En ufak meselede iktidar seçmenine “koyun” diyenler, önlerine konulan her adaya “tıpış tıpış” gidip oy verdiler.
Dünyanın en beceriksiz en ahlaksız adamları, kendilerini Atatürkçülük maskesi ile pazarladı, neredeyse sırtlarında taşıdılar.
Yetmedi… Mücadelenin en yoğun zamanında FETÖ’nün kayığına hiç düşünmeden bindiler, her algı operasyonunun peşine takıldılar.
O da yetmedi… Sırf iktidara zarar verme uğruna devlet kurumlarını itibarsızlaştırdılar; ne idüğü belirsiz dernekleri ise devletin alternatifi gibi pazarladılar.
Bugün oy verdikleri adama “hain” diyorlar.
Para yağdırdıkları adam ise dolandırıcılıkla suçlanıyor…
Millete “koyun” diyenler biraz olsun utanır mı?
Sanmam
Temmuz 2026 maaş artışının ardından öğretmen maaşı ile ek ders ücreti arasındaki makas daha da açıldı.
1 saatlik kadrolu öğretmenin brüt ek ders ücreti 220 TL.
Ek ders ücretleri ile ilgili daha önce Bakan @Yusuf__Tekin iyileştirme yapılacağını söylemişti.
Ek ders ücretleri, acilen güncellenmeli, hak ettiği değeri bulmalıdır.
Tüik verilerine göre Haziran ayı enflasyonu 0,99 olarak belirlendi.
Ocak-Temmuz ilk 6 aylık kümülatif enflasyon %17,76 olarak ortaya çıktı.
Memur ve memur emeklisi toplu sözleşme + enflasyon farkı ile beraber %13,52 artış (!) alacak.
Memur ve memur emeklisi %4,26 oranında Tüik enflasyonunun altında kaldı.
Sendikaların bir günlük "İSTİYORUZ" temalı şovu başlamıştır.
TV kanallarının eşi çalışmayan 3 çocuklu başöğretmen maaşını yayınlama günü gelmiştir.
Öğretmen sayfaları da dahil olmak üzere müjde gibi boy boy öğretmen maaşı duyurma vaktidir.
Koşun.
Hafta sonu belki sinemaya gideriz diye vizyondaki filmlere bir bakayım dedim. Torium AVM'nin sinemasında eş zamanlı olarak 6 tane korku filmi oynuyor. Bu normal mi? İsimleri de şunlar:
Habis: Son Dua
Yetimhane: Sahipsiz Cinler
Kıble: Bitlisli Belkıs
Cehennem Ayini
Hokum
Lee Cronin'den Mumya
Bir de sinema sektörü dini literatürümüze neden bu kadar düşkün? Kan kırmızısı bir afişin üzerine niye kıble, dua bilmem ne yazıyorsunuz? Bir de cinli şeytanlı sahnelerde niye fonda Kuranı Kerim sesi var? Bir sürü çocuk dini kavramları ilk kez karanlık bir sinema salonunda, çığlık sesi efektleriyle öğreniyor. Yok yok! Var bu işte bir iş!
Okullarda Şiddete Yönelik Çözüm Bildirimiz!
⚫ Zorunlu eğitimi bugün itibariyle kısaltın.
⚫ Okulda ya da dışarıda suç işleyen bir çocuğun ailesi de aynı suçu işlemiş gibi yargılansın.
⚫ Okullarda öğretmenlerin yetkisini artırın ve disiplin yönetmeliğini lağv edip ceza yönetmeliği ilan edin.
⚫ Okullara mutlak suretle güvenlik ve okul polisi ataması yapılmalı.
⚫ Okul girişlerinde Xray cihazı olmalı.
⚫ Sosyal medyada öğretmenler hakkında olumsuz sistematik algı yapanlara soruşturma açılmalı.
⚫ Çocukları okula başlayacak velilere her yıl zorunlu eğitim verilmeli.
⚫ Öğrencilerin sosyal medya kullanması yasaklanmalı.
@sadiktanrikulu Anne babadan sevgi merhamet vb değerleri görmeyen belli bir yaşa gelmiş bir çocuğa ahlak anlatmaya çalışmak nasıl bir şey biliyor musunuz? 1 hafta gidim bir okulda derse girin. Her sınıfta olağandışı bir çocuk görecek dersi nasıl sabote ettiğine şahit olacaksınız.
