@AragornHy@SELDADE87083495@ei8hty_ei8ht Günümüz çağında, elimizde olan cep telefonları bilgisayarlar mikro dalga fırınları vb birçok alet radyasyon yaymaktadır. Bunu araştırırken yine, invivo koşullara ihtiyaç duyulur. Çünkü laboratuvar ortamında bir yere kadar sonuç alırsın, reaksiyon gözlemlersin
@AragornHy@SELDADE87083495@ei8hty_ei8ht Ayrıca, deneysel patolojide kobaya verilen ilaç ile organlarda veya dokularda ilacın veya ışınının veya herhangi bir uygulamanın sonucuna bağlı olarak olabilir yan etkileri gözlemleniyor.
@AragornHy@SELDADE87083495@ei8hty_ei8ht o hayvan deneylerde kullanılmaya başlandı. Farelerde bile, invivo (canlı ortamda) koşullarda radyasyon deneyleri yapılarak insanlık için verilen ışın tedavisinde, ışınının hücre mekanizmasını nasıl bozduğunu gözlemleyip hangi genin harekete geçip geçmediğini tespit ediyorlar.
@AragornHy@SELDADE87083495@ei8hty_ei8ht bu yapılmazsa, kişi tek dozda verilen ışın ile hayatını kaybedebilir. Gel gelelim hayvanlar konusuna. Su ayıları (tardigradlar) radyasyona karşı en dirençli hayvanlardır. Bu baz alınarak, kanserli hastalarda verilen dozun sağlam dokulara organlara olan etkisini azaltmak için ++
@AragornHy@SELDADE87083495@ei8hty_ei8ht Deneysel patoloji dediğimiz bir alan var. bu alanda özellikle kanserli hastalarda verilen ışın,hastanın vücudunda kanserli hücreler için önceden test edilmek zorundadır. Tabi bu, hayvanlar üzerinde değil, sıvı katı fantomlar dediğimiz maddeler üzerinde yapılıyor genellikle.++
@htc_karacaa Değil mi, alyuvarlar can çekişiyor hemoglobinler o2leri taşımakta güçlük çekip surfaktanda azalmaya gidiliyor, beyine giden oksijen seviyesi azalıyor sağ lobta geçici fonksiyon yavaşlaması . Zor be gerçekten de zor Allah yardımcıları olsun