♻️ Camkurtaran Projesi ile 6,5 ton cam ambalaj atığını geri dönüşüme kazandırdık!
Pendik Belediyesi ve ÇEVKO Vakfı iş birliğiyle yürütülen Camkurtaran Projesi kapsamında, Pendik’teki AVM’lerde kaynağında ayrı toplanan cam ambalaj atıklarının miktarı 6,5 tona ulaştı.
Toplanan cam ambalaj atıkları geri dönüşüm sürecine dahil edilerek yeniden üretime kazandırılıyor; doğal kaynakların korunmasına ve döngüsel ekonomiye katkı sağlanıyor. 🌍
Bu değerli sürece katkı sağlayan tüm işletmelere, çalışanlara ve paydaşlarımıza teşekkür ederiz.
Camkurtaran ile camın değerini geleceğe taşıyoruz.
#Camkurtaran #ÇEVKOVakfı #PendikBelediyesi #CamGeriDönüşümü #SıfırAtık #DöngüselEkonomi
♻️ Pendik’te cam ambalaj atıkları kaynağında ayrı toplanıyor.
Pendik Belediyesi ve ÇEVKO Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Camkurtaran Projesi kapsamında, ilçedeki AVM’lere yerleştirilen özel kumbaralarda cam ambalaj atıkları diğer atıklardan ayrı olarak biriktiriliyor.
Toplanan cam ambalaj atıkları, ayrıştırma tesislerinde işlenerek yeniden üretime kazandırılıyor. Böylece doğal kaynakların korunmasına ve döngüsel ekonominin desteklenmesine katkı sağlanıyor. 🌍
Camkurtaran ile camın değerini geleceğe taşıyoruz.
#Camkurtaran #ÇEVKOVakfı #PendikBelediyesi #CamGeriDönüşümü #SıfırAtık #DöngüselEkonomi
🎓 KARBON AYAK İZİ VE EMİSYON HESAPLAMA EĞİTİMİ (ÜCRETSİZ)
🌱 Şirketinizin karbon ayak izini gerçekten biliyor musunuz?
Dünyada işletmeler için yeni dönem başladı.
Karbon emisyonlarını ölçemeyen ve yönetemeyen kurumlar, geleceğin rekabet ortamında zorlanacak.
Bu eğitimde;
🌍 Karbon ayak izi nasıl hesaplanır?
📊 Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları nedir?
📑 ISO 14064 ile sera gazı raporlaması nasıl yapılır?
♻️ Emisyon azaltım stratejileri nelerdir?
hepsini öğrenin.
🚀 Geleceğin sürdürülebilir işletmelerine hazırlanmak için ücretsiz eğitime katılın.
👇 Ücretsiz Kayıt için sitemizi ziyaret ediniz: https://t.co/8id1YKj4zq
#SürdürülebilirGelecek #KarbonAyakİzi #ÇevreYönetimi #YeşilDönüşüm
Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi vakasını anlamak için Doç. Dr. Özkan Öztürk'ün selefi Mithat Tekçam'ı anmamak olmaz. Okulun kurumsal organizasyonu onun olağanüstü gayretinin neticesi. Bu tür okullarda yöneticilerin vizyonu, gayreti de büyük olmak icap eder. Başka türlüsü mümkün değildir.
Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi ciddiyetle etüt edilmesi gereken bir vaka nicedir. Maalesef bu çarpıcı eğitim vakası layıkıyla incelenemiyor. Nedenleri malum. Bunlara girmeyi gereksiz buluyorum. Kendi etüdümü yapayım.
Öncelikle okulun ÖSYM metotlarıyla ölçülmesi mümkün olmayan fevkaladelikleri var. Batıda böyle okul örnekleri çoktur. Azıcık araştıran bu örnekleri ve onlardaki nitelikleri kolayca bulabilir.
Nedir bunlar?
Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, öğrencilerine her şeyden önce "kendilik bilgisi" veriyor. Bu yüzden bu yıl sözel birincisi olan öğrenci üniversitede animasyon okumak istiyor. Geçen yılki öğrenci ilahiyatı seçmişti. Roger Garaudy'nin anlattığı Don kişotluk"tur bu. İdealleri gerçeklerden üstün tutmaktır. Seçkin bir duygu ve soylu bir düşünceyle dolmaktır. Zaten mezun olan öğrencilerle azıcık sohbet ettiğinizde şaşırtıcı bir entelektüel irtifaya sahip olduklarını hemen görüyorsunuz. Çünkü bu öğrenciler hazırlık, dokuz ve onuncu sınıf boyunca test çözmüyor. Kitap okuyor, filmler izliyor. Sosyal sorumluluklar üstleniyor. Hatta o sınıflar boyunca test çözmek ayıp karşılanıyor. Okulun öğle araları, ders sonları onlarca spesifik akademik çalışmalara ayrılıyor. Hafta sonları da öyle. Geziler, kamplar… Merak eden okul almanaklarına bakabilir. Pek az kurum bunca sosyal, kültürel faaliyet yürütmektedir. On birinci sınıf bir geçiş süreci. Yavaş yavaş üniversiteye hazırlanmaya başlıyor öğrenciler. On ikinci sınıftaysa artık kendilik bilgisi kazanmış, akıllarına hükümleri geçen gençlerin zekalarını kullanma zamanları geliyor ve işte o vakit, ÖSYM metotlarıyla ölçülebilen başarı geliyor. Türkiye maalesef bu ikinci başarıyı da konuşmuyor kanımca. Dedikodusunu yapıyor, diyeceğim ama o da değil. İpe sapa gelmez lakırdılar dönüp duruyor.
Tam da bu noktada okulun mezunu olmanın verdiği sorumlulukla üniversitedeki konumunu bırakıp lise müdürlüğü yapmayı seçen Doç. Dr. Özkan Öztürk’ün kaderini konuşmak lazım. Dünyada eğitimin özü lisedir. Biz bunu fark edebilmiş değiliz. Öztürk, eğitim üzerine bana göre Türkiye’de en esaslı fikirlere sahip kişilerin başında gelmektedir. İbnü’l Arabî de bilir Wittgenstein da… Lise gencinin kendilik bilgisine sahip olmasının onu ferd yapacağını bilgisinden dem vuran çoktur ama bunu yukarıda andığım aksiyonlarla aktüel edebilmek Öztürk'ün kaderinin başarısıdır. Kariyerist, maksimalist bir başarıyı hedeflemiş olsa bu zeki gençlere sadece on ikinci sınıfta değil hazırlıktan itibaren test çözdürüp sınava hazırlayabilirdi. Yapmıyor. Öztürk’ün eğitim görüşü kişilik gelişimini her şeyin önüne koymakta. Aksini uygulansa bu gençler ilk yüzden yirmi küsur kişiye değil elliye de ulaşabilir. Lakin bu ne ifade eder ki… Kişide şahsiyet gelişimi bu yaşlarda oluşmamışsa posterden ibaret kalan görüntülerle karşılaşılır. Nitekim zaman içinde pek çok başarılı kişi hayatta kaybolurken orta seviyeli sayılanlar asıl büyük işlere imza atabilmektedir.
Okulun mezunlarının kazandıkları gözde üniversitelerde okullarının atmosferini bulmakta zorlandıkları için bir ayaklarını hep okullarına tutmak istemeleri eğitimden anlayabilenler için çarpıcı bir göstergedir. Bu öğrenciler bir yandan Türkiye’nin en iyi üniversitelerinde eğitim alırken bir yandan da bir araştırma enstitüsü gibi çalışan okullarıyla bağlarını sürdürmektedirler.
Kartal Eğitim Vakfı’nın buradaki eğitim aksiyonuna güveni, desteği ayrı bir etüt konusu olmalı. Buna burada girmeyeceğim.
Umuyorum ki Türkiye’nin öteki seçkin okulları gibi Kartal Anadolu Lisesi de ciddiyetle etüt edilir. Giderek bunun ötesine geçilir ve buradaki model derece derece her okula kendi gerçekleri nispetinde uygulamaya konulur. O vakit milli eğitiminizin idealler üzerinde mevcut şartlarını nasıl dünya ölçeğinde aşabileceği görülecektir.
Meslek lisesinde elektronik okuyup edebiyata geçmiş, yıllarını bilinçsiz bir eğitime heba etmiş biri olarak milletimizin hiçbir gencini diğerinden ayırmadan yürekten dileklerimdir bunlar. Benim gibilerin pek çok olduğunu da biliyorum.
Üniversite sınavı hayatın tamamı değil, sadece ilk adımı..