@sadiktanrikulu Başta bende sizin gibi düşünüyordum. İlk kez iş bırakma eylemine katıldım. Burada protesto edilen tabiki çocuklar değil. Bizim muhatap kabul ettiğimiz kişiler devlet büyükleridir, sorumlulardır. Akşama kadar tvde ve İnternet ortamında çocukları zehirleyen içerik üreticileridir.
Geçen gün arabayla eve dönüyorduk. Önümüzdeki araba çok yavaş ilerliyordu.
Düşünmeden öfkeyle söylendim:
“Niye böyle kullanıyor bu arabayı diye”
Arka koltuktan oğlum sakin bir sesle dedi ki:
“Belki de Japon balığını taşıyordur baba. Suyu dökülmesin diye yavaş gidiyordur.”
Bir an duraksadım.
Japon balığı mı?
Ama sonra düşündüm...
Belki de gerçekten öyledir.
Ona dönüp şöyle dedim:
“Belki de en sevdiği dondurmayı yiyordur, elinden düşürmemeye çalışıyordur.”
“EVET! O da olabilir!” diye heyecanla bağırdı.
“Başka ne olabilir sence?” dedim.
Biraz düşündü, sonra şöyle dedi:
“Ya da kucağında bir yavru kedi vardır.”
İşte o an... bütün kızgınlığım geçti.
Çünkü arka koltuktaki bu küçücük insan, empatiyi seçmişti.
Ben de onun gibi yapmak istediğimi fark ettim.
Sonra dedim ki:
“Bir oyun oynayalım. Adı ‘Belki de’ oyunu olsun. Birini anlamadığımız bir şekilde davranırken gördüğümüzde, kötü bir ihtimal yerine iyi bir ihtimal düşünelim.”
“Tamam!” diye sevinçle bağırdı.
Aynı gün markete girdik.
Bir çocuk reyonda çığlık çığlığa ağlıyordu.
Oğluma eğilip fısıldadım:
“Belki okulda zor bir gün geçirmiştir.”
O da bana fısıldadı:
“Belki en sevdiği oyuncağı kırılmıştır.”
Birbirimize baktık, gülümsedik ve yolumuza devam ettik.
O gece yatağına girerken dedi ki:
“Baba, ‘Belki de’ oyununu çok sevdim. Hep oynayalım.”
“Tamam,” dedim.
Ve işte o an... içim sıcacık oldu.
Çünkü açıkçası ben, insanların önce iyi ihtimali düşündüğü bir dünyada yaşamak istiyorum.
“Belki kaba değil... belki zor bir gün geçiriyordur.”
“Belki kötü değil... belki çok yorulmuştur.”
“Belki sinir bozucu değil... belki sadece sevgiye ihtiyacı vardır.”
Hepimiz insanlar hakkında varsayımlar yapıyoruz. O zaman neden iyi varsayımlar yapmayalım?
Çünkü bunu yaptığımızda; empati kurabilen, şefkatli ve anlayışlı çocuklar yetiştiriyoruz.
———
Birçok yerde (instagram, facebook, linkedIn) görünce asıl sahibini bulamadım alıntı için referanslayamadım. Son dönemde okuduğum güzel yazılardan.
🔴 Osman Nuri Topbaş:
Yediğiniz gıdalar vücudunuza sadece maddi güç vermiyor, aynı zamanda insanın huzuruna ve ahlakına etki eden manevi bir güç veriyor.
Yemeği pişiren kişinin ruh hali, inancı ve temizliği yemeğe siner ve onu yiyene de sirayet eder.
Yarın Ocak 15'
Bir okulda görev yapan 5 Matematik öğretmenin sırasıyla aylıkları
1-Ücretli Öğretmen 20 bin
2-Sözleşmeli Öğretmen 63 bin
3-Kadrolu 9 yıllık öğretmen 66 bin
4-Uzman Öğretmen 75 bin
5- Başöğretmen 83 bin
Aynı işi, aynı görevi sorumluluk ve çalışma alanı değişmeden yapan 5 matematik öğretmenin kazançları bu şekilde olacak.