bilge Sun Tzu: "Beni ilk kez aldattığında sana, ikinci kez aldattığında bana yazıklar olsun."
🔴 Zülfü Livaneli:
Abdülhamid kitabını yazdığımda ona çok hücum etmemi istediler. Oysa II. Abdülhamid, 34 yıllık imparatorluk döneminde sadece 11 idam kararı imzalamış; onların da biri hariç hepsi adi suçlardan.
Aynı dönemde Belçika Kralı Leopold, kauçuk işçisi çocukların kollarını kestirip saraya getiriyor ki tatmin olsun diye. Bir milyondan fazla insanın kolu kesiliyor.
Ama biri ‘Kızıl Sultan’, diğeri ise gelişmiş, uygar bir Batılı…
Batılı tarihçileri okudukça hayal kırıklığına uğruyorum. Tarihi nasıl çarpıttıklarını gördükçe şaşırıyorum. ‘Avrupa değerleri’ dedikleri şeyler… İnsan hakları, evrensel bildirgeler falan. Avrupa’nın bunlarla uzaktan yakından ilgisi yok. Gazze’de yaptıklarını görmüyor musunuz? Tarihleri baştan sona soykırımlarla dolu.
Ben Batı’yı okudukça ve anladıkça Batı’dan hoşlanmamaya başladım.