Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu (@Basaranaksu_), @nurbetularas 'a siyasete girip girmeyeceği hakkında konuştu:
"Mesele Başaran Aksu gibi birkaç kişinin temsiliyeti değil. Mesele madencinin, tekstil işçisinin, kuryenin Meclis'te, belediye meclisinde ve belediye başkanlığında yer alabilmesi"
➡️https://t.co/igqM0IsUhO
Fatih Yaşlı: "Haluk Levent'in yapmış olduğu şeyler bizim 6 Şubat depreminde ilk 1 hafta yaşananları unutmamızı gerektirmez.
Yani insanlar boşuna mı örneğin durup dururken bir Ahbap diye bir örgüte ve bir şarkıcıya güvendiler.
Bu ahbap ve ünlüler hikayesi tıpkı uyuşturucu ve ünlüler hikayesi gibi. Ünlüler arasında uyuşturucu içenler yok mudur? Vardır. Ama öte yandan o operasyonların esas derdi Türkiye'de uyuşturucu ile mücadele midir?
Bence çıt çıkmasın konsepti diye bir şey var iktidarın aklında.
Ünlüler hiçbir şekilde toplumsal muhalefetle bağlantı kuracak şekilde açıklamalarda bulunmasınlar.
Hepsinin burnunu biz şimdiden bir sürtelim ve onlara daha Türkiye'de muhalefet dalgası yükselmeden bir mesaj verelim.
Biraz bu bence Gezi'den çıkartılan derslerle ilgili. Yani gezide en apolitik ünlüler bile bir şekilde çıkıp oralarda insanlarla birlikte hareket etmek, o protesto dalgalarına katılmak durumunda kalmışlardı."
Bir Zamanlar Anadolu'da, oldukça yerelmiş gibi görünen ama evrensel ve yerel tarihin ötesinde bir meseleyi gündeme getirmesi bakımından belki de çok özel. Hugo Weaving de aslında tam olarak bunu anlatıyor. Gerçekten güzel anlatmış...
🔴2026 YKS Sonuçları Eğitim Sistemindeki Çöküşü Bir Kez Daha Ortaya Koydu
Sonuçların en kaygı verici göstergelerinden biri, sınav puanının hesaplanabilmesi için gereken düzeyde doğru cevap veremeyen, kamuoyunda “sıfır çeken” olarak ifade edilen adayların sayısındaki artıştır. Geçen yıl 40 bin 818 olan bu sayı, bu yıl 67 bin 87’ye yükselmiş; yalnızca bir yılda 26 bin 269 kişilik kaygı verici bir artış yaşanmıştır. On binlerce gencin sınav puanının hesaplanmasına yetecek düzeyde doğru cevap verememesi, bireysel başarısızlıkla açıklanamayacak kadar yaygın ve sistemli bir eğitim sorununun açık göstergesidir.
Eğitim Sen olarak bir kez daha vurguluyoruz: Gençleri sınav cenderesine sıkıştıran rekabetçi ve piyasacı eğitim anlayışı derhal terk edilmelidir. Bunun yerine öğrenciyi merkeze alan, gelişimi rekabetin önüne koyan, pedagojik ve bilimsel ölçütlere dayalı nitelikli bir eğitim anlayışı benimsenmelidir. Eğitim, tüm kademelerde yeterli kamusal kaynak ayrılarak parasız, bilimsel ve demokratik bir hak olarak sunulmalıdır.
https://t.co/GEMuv5Gppg
Sosyalist örgütler dışında deprem yardımlarını tam anlamıyla dağıtan organize hiçbir yapı görmedim.
Hem 99 Gölcük depreminde hem 6 Şubat Maraş depreminde gönüllü olarak bulundum. Değil böyle yolsuzluk iddiası orada kendi ayakkabısı su geçirirken paketli ayakkabıdan bir tane de ben alayım demek akıllarından bile geçmez.
Hatay’da dehşet soğuğun içinde kendimize aldığımız battaniyeleri bile 2.eller arasından seçer paketli ürünleri açmazdık.
