Yunanistan’ın Batı Trakya’daki “Müslüman Azınlık, Türk Değil” İddiasını Çürütelim
Uzun süredir Yunanistan’ın Batı Trakya’daki “Türk azınlığını” ısrarla sadece “Müslüman azınlık” diye tanımlaması, “Türk” kelimesini resmî belgelerde, okullarda ve dernek isimlerinde yasaklaması ile Lozan Barış Antlaşması’nı tek taraflı ve keyfî şekilde yorumlaması, Osmanlı’dan miras kalan Türk nüfusunun etnik kimliğini sistematik olarak asimile etme ve inkâr etme politikasıdır. Bu tutum, ne Lozan’ın lafzına ne ruhuna ne de uluslararası hukuka uygun düşmektedir.
Lozan’a ekli “Yunan ve Türk Halklarının Mübadelesine İlişkin Sözleşme”nin 2. maddesi, “Batı Trakya’daki Müslüman sakinler”i mübadele dışı tutarken, dönemin resmî belgelerinde ve Karma Mübadele Komisyonu tutanaklarında bu nüfus “Türkler” olarak açıkça anılmaktadır. Bölge, Balkan Savaşları’na kadar Osmanlı toprağı olup nüfusunun ezici çoğunluğu Türkçe konuşan, Türk kültür ve şuuruna sahip Müslüman Türklerden oluşuyordu. Lozan’ın 45. maddesi ise “Yunanistan’daki Müslüman azınlığa” Türkiye’deki gayrimüslim azınlıklara tanınan hakların aynısının tanınacağını hükme bağlar. Bu hüküm, karşılıklılık esasına dayanır ve azınlığın etnik kimliğini yok saymaz; aksine korur. Madde 40 ile güvence altına alınan dil ve eğitim hakkı, fiilen Türk dili ve Türk okullarıdır.
Yunanistan, 1950’lerde Türkiye ile iyi ilişkiler döneminde bu gerçeği kabul etmiş, 3065 sayılı Kanun’da “Türk okulları” ifadesini resmen kullanmış, azınlığı “Türk azınlık” diye tanımlamıştır. Ancak 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası siyasi intikam duygusuyla bu politikayı değiştirmiş, “Türk” kelimesini tabelalardan, ders kitaplarından ve dernek isimlerinden sistematik olarak çıkarmıştır.
Batı Trakya Türk azınlığı ise tarih boyunca ve bugün de kendini “Türk” olarak tanımlamakta, ana dili Türkçe olan, Türk kültürüyle yaşayan bir topluluk olarak varlığını sürdürmektedir. Bu self-identification (kendi kimliğini belirleme) hakkı, modern uluslararası hukukun temel ilkelerinden biridir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Yunanistan’ın bu inkâr politikasını defalarca mahkûm etmiştir. 2008 Tourkiki Enosi Xanthis ve Diğerleri v. Yunanistan (26698/05) kararında AİHM, “Türk” adını taşıyan derneğin kapatılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesini ihlal ettiğine oybirliğiyle hükmetmiştir. Mahkeme, etnik kimliğin ifadesinin demokratik toplumda meşru olduğunu, “Türk” kelimesinin kamu düzenini veya toprak bütünlüğünü tehdit etmediğini vurgulamıştır. Bekir-Ousta ve Diğerleri, Emin ve Diğerleri (Rodop Türk Kadınları Kültür Derneği) ve benzeri davalarda da aynı sonuç çıkmıştır. Yunanistan’ın “Lozan sadece Müslüman der” savunması mahkeme tarafından reddedilmiştir.
Özetle, Yunanistan’ın “Müslüman azınlık” tezi Lozan metnine, mübadele belgelerine, tarihsel gerçeklere, kendi geçmiş resmî uygulamalarına ve bağlayıcı AİHM içtihatına aykırıdır. Türk azınlık, Lozan’ın ve uluslararası hukukun güvencesi altındadır; etnik kimliğinin inkârı kabul edilemez. Yunanistan bu konuda hesap vermelidir.
🔴 Cihat Yaycı :
Yunanistan’da dün çok önemli fakat maalesef yeterince konuşulmayan bir gelişme yaşandı.
İskeçe’de, Lozan Antlaşması’nın kendilerine tanıdığı haklar çerçevesinde müftülerini kendileri seçmek isteyen ve Yunanistan tarafından atanan müftüler protesto eden 4 Batı Trakya Türkü, Yunan mahkemeleri tarafından 17’şer ay hapis cezasına mahkûm edildi.
