Suriye’de artık siyasi ve diplomatik olarak yeni bir gerçeklik vardır. Ve Suriye tüm etnik, mezhebî ve dinî unsurlarıyla Suriyelilerindir.
Kendi ülkesinin geleceğine karar verecek olan da Suriye halkıdır.
Bölücü terör örgütünün selden kütük kapma hevesiyle hareket ettiğinin farkındayız.
Türkiye olarak millî güvenliğimizi ve çıkarlarımızı tehlikeye atacak hiçbir hamleye izin vermeyeceğimizin bilinmesini isterim.
Sorumluluk sahibi tüm aktörlerin, uluslararası tüm kuruluşların Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasına destek vermesi, tüm bölgemiz için en hayırlı yol olacaktır.
Suriye toprakları savaşa doymuştur, kana ve gözyaşına doymuştur.
Suriyeli kardeşlerimiz özgürlüğü, güvenliği, kendi vatanlarında gönül huzuruyla yaşamayı ziyadesiyle hak etmektedir.
Türkiye’nin yegâne amacı da tüm kesimleriyle Suriye halkının refahı ve esenliğidir.
Katliam ve zulümden kaçan kardeşlerimize kapımızı açarken de Suriye krizine çözüm bulmak için elimizi uzatırken de gayemiz daima buydu.
Ama Şam rejimi Türkiye’nin uzattığı elin kıymetini bir türlü idrak edemedi, ne manaya geldiğini anlayamadı.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün de tarihin doğru tarafında yer almaktadır.
Huzurun hâkim olduğu, barışın hâkim olduğu; Arap, Türkmen, Kürt, Alevi, Sünni, Nusayri, Hristiyan ayırt etmeksizin hiç kimsenin dışlanmadığı, kimsenin hak ve özgürlüklerinin çiğnenmediği, zulme uğramadığı, farklı kimliklerin yan yana sulh içinde yaşadığı bir Suriye görmek istiyoruz.
İnşallah çok yakın gelecekte böyle bir Suriye’yi göreceğimizi ümit ve temenni ediyoruz.
Birkaç ağacın taşınması bahane edilerek başlatılan Gezi olaylarının Türkiye’ye doğrudan maliyeti 1,4 milyar dolardır. Özür dilemesi gerekenler faizlerin tarihimizin en düşük seviyesine indiği, IMF borcumuzun kapandığı bir dönemde ülkemize milyarlarca dolar fatura çıkartanlardır.
Türk ekonomisinin en parlak dönemini yaşadığı günlerde alevlendirilen bu olaylarla ülkemize kar��ı büyük bir komplo kurulmuştur.
Tarih bilen, ekonomi bilen, küresel siyaseti doğru okuyabilen herkes Gezi olaylarının, birilerinin iddia ettiği gibi gençlerin heyecanına verilemeyecek kadar çok katmanlı bir senaryonun parçası olduğunu anlayacaktır.
Milleti ve millî iradeyi hedef alan bir kalkışmayı meşru bir demokratik eylem olarak göremeyiz.
Türkiye’ye milyarlarca dolar faturası olan böyle bir kalkışma üzerinden kendilerince bir özür bahsi açanlara şunu söylemek isterim:
Evet, 11 sene sonra da olsa, çok geç de olsa bu hadiseyle ilgili samimi nedamet cümlelerine ihtiyaç vardır.
Gezi olayları sebebiyle çıkıp özür dilemesi gereken birileri varsa bunlar tabii ki demokrasiyi ve millî iradeyi savunanlar değildir.
Tam tersine bu hadisede asıl öz eleştiri vermesi gerekenler haftalarca sokakları ateşe, kaosa, gerilime, kargaşaya boğanlardır.
Çıkıp özür dilemesi gerekenler Atatürk Kültür Merkezi’nin duvarlarını hakaret pankartlarıyla kirletenlerdir.
Çıkıp özür dilemesi gerekenler polise saldıranlar, belediye otobüslerini ateşe verenler, esnafın camını çerçevesini indirenlerdir.
Biz siyasetçiyiz…
Milletin hakkını, hukukunu savunmak, saldırılar karşısında milletin iradesinin namusunu korumak bizim asli görevimizdir.
Hangi partiye oy verirse versin vatandaşlarımızı oy tercihlerinden dolayı suçlamaz, iradesini asla sorgulamayız.
