Teröristi, bebek katili, uyuşturucu baronu, kolon kesip bir apartmanın ölümüne sebep olanı dışarıda Türk bayrağı açan üniversite öğrencisi, tweet atanı içeride. Çıktığında da yurttan atılıyor, bursu kesiliyor mezun olduğunda iş bulamayacak hale getiriliyor.
Am*dspor maçında polis ‘Gbt’ kontrolü yapmak istiyor fakat hırtlar engel olmaya çalışıyor ve bundan mağdur oluyorlar ve yüzlercesi hemen polisin başına üşüşüyor…
Mecliste mağduruz diye bunuda anlatırlar.
1- Çerçeve yasa için, içeriği bilinmeyen bir belgeye atılan imza, iradenin değil teslimiyetin mürekkebiyle atılır ancak demiştik.
Milletvekili, kalemini kiraya vermemelidir. Vekil, görevini dikkat ve özenle yerine getirmedikçe azledilir!
Anayasamızın 7. Maddesine göre yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez. Kamuoyu ve dahi Türk hukukçuları olarak biz dahi içeriğini bilmezken anılan kanun teklifinin terörist başı öcalandan onay alındıktan sonra Gazi Meclisimize getirildiğine dair iddialar, sözde yasa teklifini şimdiden hukuken sakatlamıştır.
2-Kanunun adı:
“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi.”
Ancak maddelerine baktığınızda;
“Soruşturma ve kovuşturmalar… ertelenir.”
“Cezalarının infazı… ertelenir.”
“Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılır.”
Başlık “millî dayanışma”, içerik ise PKK'lı teröristlere yönelik yargılama, ceza ve infaz ertelemeleridir.
3- Teklif yalnızca PKK/KCK’yı kapsıyor.
Buna rağmen gerekçede;
“Silahlı yapıların ortadan kaldırılması”
ifadesi tercih edilmiş.
Türkiye'de tek silahlı terör örgütü PKK mı?
Deaş, Hizbullah, DHKP-C, FETÖ/PDY, MLKP, TİKKO, bunlar da silahlı terör örgütü değil mi?
4-Gerekçede;
“Barış ve kardeşliğin güçlendirilmesi”
deniliyor.
Ancak teklifin maddeleri PKK'lı teröristler için soruşturmayı durduruyor, davaları erteliyor, infazı durduruyor, sonunda cezayı infaz edilmiş sayıyor.
Bu nedenle teklifi okuyan herkes şu soruyu sormalıdır:
Bu gerçekten bir “toplumsal bütünleşme” kanunu mu, yoksa PKK'lı teröristlere yönelik özel bir af mı?
5- Teklifte şu ifade yer alıyor:
“Ortak vatandaşlık…”
Basın'da Türk vatandaşlığını tartışmalara açıp sonra içinde bir kez dahi Türk veya Türk Milleti ifadesi geçmeyen bir kanun teklifinde " Ortak vatandaşlık " gibi ucube bir ifadenin Türk Milletinin menfaatine kullanılmadığının hepimiz farkındayız.
6-Bir başka dikkat çekici hüküm:
“Milli Güvenlik Kurulu Kararının… yayımlanmasını müteakip…”
Yani soruşturma, kovuşturma ve infaz rejimini değiştiren süreç, yürütmenin tespit ve kararına bağlanıyor.
Anayasa’nın 9. maddesi açıktır:
Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.
7- Teklifte ayrıca;
“Kurul tarafından değerlendirilir.”
“Kurul tarafından talep edilir.”
“Kurulun gerekli görmesi halinde…”
ifadeleri sıkça kullanılıyor.
Yürütme içinde oluşturulan bir Kurulun, ceza yargılamasının geleceğinde bu ölçüde belirleyici hâle getirilmesi kuvvetler ayrılığı ilkesinin rafa kaldırılması demektir.
