Sevgili Dostlarım,
56 yıllık ömrüm boyunca hiçbir özel sektör kuruluşu ile profesyonel ilişki kurmadım; çalıştığım üniversitelerden aldığım maaş, emekli aylığım ve ailemden intikal eden mütevazı mal varlığı dışında ne bir gelirim ne de gelir arayışım oldu.
Buna rağmen, bir suç gelirleri aklama soruşturması kapsamında sekiz ay tedbiren tutuklu kaldım. Tutuklanma gerekçemde İstanbul Bilgi Üniversitesi’ni yönettiğim ifade edildi. Oysa, 18 yıl sürdürdüğüm öğretim üyeliğinden emekli olup mütevelli heyetine girdiğim 2016 yılından beri bu üniversiteyi yönetme yetkisine kanunen sahip pozisyonların hiçbirinde bulunmadım, kaynak kullanma yetkim olmadı, dolayısıyla üniversite adına tek bir harcama kararında imzam yok. Adını 2019 yılında üniversiteye gelmesinden sonra duyduğum Can Holding’le herhangi bir profesyonel ilişkim ise zaten söz konusu değil. Bu vesileyle, ülkemizde vakıf üniversitelerinin kamu tüzel kişiliği taşıdıklarını ve mütevelli heyet üyeliklerinin fahri nitelikte olduğunu hatırlatmak isterim. Ezcümle, konuyla alakam, bilim insanı ve eski rektörü kimliğimle üniversiteye emekliliğimden sonra maddi kazancım olmadan yaptığım akademik katkılardan ibaret.
Bu açıklamayı yapmayı kamuoyuna karşı bir sorumluluk olarak gördüm. Yoksa sızlanmıyorum; kırgınlığım, kızgınlığım da yok. Neticede kimse yasaların üzerinde değil, ben de ülkemin yasal süreçlerine saygıyla riayet ettim. Uğradığım haksızlığa karşı hukuk zemininde verdiğim mücadelenin ise bu süreçlerin ihtiyaç duydukları iyileştirmeye katkı yapmasını diliyorum.
“Ya nasip” demeyi öğreten bir yolun ehliyim. İçeriden dışarıya bakmış olmak da tekâmül yolculuğumun bir parçası olsun.
“Kâh çıkarım gökyüzüne seyrederim âlemi,
Kâh inerim yeryüzüne seyreder âlem beni.”
Bu süreç boyunca gösterdiğiniz yüksek güvene layık olmak ömrümün geri kalan kısmındaki temel görevim olacak.
Baki muhabbetle.
CHP örgütlerinde sayısız liyakatli insan varken; ideolojisi, fikri, zikri geçtim tamamını ahlâkı olmayan bu kişilerin sosyal demokrat bir partide yer bulabilmeleriydi asıl sorun.
Ne şekilde yer bulduklarının önemi yok bu saatte…
Adaylaşması sürecinde bir dahlim olmasa da bu karede benim dönemimde ilçe başkanlığı yapmış bir karaktersiz de var ne yazık ki!
Çok üzgünüm ve kendi payıma düştüğü kadarıyla affola…
CHP'nin rozet töreninde salonda bulunanların en az 200'ü sahte figüran CHP'li ile dolduruldu.
Kılıçdaroğlu'nun rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından tutulan figüranlar arasında Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Arka bahçelerde slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
Not: Haberi yalanlayan herkese alandan fotoğrafımı bırakmak istiyorum. Destekleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Her zaman ki gibi linç kültürü eksik kalmadı fakat YENİ Parti ismini seçen ve logosunu tasarlayanlar kimlerse tebrik ediyorum.
Özellikle genç yaş grubu ağırlıkta olmak üzere logonun bir yayın platformuna benzerliğinden dolayı kimse yabancılık çekmedi.
Buna bir de AKP’lilerin bir içki markası üzerinden sözde goy-goy yapması da eklenince YENİ PARTİ’nin 1 gündeki PR’ını milyon dolarlar harcasa yapamazdı kimse.
Zekice!
Kutlarım, iyi iş!👍