Sayın Bakan, dünyadaki hemşirelerin yaptığı işi dörtte biri hemşire oranıyla yerine getiren ve buna rağmen dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunan hemşirelerimize yönelik ne gibi iyileştirmeler yapmayı düşünüyorsunuz?
Bir hemşire; hastayı değerlendirir, tedaviyi uygular, ilaç güvenliğini sağlar, kritik değişiklikleri fark eder, acil durumlara ilk müdahaleyi yapar, kayıt tutar ve kimi zaman onlarca hastanın sorumluluğunu aynı anda taşır. Gece, gündüz, bayram demeden 24 saat kesintisiz hizmet verir.
Son zamanlarda artan doktor-hemşire kıyaslamalarını doğru bulmuyorum. Bunun kimseye faydası yok sadece uzadıkça uzuyor bu durum. Bizi ilgilendiren hemşirenin kendi emeğinin karşılığını alamamasıdır. Bu durumu başka yerlere çekmeyelim.
Üstlendiğim iş yüküne, mesleki sorumluluğa ve çalışma şartlarına karşılık yaklaşık 4 bin TL taban ek ödeme son derece düşük ve haksızdır. Bu rakam hemşirenin emeğinin karşılığı değildir.
Hemşirelerin taban ek ödeme katsayısı en az 1,2 olmalıdır.
#Hemşire #Hak
yirmili yaşların ortasında birçok insan içten içe yas tutuyor aslında. çocukluğunun gidişine, eski heyecanlarının kaybına ve hayal kurabilen tarafının sessizliğine.
Bir acil hemşiresi olarak söylüyorum:
Hemşireliğin zirvesi, yoğun bakım hemşireliğidir.
En ağır hastaların sorumluluğunu üstlenen, saniyelerin hayat kurtardığı birimlerde çalışan yoğun bakım hemşireleri; maddi ve manevi olarak en fazla desteklenmesi gereken sağlık çalışanlarıdır.
Ancak bugün gelinen noktada, Sağlık Bakanlığının adaletsiz ödeme sistemi nedeniyle emeklerinin karşılığını alamıyor; liyakatsiz yöneticilerin yanlış uygulamaları nedeniyle de mesleki motivasyonlarını kaybediyorlar.
Hayat kurtaran insanların emeğini değersizleştiren bu sistem sürdürülemez. Yoğun bakım hemşirelerinin hak ettiği ekonomik ve mesleki değeri göreceği adil bir düzenleme artık daha fazla geciktirilmemelidir.
@TYBHD
#hemşire
Görünen o ki hemşirelik mesleği ile ilgili kavramsal bir bilgi eksikliği söz konusudur. Hemşirelik yalnızca “bakım uygulayan” bir meslek değildir; hemşirelik süreci kapsamında değerlendirme, hemşirelik tanısı, bakımın planlanması, uygulanması ve sonuçlarının değerlendirilmesi aşamalarında bağımsız klinik kararlar alabilen bilimsel bir disiplindir. Bu durum, hem ulusal mevzuatta hem de uluslararası hemşirelik standartlarında açıkça tanımlanmıştır.
Elbette tıbbi tanı koyma ve tedavi kararı verme yetkisi hekime aittir. Ancak buradan hareketle hemşireyi “figüran” olarak nitelendirmek, çağdaş sağlık hizmeti anlayışını ve multidisipliner ekip çalışmasını göz ardı eden, bilimsel temelden yoksun bir değerlendirmedir.
Yoğun bakım, acil servis, ameliyathane, onkoloji, yenidoğan ve benzeri kritik alanlarda hastanın 24 saat kesintisiz değerlendirilmesini yapan, yaşam bulgularındaki değişiklikleri ilk fark eden, komplikasyonları öngören, bakım önceliklerini belirleyen ve gerekli durumlarda sağlık ekibini harekete geçiren kişi hemşiredir. Bu süreçlerin tamamı ileri düzey klinik bilgi, deneyim ve profesyonel karar verme becerisi gerektirir.
Bilimsel tartışmalar, meslekleri küçümseyen ifadelerle değil; mevzuata, akademik literatüre ve kanıta dayalı bilgilerle yürütülmelidir. Hemşireliği “figüran” olarak tanımlamak, yalnızca milyonlarca hemşirenin emeğine değil, modern sağlık hizmeti anlayışına da haksızlıktır. Meslekler arası saygı, nitelikli sağlık hizmetinin temel şartlarından biridir….
