Özgür Özel:
-Açık konuşalım. Türkiye’de yıllardır kurgulanan bir düzen var. Bu düzen, değişmeyen aktörleri, siyasetçileri dayatan bir düzendir. Müesses Nizam, kendi siyaset kurgusu bozulmasın istemektedir. Bu kurguda da CHP’ye de bir yer tarif edilmektedir. Kimi, ‘Derin devlet’, kimi ‘Devlet aklı’ diyerek bu düzeni savunmaktadır. Bir avuç insanın menfaatine derin kılıflar uydurulmaktadır. Bugünün Müesses Nizamı, AK Parti'nin Kara Düzeni’dir. Müesses Nizamın çıkarları ile milletin çıkarları birbirinden ayrışmış, birbiriyle karşıt hale gelmiştir.
-Biz 100 yıl önce olduğu gibi bugün de Müesses Nizam’ın değil, milletin safında duran kadrolarız. Bu yürüyüş, milletin yürüyüşüdür. Bu yürüyüşü ayakta tutan, ilkelerimiz, ideallerimiz ve inancımızdır. Bu yürüyüşte atılan adımlar, çatılar, binalar, koltuklar, makamlar için değil, özgür, bağımsız, adil ve demokratik Türkiye için atılmaktadır. Aslolan mücadele ruhudur.
-Müesses Nizama işbirlikçi olanlara, kara düzenin sesi olanlara, milletimizin, partimizin, delegelerimizin vermediği görevi başka yerde arayanlara bu yürüyüşte yer yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi arınacaksa, bu kara düzene payanda olanlardan arınacak. ‘Kazanan CHP’, ‘Kaybeden CHP’yi isteyenlerden arınacak. Çünkü artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak. Ya Müesses Nizamın paslı zincirleri bu milleti saracak ya da milletimiz zincirleri kırıp yoluna devam edecek. Mesele budur.
-Hedef sadece CHP değildir. Tüm demokratik sistemimiz tehlikededir. O yüzden mücadele bir mevzi mücadelesi değil bir cephe mücadelesi olmalıdır. Tüm toplumsal muhalefetin bu süreçte bir arada durması inancımızı artırmıştır. Çünkü yapılacak ilk seçim otokratlar ve demokratlar arasında olacaktır. Demokrasiye ve adalete inanan herkesi, sendikaları, meslek örgütlerini, sivil toplumu, kurumları ve tüm siyasi partileri CHP’nin yanında durmaya değil, milletin yanında durmaya, kendi varlıklarına sahip çıkmaya çağırıyorum.
(Birgün)
Öldürmenin pek çok yolu vardır: Karnına bıçak saplamak, ekmeğini elinden almak, hastalığını iyileştirmemek, kötü koşullarda yaşatmak, ölesiye çalıştırmak, intihara sürüklemek, savaşa yollamak vs. Kanunlarda bunların pek azı yasaktır.
Bertolt Brecht
eskiden medya belli güçlerin elindeydi, gerçeklere ulaşabilmek için hayvan gibi çabalamak gerekirdi. neyse ki teknoloji ilerledi de bu problemi aştık. artık gerçekleri görmek imkansız çok şükür. götümüzün dibinde bi savaş var, ne olduğuna dair bilgimiz sıfır.
25 yaşındaki birisi “alkol içmek” kalıbını kullanıyorsa bu hoş görülebilir. Ama 40 yaşındaki adam “Alkol içiyorum” filan diyorsa dili tamamen İslamcı deformasyona maruz kalmış ve o da bunu fark etmemiş demektir.
@dijital_baba@Esin31778720 Modası geçen bir tek şey var o da sizin boomer boomer tespitleriniz. Dünya sizin devrinize geri dönmüyor, yaşlandığınızı kabul edip köşenize çekilin bi zahmet.
Tc nükleersiz Fallout gibi yer cidden. Temiz su yok, sağlıklı gıda yok, sıcak, sokakta garip yaratıklar var, ikide bir vahşi hayvan saldırıyor, tekinsiz, şekilsik ve dökük yapılar var, insan hayatı önemsiz.
Beyoğlu’ndaki bir restoranda sokak kedisine şiddet uygulayan iki kişi, tepki gösteren diğer masadaki grup tarafından silahla vuruldu. https://t.co/Cdh8FaWPuo