Bugün istediğin sonucu alamamış olabilirsin ama bu, yarın başarılı olamayacağın anlamına gelmez. İş hayatında kazananı çoğu zaman üniversite değil; çalışkanlık ve iletişim belirler. Maraton daha yeni başlıyor gençler..
♻️ Cam ambalaj atıklarının kaynağında doğru şekilde ayrı biriktirilmesi, kaliteli geri dönüşümün ilk adımıdır.
İçecek şişeleri ve gıda kavanozları gibi cam ambalajlar geri dönüşüme kazandırılabilir. Buna karşılık ayna, porselen, seramik ve ısıya dayanıklı cam eşyalar cam ambalaj geri dönüşüm sistemine dahil değildir.
Cam ambalaj atıklarını kaynağında doğru şekilde ayrı biriktirerek doğal kaynakların korunmasına ve döngüsel ekonominin güçlenmesine katkı sağlayabilirsiniz.
#Camkurtaran #ÇEVKOVakfı #CamGeriDönüşümü #SıfırAtık #DöngüselEkonomi
Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, akademik başarı, yabancı dil ve çok yönlü eğitim modeliyle LGS’de yüksek puanlı öğrencilerin tercih listesinde
🗣️ Okul Müdürü Doç. Dr. Özkan Öztürk:
❝Geçen sene YKS'de ilk 100'de 25 derece vardı, 18 öğrencimiz birçok alanda ilk 100'e girmişti. 60, 70 öğrencimiz mühendislik fakültesini tercih ediyor. 40 kadar tıp fakültesine giden öğrencimiz var❞
https://t.co/hOvlQW2RVr
Celtic taraftarının Filistin desteği bir sembol değil bir duruş.. Tibünler futbolun ötesine geçen bir mesaj veriyor. İsrail’in tüm tehditlerine rağmen Celtic taraftarı her defasında daha fazla Filistin bayrağı ile maça geldi..
Peki ya biz?..
Devamı; TRT Belgesel Gol Atan Cepheye
♻️ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın başlattığı, geri dönüşüm alanında önemli bir adım olan Depozito İade Sistemi’ne Pendikli komşularımız da yoğun ilgi gösterdi.
Çevreye duyarlı bu uygulamanın ülkemiz genelinde daha da yaygınlaşmasını diliyoruz.
📍 Pendik Korusu
#NeVarsaPendikteVar
NATO Zirvesi’ne sayılı gün kaldı. Emniyetinden İçişleri’ne, Dışişleri’nden taksicilere kadar Ankara’da ciddi bir hazırlık ve karşılama çabası var.
Olağan bir toplantının bu sene Ankara’da gerçekleşiyor olmasından çok daha kapsamlı ve önemli bir toplantı olacak bizim için. Trump’ından Zelensky’sine bölgenin kaderini belirleyecek herkes Ankara’da olacak.
Gündem de buna bağlı olarak oldukça yoğun ve kritik olacak. F-35’lerin ve uçak motorlarının satılması, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, Amerika’nın AB’deki NATO üslerini boşaltıp yerine bizim askerimizi yerleştirmesi vs. gibi kaderimizi ve refahımızı ciddi anlamda etkileyecek konular bunlar.
2000’lerde ekonominin iyi olmasının sebebi Türkiye’nin bir hikâyesi olmasıydı. Yeni bir yönetim, koalisyonsuz güçlü bir iktidar, genç nüfus, reformlar ve AB uyum çabaları derken küresel sermayeden acayip sıcak para getirebildiğimiz için o zamanlar güllük gülistanlıktı.
Bugün de bunun gibi bir hikâyeye ihtiyacımız var. Bu NATO Zirvesi de o hikâyenin ilk bölümü olacak kadar önemli. Bölgenin güvenliği konusunda Amerika’dan daha çok sorumluluk alırsak, Avrupa’nın da Rusya korkusuna karşı arkalarında duracağımızı gösterirsek yeniden 2000’lerdeki gibi küresel sermaye talebi yaratabiliriz. Bu da hepinizin hayat şartlarını olumlu etkiler.
O yüzden ne olur şu 3-5 gün uslu durun. İnsan kendisine inanmadan önce karşısındakini inandıramaz. Saçma sapan eleştirilerinizi, hükümeti yabancılara şikâyet eden köşe yazılarınızı falan bir kenara koyun.
Bir bok ürettiğiniz yok, işleri yoluna koymaya çalışanların işine destekte olmuyorsunuz.
Bari köstek de olmayın. Bu hepimizin iyiliği için.