Yunanistan Türkiye ile savaşa mı hazırlanıyor? Miçotakis’in sözleri, İsrail’le silah ortaklığı, Ege’de 12 mil tartışması… Atina neyi göze alıyor, Ankara nasıl karşılık veriyor? Ege’deki gerilimin perde arkasını yeni videomda anlattım. 👇
https://t.co/CZSSSVdZhn
İşgal güçleri tarafından gözaltına alınan doktor Husam Ebu Safiyye, tutuklanmasının üzerinden 20 aydan fazla bir süre geçtikten sonra Çarşamba günü avukatı aracılığıyla ulaştırılan son mesajında, gardiyanların şiddetli darplarına ve uykusuz bırakma baskılarına maruz kalmaya devam ettiğini söyledi.
İşgal güçleri tarafından gözaltına alınan doktor Husam Ebu Safiyye, tutuklanmasının üzerinden 20 aydan fazla bir süre geçtikten sonra Çarşamba günü avukatı aracılığıyla ulaştırılan son mesajında, gardiyanların şiddetli darplarına ve uykusuz bırakma baskılarına maruz kalmaya devam ettiğini söyledi.
🕊💔"Ayşenur Ezgi Eygi'yi Unutma!" diyoruz
🔗 ZİNCİR OLUŞTURUYORUZ
Adidas’ın Vicdan Terazisi: İsrail Askerine Reklam, Gazze’nin Acısına Sessizlik
Alman spor giyim şirketi Adidas, İsrail’de yürütülen yerel bir reklam kampanyasında eski İsrail askeri Şalev Biton’u reklam yüzü yapmasının ardından yükselen tepkiler ve boykot çağrıları üzerine özür diledi. İsrail ordusunun Nahal Tugayı’nda görev yapan Biton, 12 Mayıs 2021’de Gazze’den atılan bir tanksavar füzesinin içinde bulunduğu askeri araca isabet etmesi sonucu sol bacağını kaybetmiş, rehabilitasyonun ardından protezle koşmaya başlamıştı. Ancak işgalci İsrail devletinin ordusunda görev yapmış bir askerin, ampüte bireylere yönelik bir hizmetin tanıtımında öne çıkarılması, Gazze’de yaşanan insani felaketin ortasında ciddi bir etik tartışma yarattı. Şirket, kampanyanın küresel bir reklam çalışması değil, İsrail’deki yerel ekibin faaliyeti olduğunu belirterek, yol açtığı rahatsızlıktan dolayı özür diledi.
Tepkilerin merkezinde, İsrailli eski askerin bireysel hikâyesinden çok, Gazze’deki Filistinli sivillerin acılarının aynı görünürlüğü ve duyarlılığı görmemesi bulunuyor. İsrail’in saldırılarında binlerce Filistinli hayatını kaybederken, uluslararası sağlık kuruluşlarının verileri de çok sayıda sivilin kalıcı sakatlık ve uzuv kaybıyla yaşamak zorunda kaldığını ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü tahminlerine göre Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 5 binden fazla uzuv kaybı vakası kaydedildi. Çocukların, kadınların ve diğer sivillerin ağır yaralanmalarla yaşamlarını sürdürmeye çalıştığı bir ortamda, işgalci bir ordunun eski mensubunun reklam yüzü yapılması, Filistin halkının yaşadığı felaketin görmezden gelinmesi olarak okunur. Bir insanın protezle yeniden koşabilmesi elbette insani bir hikâyedir; ancak Gazze’de uzuvlarını kaybeden binlerce masum insanın ve hayatını kaybeden sivillerin acısını görünmez kılan bir reklam tercihinin kabul edilebilir olduğunu söylemek mümkün değildir.
