Siyaseti yargı kollarına devreden Saray rejimi bu kez de Üsküdar Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş'ı hedef aldı ve tutukladı.
Seçilmiş belediye başkanlarını peş peşe adliye koridorlarına taşıyan, gözaltı görüntülerini servis eden bu tablo anayasal düzene ve milletin seçme hakkına saldırıdır.
Sinem Başkanımız'ın yanındayız.
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş gözaltına alındı.
2019 öncesi Haliç Tersanesi’ne girişi yasaklanan gemi mühendisi Sinem Dedetaş, “kale” sayılan Üsküdar’ı alarak o saltanatı yıktı.
Şafak vakti hukuksuz operasyonlarla milletin iradesine göz koyan zihniyet; sandıktan ümidini kesmiş, yargı eliyle tutunmaya çalışmaktadır.
Ama merak etmeyin, 86 milyon yurttaşımız da sizi göndermek için gün saymaktadır.
— Hikayeyi şöyle özetleyelim: Sinem Dedetaş’ın adaylık süreci ve başkan olduktan sonraki ilk icraatlerinin, belediyedeki rüşvet ve irtikapla mücadele üzerine olduğunu herkes bilir
Asıl mesele İmamoğlu'na verdiği destek. Bunu açıkça yazamadıkları için de "Rüşvet ve irtikap" yazıyorlar.
Asıl ilerleyecekleri nokta "örgüt" iddiası. "Örgüt" dedikleri CHP içinde değişim isteyen insanlar.
Bir de AKP'nin kalesini ellerinden aldı ya, geçmedi acısı.
AKP önce şu soruya cevap versin: Üsküdar Belediyesi’nde 1,3 milyar TL borç nasıl yapıldı?
Halkın iradesi yok sayıldı, seçilmiş 28 belediye başkanı tutuklandı. Bu sabah ise tek amacı ülkesine ve Üsküdar’a hizmet etmek olan kadın Belediye Başkanı Sinem Dedetaş gözaltına alındı.
Hala bu sürecin siyasi olmadığını söyleyenlere soruyorum: Halkın oylarıyla göreve gelen belediye başkanlarının birer birer tutuklanarak görevlerinden uzaklaştırılmasının başka nasıl bir açıklaması olabilir?
Milletin oylarıyla seçilmiş siyasetçiler ise yaşananları seyretmekle yetiniyor. Oysa bugün, siyasi görüşü ne olursa olsun herkesin demokrasiye, hukuka ve seçmen iradesine sahip çıkma sorumluluğu vardır.
Sandıkta kazanamadığınızı yargı eliyle almaya çalışmaktan vazgeçin. Milletin iradesine saygı duyun.
#SONDAKİKA | İMAMOĞLU: TEZGAH KURULDU!
İmamoğlu'nun daha önce 2 defa beraat ettiği Tuzla belediye başkanı Şadi Yılmaz'a hakaret davası 11 Eylül'e ertelendi
Silivri'den Kartal adliyesine götürüldüğü sırada 'araç arızalandı' denilerek yoldan döndürülen İmamoğlu:
"Bu yaşananları tüm Türkiye duysun. Sabah 07:20 gibi yola çıkarıldım, 60 kilometre yol geldikten sonra araba bozuldu denilerek geri döndürüldüm.
Lavabo ihtiyacımı söyledim, '20 dakikamız var, beklesin' dendi.
Biz başsavcının egosu için, İmamoğlu Kartal’a gelmesin, yargıç karşısına çıkmasın diye bir tezgah kurulmuştur"
https://t.co/u2KhN0H68E
Duruşmaya segbisle bağlanan İmamoğlu:
imamoğlu: söyleyeceklerimin kayda geçirilmesini istiyorum. mahkemenizin adil yargılama ile alakalı düzeni oluşturmak adına mahkemede fiili bulunmam yönündeki çağrınızı biliyorum. bu da gayet kurallara uygundur. ama durum bu sabah yaşadıklarımdan sonra artık teferruat haline dönüşmüştür. gardiyan arkadaşlar saat 06:30da beni uyandırdılar. 07:30da cezaevinden çıkarıldım. en az 60 kilometre yol yaptık. sözüm ona araba bozuldu, kaputu açtılar baktılar. bana bilgi bile verilmedi dönüş yoluna geçildi. sordum “araba arıza yaptı geri dönüyoruz” dediler.
“e araba bozuksa niye dönüyoruz” dedim.
“komutan bey bakın 60 km geldiniz kalan mesafe de zaten o kadar arıza yaptıysa niye döndürüyorsunuz” dedim.
bu türk yargı tarihine geçsin. “bakın yanlış yapıyorsunuz. bu bir talimat, aracın bozuk olduğuna inanmıyorum” dedim. “ayıptır, yazıktır, günahtır” dedim. zorla kapıyı kapattılar, beni oturttular, geri döndük. lavabo ihtiyacımı söyledim, 20 dakikamız var beklesin dendi. bunu karşılamaktan bile imtina eden bir hale gelmiştir komutan, asker. cezaevi kapısında ben tepkimi dile getirdim. 09:20 geçe buraya girdim ben, çoktan Kartal’da olurdum. içerdekiler dedi ki “segbis’e döndüğü için böyle alındınız”. o zaman benim askerim neden buna alet edildi? biz başsavcının egosu için, İmamoğlu Kartal’a gelmesin, yargıç karşısına çıkmasın diye bir tezgah kurulmuştur. ciddi anlamda psikolojik bir şiddete tabii tutuldum. bugün yaşanan tarihi bir zulümdür işkencedir. buna tabii tutanlarla ilgili işlem yapılmasını talep ediyorum.
ben huzurda savunma yapmak istiyorum.
sebebi şudur; yüce Türk yargısını yerle bir etmek isteyenlere karşı mücadele veriyorum ben onu söyleyeyim.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine, Ak Parti Yargı Kolları değil, Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, hiçbir yere gitmiyorum.
Majestelerinin muhalefeti olmayı reddediyoruz.
Teslim olmayacağız!
Özgür Özel: “Yarım saatte verdikleri zarar 10 milyar dolar.”
- Bu mesele, Özgür Özel’in değil, milletin meselesidir.
- Ülke ekonomisine yarım saatte verdikleri zarar 10 milyar dolar.
- Vadeli işlemlerde tüm hisse senetleri için en dipten satıcı vardır alıcı yoktur.
- Yarın böyle bir felakete uyanacağız. Bunun için yakılacak her rezerv, millete daha pahalı et, ekmek sonucunu doğuracak.