Ekoloji bilim dalı olarak organizmaların çevreyle olan ilişkilerinin çözümlenmesinde oldukça önemli. Bugün insan türü olarak yaşadığımız gezegende hemen her yere ayak izimizi bırakmış durumdayız. Artık ekologlar arasında doğayı evcilleştirdiğimiz konuşuluyor, hatta konuşulmakla kalmıyor yazılıyor; “domestication of nature”... Peki, ne demek doğayı evcilleştirmek? Türümüz, artan nüfus artışı ve önünü alamadığımız tüketim sonucu, tüm gezegeni kendi ihtiyaçlarına göre dönüştüren bir türe evrildi. Böylece çevremizdeki canlı organizmalarla yaşadığımız ilişki de artık farklı bir boyutta, işte doğal yaşamı evcilleştirme dendiğinde bu geliyor aklıma.
“Yeni Ekoloji”, içinde olduğumuz Antroposen dönemde, yani, küresel anlamda benzeri görülmemiş çevresel geçiş çağında, bugünün ekolojisinin, türümüzün oynadığı önemli rolü ortaya koymak için ihtiyaç duyduğu içgörüleri nasıl sağlayabileceğini gösteriyor. “Yeni Ekoloji”, tür çeşitliliğini korumanın önemini vurguluyor ve insanların çevrenin düşünceli koruyucuları olarak yeni roller üstlenmesi gerektiğini öngörüyor. Daha yalın bir ifadeyle, “Yeni Ekoloji”, bir teori olarak, içinde olduğumuz çağda bugünün ekolojisinin öngöremediği küresel dönüşümlerde bizim nasıl bir rol oynadığımızı bize göstermeye çalışıyor. Homo cinsi içinde yer alan tek tür olarak gezegeni ve gezegenin sahip olduğu 3.8 milyar yıllık mirası öyle bir hırpalıyoruz ki, biyoçeşitlilik krizde! İşte tam da bu nedenle, ekolojiyi bu yeni teorinin açtığı pencereden yorumlayarak gelecek için adımlar atmamız şart. Aksi halde doğadaki yeşil rengi ve bu rengin bizim dışımızdaki canlı bileşenlerini böyle fotoğraflarla hatırlayacağız.
"Önümüzdeki onyıllarda düşen yağış miktarı sürekli azalacak, Akdeniz iklim kuşağı daha kurak bir hale gelecek. Ama Türkiye'de su sorununun mutlaka kirlilik sorunuyla birlikte düşünülmesi gerekiyor" @bulentilgaz#kuraklık#kirlilik#EkoEkoEko
Her yer Karakılçık doldu. Ekmeğine, ununa artık marketlerde bile ulaşabiliyorsunuz. Kaybolmanın eşiğindeki Karakılçık nasıl oldu da, bu kadar kısa sürede bütün tedarik zincirlerine girebilecek duruma geldi. Ortalama verimi belli olan bir buğday, hasadı ise senede bir.
Somut örnekler vermek gerekirse, internetten tohumluk buğday olarak Ege88, Grador, Fırat 93, Sham-I, Ganos çeşitlerini araştırabilirsiniz. Hepsi siyah kılçıklı ve yüksek verimli modern buğdaylar. Yani karakılçığın pazarlanan özelliklerinin hiçbirini bulundurmayanlar.
Buğdaydaki GDO!
Çok açıklayıcı, derli toplu bir yazı.
Köy populasyonu tohumlarla çalıştığımız halde senelerdir bunu anlatmaya çalışıyoruz.
Günümüzde unların ve ekmeğin sizi rahatsız etmesi üretim, öğütme depolama ve işleme sürecindeki verim odaklı başka sebeplerden..
Ekmek ve hamur işini tüketip tüketmemek sizin bileceğiniz iş; ama buğdayda GDO yok. GDO,Genetiği Değiştirilmiş Organizma demek. Bir canlıdan başka bir canlıya vektörler (transfer aracı) aracılığıyla gen aktarımı demektir. GDO yararlı veya zararlı bu ayrı bir konu; ama