Yarım asrı bulan siyasi hayatımız boyunca bunu yaptık. İnşallah bundan sonra da bu şekilde hareket etmeyi sürdüreceğiz.
Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Avusturya’yı yenerek çeyrek finale yükselen A Millî Futbol Takımımızı yürekten tebrik ediyorum.
#BizimÇocuklar’a şampiyonluk yolunda başarılar diliyorum. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷 ⚽️
Ankara artık vites yükseltecek!
🔹Kentsel Dönüşüm
🔹Evi Olmayanlar İçin 20.000 Konut
🔹Köylerimize Yatırımlar
🔹Köylerde Ücretsiz Su Aboneliği
🔹Köylerde Suyun m3’ü 50 Kuruş
🔹Tarım ve Hayvancılığa Destek
Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır…
Filistin Devlet Başkanı, aziz kardeşim Mahmud Abbas ve heyetini ülkemizde misafir etmekten büyük memnuniyet duydum.
Filistin davasını elimizden gelen en güçlü şekilde savunmaya, Filistinlilerin güvenliğini, refahını artırmaya yönelik her gayreti desteklemeye devam edeceğiz. 🇹🇷🇵🇸
Filistinli kardeşlerimiz tarihlerinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Tam 151 gündür son asrın en büyük barbarlıklarından birine şahit oluyoruz.
Batılı güçlerin de sınırsız desteğiyle Netanyahu ve gözü dönmüş yönetimi, Filistin halkına yönelik apaçık bir soykırım uygulamaktadır.
İsrail’in şımarıklığının ve hukuk tanımaz tavrının en büyük sebebi, Batılı güçlerin Holokost’taki günahlarından dolayı İsrail’e verdikleri destektir.
Elbette bunda İslam dünyasının vahdet olamamasının da büyük payı vardır.
Kalıcı barışın tek yolu 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin devletinin tesisidir.
Uluslararası toplumun bunun yerine süregelen işgalin sonuçlarını yönetmeye çalışması beyhudedir, anlamsız ve faydasız bir yaklaşımdır.
Yaklaşmakta olan Ramazan ayı bağlamında provokasyonların önlenmesi gereğine ilişkin mesajlarımızı ilgili yerlere iletiyoruz.
Radikal İsrailli siyasetçilerin Müslümanların Harem-i Şerif’e girişinin kısıtlanması yönündeki talepleri tam anlamıyla bir hezeyandır. Böyle bir adım atılmasının sonuçları şüphesiz çok ağır olacaktır.
Filistinli kardeşlerimiz arasında birlik ve mutabakat sağlama gayretlerini de yakından takip ediyoruz.
Gelinen aşamada İsrail’in zulmüne verilecek en güzel cevaplardan biri, Filistinliler arası birliğin ve beraberliğin sağlanmasıdır.
Netanyahu ve cinayet ortakları döktükleri her damla kanın hesabını hukuk ve maşerî vicdan önünde mutlaka verecektir.
Türkiye olarak bunun için çalışmaya, tüm kapıları zorlamaya devam edeceğiz.
Keçiören Belediyesi Mart ayı aynı zamanda bu dönemki son meclis toplantımızı gerçekleştirerek kıymetli meclis üyelerimizle vedalaştık.
Bugüne kadar Keçiören'imiz için, vatandaşımız için emek veren tüm meclis üyelerimize can-ı gönülden teşekkür ediyorum.
Birlikte güzelliklerin, eser ve hizmetlerin şehrini, sevdamız Keçiören’i inşa ettik. Rabbim gelecekte de aynı çalışma azmi ve sevdayla şehrimize hizmetkâr olmayı nasip etsin.
Bu akşam saat 21:00’de TRT Haber ekranlarında olacağız.
Projelerimizi, yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı, Ankara’mızı nasıl hızlandıracağımızı konuşacağız.
Ulaşım ciddi bir problem, trafik ciddi bir problem. Ne yazık ki Mansur Yavaş’la Ankara’da bir şey yapılmadı.
Ankara’yı bu yavaşlıktan kurtarmaya, Ankara’yı yeniden hızlandırmaya geliyoruz.
Cumhur İttifakı ABB Başkan Adayı Turgut Altınok:
"Tüm üniversite öğrencilerimize ulaşımı ücretsiz yapıyoruz. 18 yaşındaki gençlerimiz de buna dahil. Tüm otobüs ve metrolardan yararlanacaklar."
#BaşkentHızlanıyor