Boykot çağrıları sosyal medyada genişlerken, Oscar ödüllü İspanyol oyuncu Javier Bardem de Filistinlilerle dayanışma amacıyla kampanyaya destek verdi. Tartışma, Adidas’ın Temmuz 2024’te Filistin kökenli Amerikalı model Bella Hadid’in yer aldığı reklamı İsrail’den gelen eleştiriler üzerine geri çekmesini de yeniden gündeme taşıdı. O dönemde Hadid’in kampanyadan çıkarılması ve şirketin özür dilemesi, bugün eski bir İsrail askerinin reklam yüzü yapılmasıyla birlikte değerlendirildiğinde, markanın siyasi hassasiyetler karşısındaki tutarlılığına yönelik eleştirileri güçlendiriyor. Filistinli bir modelin varlığı tartışma konusu yapılırken, işgalci İsrail ordusunun eski bir mensubunun reklamda öne çıkarılması; Gazze’deki ölümler, sakatlıklar ve uzuv kayıpları karşısında şirketlerin hangi acıları görünür kıldığı sorusunu kaçınılmaz hâle getiriyor. Adidas’ın özrü bu nedenle yalnızca bir reklam krizini değil, küresel markaların insan hakları, savaş mağdurları ve ticari tercihler karşısındaki etik sorumluluğunu da yeniden tartışmaya açtı.
Peki İsrail (Yunanistan ile olan ortaklığından) ne kazanabilir? Birincisi, tabii ki bu seçim propagandasına hizmet eden bir ortaklık. Yani "Türkiye hem Yunanistan hem de İsrail için bir tehdit" ve "Biz bu tehdide karşı birleştik" algısı oluşturuluyor.
İkinci olarak da aslında İsrail, Yunanistan üzerinden Türkiye’ye şu mesajı veriyor:
“Sen benim Suriye’deki planlarımı çöpe attın. Ne oldu? İşte ben, Suriye’de Esad sonrası bölünmüş bir Suriye kurmak istiyordum. Sen onun yerine kendine yakın bir ismi iktidara getirdin. Merkezi otoritesi sağlam bir Suriye kurdun. ABD ile iş birliği içerisinde şu anda Suriye’nin dünyadaki önemini artırıyorsun. Sen benim bütün planlarımı suya düşürdün.
Tekrar benzer şekilde İran savaşı başladı. Biz İran’ı bölmek istiyorduk. Sen ne yaptın? Devreye girdin. Ayrılıkçı Kürt gruplarının İran’ı bölmesini engelledin. Devreye girerek ABD’nin bu konuda benimle ortaklık kurmasını engelledin.
Tekrar, Gazze ve Lübnan’daki planlarımı suya düşürdün. Bölgeye istikrar ve barış getirmek için çaba sağlıyorsun. Körfez ülkeleriyle ilişkilerimi İbrahim Anlaşmaları dahilinde normalleştirmemi engelledin. Mekke İttifakı’nı kurdun. Yani her yerde karşıma çıkıyorsun.
O zaman ben de ne yaparım? Benzer şekilde Ege’de, Akdeniz’de, Kızıldeniz’de senin karşına çıkarım.”
Ne yaptı? İşte Somali’deki Türk askerî varlığına karşı Somaliland’ı tanıdı. Bugün Ege ve Akdeniz’de de Yunanistan ve Güney Kıbrıs’la benzer bir ortaklık kurarak aslında Türkiye’yi yıpratmak, Türkiye’ye zaman kaybettirmek ve Türkiye’nin planlarını engellemeye çalışıyor. Türkiye’yi çevrelemeye çalışıyor.
“Sen beni çevreledin, ben de seni bu şekilde çevrelerim” diyor.
👉 Yayınımın tamamını izleyin: https://t.co/XvlXi43rcA
Filistinli küçük kız: "Babam hayatta olsaydı bu şekilde yaşamazdık. Babasız hayat çok zor. Beni korumak için her zaman yanımdaydı. Şimdi kimse yok. Artık kendi kendimi korumak zorundayım. Bazen koruyamıyorum. Yemin ederim ölüm bu hayattan kolay."