Fatma azledilince muhalefeti iktidar yanlısı üzerinde tepiniyor(hadi iktidar yanlilarini anlıyorum onlara savunma siperlerini oraya cektiriyorlar,mevzu daha ileri gitmesin diye)konuda kismen sulandırılmış oluyor,daha ileriye bakın mevzu Fatma'dan çok daha ileride
Salah'in yaylasına çıkacaginiza bugüne kadar yapılan heslerle kuruyan derelerinizi,göllerinizi korumaya çalışan köylülerin yanına ciksaniz memlekete bi nebze faydaniz olurdu.
Borsa İstanbul’da #bist100 deprem yaşanıyor. Hani Ankara’ya füze düşse ancak bu kadar düşebilirdi.
Katılımev gibi şişirilmiş hisselerle fonlar büyümüş herkes bu tatlı gelirin peşine takılmıştı. Ancak o fonların patlaması zincirleme etki yarattı bankalar başta olmak üzere tabana koşuyor.
Bu işin sorumluları kim?
Yanıtı çok basit ama elimde delil olmadan yazsam Akıngiller hemen “manipülasyon” der içeri alır.
Ancak lgbti derneklerinin, ibb’nin 250 TL’lik hesap hareketlerini bile inceleyen MASAK’ı sadece 24 saatliğine bize verin kim nasıl manipülasyon yapmış ortaya koyalım.
Hoş MASAK’ın hiç vakti yok, bilmem kim kaos gl’derneğine 250 TL bağış yapmış kim İmamoğlu şöförüne 1000 TL göndermiş işleri çok.
Bu çöküşe neden olanların iş bilmemezlikle de alakası yok. Çok ama çok iyi biliyorlar işini!
“Ve onlar Polatlı’da tirenden indiler
Polatlı’da ekenekler bir buğday denizidir.
Kimseyi komadılar bu denizin kıyısında
Dinlenmeye ve de uyumaya…
Gece demediler, güneye doğru
Yürüyüşe çıkardılar.”
Ceyhun Atuf Kansu, Polatlı’da trenden iner inmez cepheye yürütülen askerleri böyle anlatıyor. Dinlenmeye fırsat bulamadan, gece gündüz demeden Haymana tepelerine doğru yürüyen yorgun askerler…
105 yıl önce bugün, 23 Ağustos 1921’de, Sakarya’da 22 gün 22 gece sürecek ölüm kalım savaşımız işte böyle başladı.
Bu nasıl bir savaştı?
Yaklaşık 102 bin kişilik Türk ordusu ile 124 bine yaklaşan Yunan kuvveti, Ankara’nın Polatlı ve Haymana ilçeleri arasında, Sakarya Irmağı’nın doğusunda karşı karşıya geldi.
Savaş 100 kilometre genişliğinde, 25 kilometre derinliğe ulaşan olağanüstü büyük bir alana yayıldı. Tek bir cephe çizgisinde yapılmadı. Tepe tepe, mevzi mevzi, köy köy, adım adım sürdü. Bir tepe kaybedildiğinde savaş bitmiyor, gerideki başka bir tepede yeniden savunma kuruluyordu.
“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” sözü işte tam bunu anlatıyordu: Savunulan şey yalnızca bir siper ya da bir çizgi değildi. O tepelerin, köylerin ve yolların tamamıydı. Kısacası bütün vatandı.
Sakarya başladığında Kütahya, Eskişehir ve Afyon kaybedilmişti. Ordumuz yok edilmemek için Sakarya’nın doğusuna çekilmişti, Yunan ordusu Ankara’ya yaklaşık 70 kilometre kadar yaklaşmıştı. Meclisin ve hükûmetin Kayseri’ye taşınması konuşuluyordu.
Sakarya Savaşı yoksul bir ülkenin, yoksul bir ordunun Tekâlif-i Milliye emirleriyle Anadolu halkının elinde kalan son imkânları da ordusuyla paylaşması ile verilen bir savaş oldu. Ordu köylünün ekmeğiyle, kağnısıyla, hayvanıyla, giyeceğiyle; Anadolu insanının elinde avucunda ne varsa ortaya koymasıyla ayakta duruyordu.
Ankara, Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması’nı henüz beş ay önce imzalamıştı. İngiliz siyasetinin desteğini arkasına alan Yunan ordusu Ankara’ya doğru ilerliyordu. Batum’daki Enver Paşa ve İttihatçı çevreler de Ankara’nın yenilmesi ile ortaya çıkacak iktidar boşluğuna göre hesap yapıyordu.
Savaşın bedeli çok ağır oldu. 5.713 askerimiz şehit düştü, 18.480 askerimiz yaralandı. Esir ve kayıplarla birlikte, firarlar hariç toplam muharebe zayiatımız 33.654 kişiye ulaştı. Subay kayıpları öylesine yüksekti ki Sakarya, “Subay Muharebesi” diye de anıldı.
13 Eylül 1921’e gelindiğinde Sakarya Irmağı’nın doğusunda Yunan kuvveti kalmamıştı. Yunan ordusu bütünüyle yok edilemedi ama Ankara’ya ilerleme ve saldırıyı sürdürme gücünü kaybetti. 1919’dan beri devam eden geri çekiliş burada durdu. Savaşın yönü değişti; artık yalnızca direnmek değil, hazırlanmak ve vatanı bütünüyle kurtaracak Büyük Taarruz’u gerçekleştirmek için imkan doğdu.
Zaferin ardından uluslararası dengeler hemen değişti. Ruslar ikircikli tutumdan çıktılar 13 Ekim’de Kars Antlaşması imzalandı. 20 Ekim’de Fransa ile Ankara Antlaşması yapıldı; Güney Cephesi kapandı, Fransa Ankara Hükûmeti’ni tanıdı ve düşman İtilaf devletleri birliği parçalandı.