Ayrıca Anayasamızın 138. Maddesine göre Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Kurulun taleplerini reddedecek Hakim ve Cumhuriyet Savcısının başına idareten ve siyaseten neler gelebileceğini öngörmek kolay.
8- Gerekçede,
“Kırk yılı aşan mücadele birikimi…”
ifadesi kullanılıyor.
Bu ifadeyi kabul etmiyoruz.
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Emniyet Teşkilatımızın, Jandarmamızın, korucularımızın, gazilerimizin ve aziz şehitlerimizin, Türk Milletinin kırk yılı aşan PKK mücadelesini başarısızlık iması taşıyabilecek bir dille anlatmayı kabul etmiyoruz. Ayrıca Türk ordusunun birikimi milattan önceye dayalı bir birikimdir!
9- Tarih, yıllar boyu Türk Milletini teslim alamayanların hezimetini yazmıştır.
Sevr'e karşı Türk Milletinin duruşundan ders almayanları uyarıyorum!
10- Cezaevinden çıkacak bir avuç PKK'lı teröristin Kürtlere ne faydası olacak? Bu teröristlerin kürtlere sağlayabileceği faydayı milletvekilleri veya hükümet sağlayamıyor mu?
Adı Türk olan ama Türk’ten, Türk bayrağından, Türk milliyetçisinden nefret eden Türk(!) polisi. Pkk’lılara dokunma emri verseler onlara bunu yapmazlar.
Hafızamdan bir türlü gitmedi bu görüntü.!!
Bir genç, sadece Türk bayrağı gösterdi diye gözaltına alınıyorsa, ülkem Türk düşmanları tarafından işgal edilmiştir arkadaş.!
Haydi şimdi uğradığınız haksızlık için sokağa çıkan, coplanan, işkence gören, gazlanırken kapıları üzerine kapatıp otel odanızdan izlediğiniz, küstürdüğünüz Türk Milliyetçileri de yok pkklı kankilerinizle demokrasi mücadelesi verin @herkesicinCHP
Hem iktidarın hem muhalefetin en korktuğu partisiz bir milliyetçilik yükseliyor. Bu yükselen kitle siyasi hiza olmaksızın sadece milli meseleler çerçevesinde birleşen, çıkarsız,eleştiren ve sorgulayan ağırlıklı olarak Z kuşağı gençlerinden oluşan bir kitle. Mükemmel bir olay.
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal:
Aldatıldın öyle mi?
Gencecik yaşında milletin yıllarca emek verip giremediği parti meclisine girdin.
Arkasından İstanbul’da kimi koysan seçilecek yerden milletvekili oldun.
Sonra ideolojik ayrılıkla karşı karşıya olduğunu söyleyerek istifa edip TİP’e gittin.
Biz canla başla köy kasaba, dağ tepe iktidara gitmek için oy isterken sen Kadıköy’de konfor alanlarında siyaset yapıyordun.
Senin kafana göre yaptığın açıklamalarını birçoğumuz seçim bölgesinde izah etmeye çalıştı.
En acısı da tam da seçim öncesi yerdeki karıncadan bile medet umarken partimizi bırakıp gitmendi.
Şimdi tekrar gelip bizden aday olmak için mi yapıldı bu açıklama, yoksa?
Malum, genel seçim de yaklaşıyor değil mi?
Polisler; çalışma şartlarının düzenlenmesi ve maaş zammı talebi için X üzerinden eylem yapıyormuş.
Yarın Türk halkı olarak toplanıp polislerin hakları için yürüyüş düzenleyecek olsak, önümüze polis barikatı kurulacak, coplanacak, biber gazı yiyecek, ve gözaltına alınacağız.
Fıkra bu kadar.
Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde, maden şirketine karşı direnen çevreci bir Türk genci yaşananlara gözyaşlarıyla tepki gösterdi:
“Söz bitti arkadaşlar… Biz neyin mücadelesini veriyoruz, kime karşı savaşıyoruz?”