Hemşirelik, “yardımcı sağlık personeli” olarak tanımlanabilecek bir meslek değildir. Hemşirelik; bilimsel bilgiye, etik ilkelere ve klinik karar verme yetkinliğine dayanan, kendi eğitim programı, uygulama alanı ve mesleki sorumlulukları bulunan bağımsız bir sağlık disiplinidir. Lisans eğitiminin ardından yüksek lisans, doktora ve profesörlüğe kadar uzanan akademik kariyer basamaklarına sahip olan hemşirelik; eğitim, araştırma, yönetim ve klinik uygulamalarda sağlık sisteminin vazgeçilmez unsurlarından biridir.
Günümüzün multidisipliner sağlık hizmetlerinde hemşire, yalnızca sağlık ekibinin bir üyesi değil; bakımın planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesinde bilimsel yetkinliğiyle bağımsız sorumluluk üstlenen bir sağlık profesyonelidir. Bu nedenle hemşireliği “yardımcı sağlık personeli” olarak nitelendirmek, hem bilimsel gerçeklerle hem de çağdaş sağlık hizmeti anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
Kamuoyunu etkileyen açıklamalarda bulunurken, özellikle hemşirelik gibi bilimsel temellere ve güçlü bir akademik altyapıya sahip bir meslek hakkında değerlendirme yapmadan önce güncel mevzuatı, ulusal ve uluslararası mesleki tanımlamaları ve akademik literatürü incelemeleri büyük önem taşımaktadır.
Sağlık hizmetlerinin asli unsurlarından biri olan hemşirelik mesleğine ilişkin eksik veya hatalı nitelendirmeler, yalnızca meslek mensuplarını değil, toplumun sağlık hizmetlerine bakışını da olumsuz etkileyebilmektedir. Bu nedenle konuya ilişkin değerlendirmelerin bilimsel bilgiye ve mesleki gerçeklere dayanması, kamu yararı açısından en doğru yaklaşım olacaktır…
doktorlarimiz daha cok alsin gozum yok,ayni isi yapmiyoruz onlarla da,ben neden sekreterle,ftrciyle aynisini aliyorum kim ben gibi nobete kalip yogun calisiyor,bir hastanede kac diyetisyen var da benle ayni parayi aliyor,sekreter icin sokaktan adam bul ogrenir zaten kayit acmayi
@acilnurse Bunların hepsinin suçu kendisi. Bu kadar kalabalık ve stratejik bir meslek grubu hala yok sayılabilir ise yoklardır. Alanlarda yok, derneklerde yok,gerçek sendikalarda yok, insanların hafızasında, hatırasında yok. Birlikten kuvvet doğar, kalabalıktan değil.
İdari izin olması sebepli tüm memurlar ek 1.5 gün çalışmayacak ama resmi tatil olmaması sebepli o gün nöbet tutana veya acilde çalışanlara ek bir şey olmayacak.
iyi hatırlanmak. dusununce hayatın esas olayı aslında. bi kalpten ayrılırsın, bi evden tasınırsın, bi isten cıkarsın.. geride bıraktıgın tek sey nasıl hatırlandıgın. goctun gittin. malın mulkun degil yine kalbin anılır. ardında sadece guzellikler bırakanlardan olmak dilegiyle
Gece çalışmayı “fazla mesaiye” bağlayan anlayış tam anlamıyla insafsızlıktır, vicdansızlıktır.
Gecenin bu saatinde CPR yapan, ter döken hemşireye, sağlık çalışanına fazla mesain yoksa “gece sayılmaz” demek hadsizliktir; bu açık bir emek gaspıdır.
Verecekleri üç kuruşta dahi adaletsiz ve haksızlık mevcuttur.
@drmemisoglu@sagliklicozum
#hemşire #ebe
#ortalıkkarıştı
Carl Gustav Jung’a göre, hayatla doğrudan temas kurmaktan kaçınan kişiler entelektüel işlere yöneliyordu.
“Entelektüellik, doğrudan deneyim yaşama korkusunun sıklıkla görülen bir maskesidir.”