Bütün bunların arkasında ise Polatlı’da trenden indirilen, bir dakika bile dinlenemeden Haymana tepelerine doğru yürüyen yorgun insanlar vardı. Yoksuldular, uykusuzdular; arkalarında bekleyen aileleri, önlerinde bütün bir ülkenin geleceği vardı.
Sakarya Meydan Muharebesi’nin başlamasının 105. yılında; bağımsızlığımızı, Ankara’yı ve henüz kurulmamış Cumhuriyet’e giden yolu canlarıyla savunan bütün askerlerimizi saygıyla anıyorum.
Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin bütün komutanlarını, askerlerini ve elinde avucunda ne varsa ordusuyla paylaşan Anadolu halkını hürmetle selamlıyorum.
Ülkede adaleti bi nebze önemseseniz ilk önce bu şirketi araştırır bu insanların emeğini yedirmezsiniz, işiniz gücünüz prime time izlenesi şov sorusturmalar
Madenciler serbest bırakıldıktan sonra Bakanlık önüne geldi: Eylem devam ediyor
Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi, Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Elazığ Eti Gümüş madencileri ile Doruk Madencilik işçilerinin haklarını alma talebiyle başlattığı eylem sürüyor. Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, Sendikanın Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla gözaltında tutulduğunu belirterek, "Başaran Aksu’ya mı bağlı bu ülkedeki kin? O lafları söyletmemek için işçinin hakkını ödeyeceksiniz. Başaran abinin bugün serbest kalacağına inanıyorum" dedi.
https://t.co/yfKiCu4nCO
Kurtuluş savaşı yıllarında neredeyse millî mücadele ordusu kadar asker kaçağı vardır, anlatıldığı gibi topyekûn kazanılmış bi savaş değildir yani bu milletle kazanmış olmakla birlikte bu millete rahmende kazanmıştır Atatürk velhasıl bu topraklarda hain bitmez.
Demek ki bu ülke siyasetinde abd, israil uşağı olmayan tek bir siyasetçi yokmuş. Atatürk'ün insanüstü olduğunu, Atatürk'ten nefret edenler ispatladı. Babylon Türkiye
17/8 ibb davası savunmalarınin tekrar alınmaya başlanacağı tarih,o tarihe kadar bir kaç iktidar bld. operasyon gelmezse ve bunun üzerine tüm trolleriyle ''bakin işte yolsuzluk olan her yere dokunuluyor'' söylemi yayılmaya calisilmazsa beni büyük sasirticaklar.
Barcelona için inanılmaz kötü bir yaz geçiyor.
💥 Jean Montero ile anlaşıyorlar.
💥Xavi Pascual, Mike James'i istiyor ve Jean Montero anlaşması iptal oluyor.
💥 Mike James ile anlaşıyorlar.
💥 Xavi Pascual ile yollarını ayırıyorlar.
💥 Genel Menajer Juan Carlos Navarro ile yollarını ayırıyorlar.
💥 Mike James anlaşması iptal oluyor.
💥 Mike James dava açıyor.
💥 Alpha Diallo ile anlaşıyorlar.
💥 Alpha Diallo, Dubai ile sözleşme imzalıyor.
💥 Moses Wright ile anlaştılar, anlaşmanın iptal olma ihtimali var.
💥 Sylvain Francisco'ya gidiyorlar, ASVEL'e kaptırıyorlar.
💥 Isaac Bonga yarışına giriyorlar, Panathinaikos alıyor.
💥 Timothe Luwawu-Cabarrot yarışına giriyorlar, Real Madrid alıyor.
💥 Paolo Galbiati ile anlaşıyorlar, Baskonia bırakmıyor ve vaz geçiyorlar.
💥 Zeljko Obradovic'le görüştüler, Panathinaikos aldı.
💥 Vassilis Spanoulis ile görüştüler, Aris aldı.
''F35ler yolda, yaşa dünya lideri'' diye naralar atan emekli Mehmet efendi, bi taraftan da içine sadece buğday, mısır ve fasulye koyabildigi aşuresini kaşikliyordu ve o sırada kapı çaldı elektriği kesmeye gelmişlerdi,tvnin sesini kıstı,zulaya yattı,kapıyı açmadı.
Devlet, milletle mücadele etmeyi bırakıp milletin aklını, vicdanını ve iradesini kendi stratejik aklıyla buluşturmak zorunda.
Çünkü demokrasimizin de güvenliğimizin de kalkınmamızın da toplumsal barışımızın da tek yolu budur.
Bizim mücadelemiz de tam olarak bunun mücadelesidir.
Riskli binalarda oturan kiracılara belediyeler evden çıkması için süre veriyor ya da kirasını ödeyemediği için ev sahibi çıkartıyor ama gidecek yerleri yok. Evler çok pahalı depozit, komisyoncu vs. güvencesiz çalışan bir aile için ödemesi çok zor. Biraz önce bu durumda olan 2 aile ile görüştüm birinde evde bebek var, diğerinde okuyan çocuklar var ve yalnız anne ikisi de. Buna çözüm yok memlekette sosyal konut yok, geçici kalacağın bir kamuya ait konut yok, çocuğun okulu var, düşünen yok, derin yoksulluğu takip izleme dediğim şey böyle bir şey. Bugün dokunmadığın anda o aile parçalanıyor, ne okul kalıyor ortada ne aile, ne de çocuk her biri dağılıyor, yokluk sistemi yarın değiştireceğin vaadini beklemeyecek kadar derin... #DerinYoksulluk