"İnsandaki tahavvül" (hâlden hâle dönüşme) der sûfiler
"ya kişinin mevcut hâline ilişkin farkındalığının derinleşmesiyle
ya da içinde yaşadığı ahvâlin kalbini incitmesiyle başlar.
Derinleşme insanı tekmîl eder,
incinme ikmâl,
ikisi birlikte kemâl."
İnsan-i kâmil olmak zor mesele.
“Allah’ım! Her şeyimle sana boyun eğdim. Her işimi sana havale ettim. Mükâfatını umarak, azabından korkarak sana sığındım. Çok iyi biliyorum ki senden başka sığınılacak bir kapı yoktur.”
insanların kâhir ekseriyeti kendi ördüğü anlam ağına takılı kalır. bu nedenle anlaşılmanın beyhûde bir çaba olmaması için hakîkaten sevilmeniz gerekir. zirâ sizi hakîkaten sevenler size yer açabilmek için kendi anlam ağını delecektir.