Cinsellik, ilişkilerde en önemli şeydir. Bunu kabul edip etmemek size kalmış fakat ilişkiyi, arkadaşlıktan ayıran en önemli şey budur ve aksi iddia edilemez. Cinsellik, dinamiğin sürekliliğini etkiler ve duyguların daha yoğun ve net yaşanmasını sağlar. Sevgi, tutkuyu doğurur ve tutku da sevgiyi besler. Cinsellik çok da önemli değildir diyen insanların sevgi ve tutku bağları da yeterince güçlü ve istikrarlı değildir. Cinsellik sadece birleşmek demek değildir, tüm tensel olayları kapsar ama cinselliğin en tepe noktası birleşmektir. Birleşme ile karşınızdaki insan ile enerji alışverişi yaparsınız, birbirinizde dna kalıntıları olur, duygu ve düşünceler birbirine karışır yani özetle cinsellik yeniden bir oluşumdur, varoluştur. Burada haz duymak ve üremek gibi farklılıklar bulunsa da üremek istemenin de temelinde haz duymak, tutku hissetmek, şehvete kapılmak gibi unsurlar vardır; yalnızca üremek için yapılan sekste bile iki insanın duygu ve düşünceleri başta olmak üzere vücudunda birden fazla değişiklik meydana gelir. Özetle; cinsellik yaşamak normaldir ve bunu şekillendirmek ve nasıl yaşamak istediğiniz sadece size bağlıdır.
NUR YÜZLÜ İHTİYAR BİR ADAM
ŞEYH EDASIYLA KUYUMCUYA GİRDİ.
Kuyumcu saygıyla karşıladı.
İhtiyar dedi ki:
-Ben senin sevabınım..!
Kuyumcu güldü ve alaycı bir şekilde:
"Pırıl pırıl bir yüzün olduğu doğru, ama bir sevabın
böyle görüneceğini hiç düşünmemiştim!"
Bu sırada genç bir çift dükkana girerek altın siparişi verdi.
Kuyumcu siparişi hazırlarken oturmalarını söyledi.
Genç hanım gidip yaşlı şeyhin kucağına oturdu..
kuyumcu şaşırdı ve kadına sordu: Neden şeyhin
kucağına oturdunuz?
Genç hanım şaşkınlıkla:
-"Hangi şeyh?" iyi misiniz siz? Neden bahsediyorsunuz? Burada kimse yok ki.
Bize bu siparişimizi verecek misiniz, vermeyecek misiniz?
Şaşıran ve utanan kuyumcu genç çiftin altınını vererek parayı aldı ve genç çift dükkandan ayrıldı.
Şeyh kuyumcuya dönerek şöyle dedi:
-Beni senden başka kimse göremez ve bu ancak salih
ve iyiler için mümkündür.
O arada başka bir erkek ve kadın girdi ve aynı hikaye tekrarlandı.
Şeyh kuyumcuya
-Ben senden bir şey istemiyorum! Rızkınızı artırmak
için bu mendili yüzünüze sürün..
Kuyumcu mendili kutsal ve ruhani bir tavırla aldı,
kokladı ve yere yığıldı.
Şeyh ve arkadaşları bütün para ve altınları alarak kaçtılar.
4 yıl sonra Şeyh kılıklı bu adam, 2 hırsız sözde çift hırsız
ve 2 polis dükkâna girdiler..
Polis memuru, Şeyh ve kuyumcuya hikâyeyi sordu ve
sırayla hikâyeyi anlattılar.
Polis memuru
"Tabii ki sahneyi aynen tekrarlamalısınız" dedi ve
şeyh mendili kuyumcuya verdi ve kuyumcu koklayıp ovuşturdu ve anında yere düştü ve bu kez şeyh, polis
ve arkadaşları dükkânı tekrar soydular...
Sonuç ; Her 4 yılda bir seçimler tekrarlanıyor ve biz millet olarak şeyh kılıklı soyguncular tarafından aynı hikayelerle kandırılarak soyuluyoruz.
Ve hiç te akıllanmıyoruz..
ALINTI