Latince bir söz: "Homo totiens moritur, quotiens amittit suos". Anlamı "Her yitirdiğin yakınınla sen de kaybolursun" olan deyiş, kayıplarda yitip giden parçalarımıza, aynı kişi olarak kalmadığımıza değinir.
"À la naissance, on monte dans le train et on rencontre nos parents. Et on croit qu’ils voyageront toujours avec nous.
Pourtant, à une station, nos parents descendront du train, nous laissant seuls continuer le voyage…
Au fur et à mesure que le temps passe, d’autres personnes montent dans le train.
Et elles seront importantes : notre fratrie, nos amis, nos enfants, même l’amour de notre vie.
Beaucoup démissionneront (même éventuellement l’amour de notre vie), et laisseront un vide plus ou moins grand.
D’autres seront si discrets qu’on ne réalisera pas qu’ils ont quitté leurs sièges.
Ce voyage en train sera plein de joies, de peines, d’attentes, de bonjours, d’aurevoirs et d’adieux.
Le succès est d’avoir de bonnes relations avec tous les passagers pourvu qu’on donne le meilleur de nous-mêmes.
On ne sait pas à quelle station nous descendrons, donc vivons heureux, aimons et pardonnons.
Il est important de le faire car lorsque nous descendrons du train, nous ne devrons laisser que de beaux souvenirs à ceux qui continueront leur voyage.
Soyons heureux avec ce que nous avons et remercions le ciel de ce voyage fantastique. Aussi, merci d’être un des passagers de mon train.
Et si je dois descendre à la prochaine station, je suis content d’avoir fait un bout de chemin avec vous."
Jean d'Ormesson, L'enfant qui attendait un train
Sofu halvet içinde cefa ile Hu çeker
Baykuş virane bekler, gülşeni nerden bilsin
Cümlenin canı Gaybi, zahidler inkar eder
Sahraya düşen damla ummanı nerden bilsin.
Canı olmayan zahid cananı nerden bilsin
Bi derd olan münafık Lokman’ı nerden bilsin
Muhabbetle gelendir aşk ile menzil alan
Aşka canın vermeyen Sultanı nerden bilsin
Dilediği özüdür, özünü bilmez zahid
Zahid özün bilmedi, irfanı nerden bilsin
"biz dünyayı değiştirmek istiyoruz ama bu dünyayı iyi ya da kötü yöneten her yasa yabana bağlıdır; yabanı öğrenmediğimiz sürece onu değiştiremeyeceğiz." Faruk Duman SUS BARBATUS
Liu, “birey ile toplum arasındaki çatışmalı ilişkileri, bir tür karşılıklı sınırlama ve çözülme içeren ilişkileri” yansıtmaya çalıştığını belirtiyor. “İnsanlar kendi yarattıkları çevre ve kültür tarafından da sınırlanıyor,” diyor.
"İyi insanlar daima kaybederler,
Çünkü adil dövüşürler,
İyi insanlar daima kaybederler,
Çünkü dürüsttürler,
İyi insanlar daima kaybederler,
Çünkü kazanmayı önemsemezler."
| Konfüçyüs |
Charlie Chaplin seyircilere bir şaka yapar ve herkes güler. Aynı şakayı tekrar yapar ve artık kimse gülmez. Sonra şu sözleri söyler: 'Aynı şakaya defalarca gülemiyorsunuz, neden aynı şey için tekrar tekrar ağlıyorsunuz? Unutmayın, hiçbir şey kalıcı değildir endişeleriniz bile.