Bu insanlar ne yaptı?
Şiddete mi başvurdu?
Kamu düzenini mi bozdu?
Yoksa terör eylemi mi gerçekleştirdi?
Hayır.
Sadece Lozan Antlaşması’ndan doğan haklarını savundular. Demokratik bir protesto gerçekleştirdiler.
Bir tarafta Batı Trakya Türklerinin seçtikleri müftüler tanınmıyor, demokratik itirazları cezalandırılıyor, Türk kimliği yıllardır tartışma konusu yapılıyor; diğer tarafta ise Türkiye’den sürekli yeni tavizler, yeni açılımlar ve yeni adımlar bekleniyor.
Bugün Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması yönündeki talepler yeniden gündeme getiriliyor. Oysa aynı günlerde Batı Trakya Türklerinin temel dinî ve kültürel hakları nedeniyle mahkûm edildiği bir tablo ile karşı karşıyayız.
Lozan bir bütündür.
Lozan yalnızca patrikhane için değil, Batı Trakya Türkleri için de vardır.
Mütekabiliyet yalnızca Türkiye’den beklenen bir yükümlülük değildir.
Türkiye’nin, Lozan’ın dengelerini ve Batı Trakya Türklerinin haklarını görmezden gelerek tek taraflı adımlar atması; hukuk, adalet ve devlet ciddiyeti açısından doğru değildir.
Önce Lozan’ın Batı Trakya’ya ilişkin hükümleri eksiksiz uygulansın.
Önce Batı Trakya Türklerinin seçilmiş müftülerine saygı gösterilsin.
Önce Türk azınlığın eğitim, vakıf ve kimlik hakları tam anlamıyla teslim edilsin.
Ondan sonra karşılıklı adımlar ve karşılıklı iyi niyet konuşulabilir.
Aksi takdirde ortaya çıkan tablo, Lozan dengesinin ve mütekabiliyet ilkesinin Türkiye aleyhine bozulmasından başka bir anlam taşımayacaktır.
https://t.co/xKQ5Z02aCP
@tcbestepe@TC_icisleri@iletisim@TC_Disisleri@tcmeb@SaadetPartisi@yenisafak@yeniakit@rprefahpartisi@MHP_Bilgi@zaferpartisi@cumhuriyetgzt1@herkesicinCHP@Akparti@iyiparti@anahtarparti
Uyardık, uyarıyoruz!
Ruhban Okulu’nun açılması dini değil, siyasi bir meseledir.
Ekümenik ünvanıyla atılacak imzalar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal egemenliği ve bölünmez bütünlüğüne karşı kafa tutmaktır!
@zgizemozpinar Ruhban okulunu açmaya hazırlananlar, Batı Trakya Türklerinin haklarını savunmayanlar, Lozan’a mütekabiliyet uygulamayanların AP’nin bu çağrısınıda Abd desteğiyle yerine getirmeyeceğinden şüpheniz yokmu ?
Kapanca Sokak Festivali için geri sayım
İzmit Belediyesi’nin 25-28 Haziran’da düzenleyeceği 3. Uluslararası Kapanca Sokak Festivali öncesi konuşan Eray Bodur, festivalde SOLOTÜRK gösterisi, konserler, bando ve yerel grupların yer alacağını söyledi.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Hasret sona erdi Kocaelispor 16 yıl aradan sonra Süper Lig'de.
Enkazlara düştük, tarlalarda, halı sahalarda maç yaptık, amatörden binbir zorlukla 11 yıl profesyonel transfer yapmadan direndik, bu günlerin hayalini kurduk ve başardık. Emeği geçen herkese teşekkür
#EfsaneGeriDöndü
Herkes hep mutlu olmak ister, mutsuzluğu yaşamadan. Oysa düşünsene, hiç gece olmasaydı güneşin tadını çıkarır mıydı insan?
Tadını çıkaralım👏👏
16 yıllık hikayede tüm emeği geçenlere teşekkürler.
BİZ BAŞARDIK!
Hodri Meydan!
Millete eziyet çektiren bir avuç insan kaybedecek, Türkiye kazanacak.
Yenilecekler… Güler yüzümüze yenilecekler… Temiz kalplerimize yenilecekler… Tevazumuza, hoşgörümüze yenilecekler.
Cumhuriyet Halk Partisi başaracak, Türkiye kazanacak.
İzmir’den çıktık yola.