@NurdanEkmen Hayır ama olayın evveliyatı var demek istiyorum. O genç kızı bu kadar ağlattığı için o adamlar araya giriyor. Şiddeti savunmuyorum asla bu söylediklerimden bu anlamı çıkartmayın.Ayrıca burnu kırılan adam çocuklarının yanında metrodan inince mavi gömlekli gence arkadan saldırıyor.
Mavi gömlekli gencin peşine düşenler, keşke aynı hassasiyeti çocuklarının gözleri önünde eşleri tarafından öldürülen yüzlerce kadına da gösterseydiniz !
#Marmaray’da çocuklarının yanında burnu kırılan adamın, ilk başta kapıda duran genç kızı ağlatana kadar zorbaladığını kimse konuşmuyor. Genç kıza“Kapının önünü niye kapatıyorsun?” diye dakikalarca söyleniyor; kız özür diliyor,ağlıyor ama adam asla susmuyor. Olay buradan çıkıyor
Ya resmen Osimhen'e karşı mahcubiyet hissediyorum... Adamın şevkini, isteğini, heyecanını gördükçe yerin dibine geçiyorum... Bu adam olmasa ne halde olacaktık bir hayal edin!
25 saniyede ayaklı yalan ve algı makinesi ACUN’un sarı kart yalanı..
Hangi hocandan öğrendin böyle rahat ve arsızca yalan söylemeyi? Bunlara inanan koyunlara da yazık.
Batuhan Karadeniz: “TİYATRO Ne biliyor musun? Olmayan penaltıya penaltı çal, takım sahadan çekilsin. Al işte bitti gitti. Türk futbolunun özeti bu! Tam bir algı maçı.”
#GSvADS
Batshuayi bu pozisyonu bilerek kaçırdı. En son bu hissiyatı Dubois ve Ziyech'te almıştım. Bu kötü niyetliyi bir an önce göndermek lazım. Adam içimizdeki hain gibi hareket ediyor. Yazıklar olsun!
Taşrada, bilhassa merkez nufüsu 500 binden az olan yerlerde yaşayan memur, bürokrat, yerel yönetim çalışanları bu söylediklerime hak vereceklerdir.
Taşrada "çok zengin" bir adam modeli vardır. Belediye başkanıyla, valilerle, kaymakamlarla, emniyetle, yargı bürokrasisiyle arası her dönem ve hep iyidir. Kendini dokunulmaz ve hukukun, yasanın üzerinde görür. 'Bi ruhsat işimiz vardı, çözüversek'ten başlayıp 'bizim oğlan bi kavgaya karışmış, onu bi şey yapsak'tan 'ne olmuş dereye biraz kimyasal karışıyorsa fabrikadan, 500 kişiye ekmek veriyom'a kadar uzanır yediği herzeler.
Bu model, bütün denetimlerden, bütün yasal zorunluluklardan münezzehtir çünkü çok güçlüdür güya. Siyaseti çift yönlü olarak finanse etmek, yerel medyaya para sıkıp istediğini yazdırmak ve işini görmeyen bürokratı "Angaradaki" adamlarıyla hizaya getirmek gibi alışkanlıkları vardır.
Bolu'da yanan bir otelde, Maraş’ta kolonu kesilmiş bir binada, Kırklareli'nde dere yatağına yapılan bungalovlarda, Malatya'da altı su dolu bostanlık araziye dikilen bilmem kaç katlı binalarda çıkarlar karşımıza.
Türkiye'nin halletmesi gereken "dip sorun"lardan biri, belki de birincisi budur.
Fernando Muslera'nın ıslıklanması doğru değil. En az 10 kupada direk etkisi var. Yedek olsun, oynamasın diyebilirsiniz ama küfür, hakaret, ıslıklamak cidden büyük vefasızlık!
Onursuz ve satılık hayatların güzellenmesi, kız çocuklarına teşhirin ve fuhuşun “influence” edilmesi, hiç tanımadığı erkeklerin ilkel dürtülerini tatmin makinesi görevi görüp birkaç dakikada tüketilip atılan ve çöpten bile değersiz kişiliklerin markalaştırılması, bir başarı hikâyesiymişcesine “üç kuruş ödeyen herkes beni harcayabilir ama bakın kolumda hangi lüks çanta var” şovlarına belgeseller çekilmesi..
Açıkçası, bu rezalet böylesine pazarlanmaya çalışmasa kimin dört duvar arasında ne kadar rezil bir hayat sürdüğü umrumuzda da değil. Allah yardım etsin der geçeriz. Ancak bu durumdan utanmayıp sıkılmayıp kendi düştüğü bataklığa başka genç kızları da çekmeye çalışanlara ve onların pr çalışmalarına ne ara bu kadar zemin oluşturur hâle geldik, hayret ediyorum.
Bu mesele sadece ve sadece böyle bir hayat yaşamayı tercih eden kişinin özelinde bırakılıp toplum sağlığı için üzerinin örtülmesi ve sosyal gündemden izole edilmesi gereken bir konu iken neden kız çocuklarının karşısına fuhuşun avantajlarını ve kolaylıklarını anlatan tipler rahatlıkla çıkabiliyor, bir kitlesi olan herkes nasıl etkileşim uğruna bu tiplere mikrofon uzatabiliyor? Korkunç.
Erotizm metası olan değil; her biri nev’i şahsına münhasır olan,
Dijital pazarlarda teşhir ürünü değil; her biri paha biçilemez özel bir ruh olan,
Varlığı/kimliği erkeklerin ve birkaç şirketin hâkimiyet alanı olan değil; değerli, sağlıklı ve hususî güzelliğe sahip olan kız çocukları yetiştirmek hepimizin ödevi.
Kız çocuklarını korumak ise bu devletin görevi.
Narin, müslime,leyla,ceylin,ecrin,ırmak,ikra...
Değişen yıllar oldu ama kaderleri ve sonları aynı, Ülkenin adalet sistemi,toplumun ahlak yapısı kalmadı
Saçının teline kıyılmayacak çocukların Canına kıydınız
. #Cansız#Otopsi#naringuran#Narin