Bu dayanışmayı ideolojik olarak benimseyen insanların yapacağı şey değildir.
İstanbul’da AKP’li bir ilçe yöneticisi bile topladığı yardımları gizlice TİP’e emanet etmişti. “Bizimkilere güven olmaz”
Kaç tane lisanslı sporcun var 85 milyonluk ülkesin? Kaç şehirde çocuklar, gençler için sporcu olarak hayal kurabilecekleri olanaklar yarattınız, ne gibi tesisleriniz var, sporu eğitime ne kadar entegre ettiniz? Hayatın başka her alanında olduğu gibi halkı, halkın çocuklarını, milyonlarca genci yok sayın, üç beş tane şımarık velede villa dağıtın, prim dağıtın, sonra da başarı bekleyin. Bu rejimde herhangi bir alanda elde edilen bir iki başarı varsa o da tesadüfidir, mucizedir. Yoksa bu rejimin üretebileceği gerçeklik bu, bu kadar.
Zizek’e göre çağdaş otoriter-popülist liderlerin gücü, utancı ortadan kaldırma biçimlerinde yatıyor. Utanmazlık artık bir ahlaki düşüklük değil, “halka yakınlık” ve “samimiyet” göstergesi. Böylece siyaset, ahlaki normları değil, teşhiri ödüllendiren bir rejime dönüşüyor diyor. ++
🗣️ Yusuf Güney: “Uçaklar niye belli bir eksen üzerinde uçuyor? Niye dünyanın etrafını dolaşmıyorlar?
Amerika’dan Avustralya’ya gidecek uçak 24-26 saat uçuş yapıyor. Arkadan hemen dolansana, oradan 2-3 saatte.”
Şu 2 grafik kapitalist rezaleti net gösteriyor
Global servetin %76'sı tepedeki %10'luk kesimin elinde
En tepedeki %0,01'lik kesim ise servetin %12'sine sahip ve payını giderek artırıyor
2024 kapitalist vahşiliğin yıkıldığı, sosyalizmin güçlendiği bir yıl olsun
Dört güzel belgesel :
1. Dr. Gabor Mate'nin
Travmanın Bilgeliği belgeselini linkten ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.
https://t.co/E9c9apXXQ8
Şifre: belgesel
2. Human/ insan belgeseli https://t.co/F6DtN5grHS
3. What is a woman? Kadın nedir? https://t.co/PUH9o2d1TT
4.👇
En son 10 yıl önce bir uzun metraj çeken Wong Kar-Wai üç yıl uğraşıp her biri aşağı yukarı 50 dakika süren 30 bölümlük bir dizi çekmiş, adı Blossoms Shanghai.
25 saatlik bu dizi bugüne kadar çektiği tüm filmlerin toplam süresinden daha uzunmuş.
Şimdi bir dizi daha çekecekmiş.
Gençlerin hayatlarını futbola adayıp bir gün büyük kulüplere uçuk paralara satılma hayallerine ne demeli. Bir spor, hobi olarak yapılır. Ana meslek, hatta meslek hiç değildir. Günümüz şekliyle topluma bir getirisi yoktur. Aksine zehirli bir toplum çözeltisidir. Farkına varmalı.
Bence de. Şu an futbol dedikleri şey horoz dövüşünden farksız, insanların fahiş paralara alınıp satıldığı bir hipodrom dövüşü. Halkı kumarla, sansasyonlarla uyutan bir silah. Ayrıştırıcı, şiddete yöneltici, vasıfsız insanlar kusan bir düzenin hizmetçisi. Boş hayal ticareti.
Bu hanımefendi 98 sene önce İngiltere'de doğdu.
Babası petrol mühendisiydi,iş için Afrika'ya taşındılar, Uganda'da yaşadılar,Svahili dilini öğrendi, uçsuz bucaksız savanlarda çıplak ayakla koşturdu, macera filmlerini andıran hayatı işte böyle başladı. Çılgın, güzel etrafına ..+