Tekirdağ'dan Ordu'ya gelen yolcu otobüsü Amasya'da devrildi: 46 kişi yaralandı
Tekirdağ-Ordu seferini gerçekleştiren Metro Turizm'e ait çift katlı yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesinde kaza yaptı. Sabah saatlerinde meydana gelen kazada çok sayıda yolcu yaralanırken, olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi.
Kaza, saat 04.20 sıralarında D100 Karayolu'nun Gümüşhacıköy-Merzifon istikametindeki Karamağara mevkisinde yaşandı. Enver Büyükkol yönetimindeki 34 DT 5602 plakalı otobüs, henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak şarampole devrildi.
İhbar üzerine bölgeye sağlık, AFAD, itfaiye, polis ve jandarma ekipleri yönlendirildi. İlk belirlemelere göre kazada 2'si ağır olmak üzere 46 kişi yaralandı. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından Merzifon ve çevre ilçelerdeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.
Otobüste kazanın meydana geldiği sırada 75 yolcu ile 5 mürettebatın bulunduğu öğrenildi.
Amasya Valiliği'nden yapılan açıklamada, kazaya ilişkin tüm ekiplerin kısa sürede olay yerine ulaştığı, yaralıların hastanelere sevk edildiği ve olayla ilgili adli soruşturmanın başlatıldığı bildirildi.
Kazanın kesin nedeni yapılacak teknik incelemenin ardından netlik kazanacak.
Yıllık izinde hafta sonu detayı: Yargıtay son noktayı koydu
Yıllık izin kullanacak çalışanları yakından ilgilendiren bir karar Yargıtay'dan geldi. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında verilen karara göre, çalışanların yıllık izin kullandığı döneme denk gelen hafta tatili günleri yıllık izin süresinden sayılmayacak.
Buna göre, yıllık izin hesabı yapılırken hafta sonu tatilleri ayrıca değerlendirilecek. Çalışanın hafta tatili hakkı, yıllık izin günlerinin içerisinde eritilemeyecek. Kararda dikkat çeken bir başka detay ise izin kullanımının ispatı oldu. Yargıtay, işçinin yıllık izin kullandığını kanıtlama yükünün işverende olduğuna hükmetti.
İşverenlerin, çalışanların izin kullandığını yazılı belge ve kayıtlarla ortaya koyması gerekecek. Kararın, çalışanların yıllık izin haklarının korunması ve iş yerlerinde yaşanan izin anlaşmazlıklarının önüne geçilmesi açısından emsal niteliği taşıdığı belirtiliyor.
Kayıp bulundu! Tuncay Sonel'in Tunceli Belediyesi'ne aldırdığı Jet-Ski Ordu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde çıktı
Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Ordu Valisi Tuncay Sonel’in adı, Tunceli’de kayyum olarak görev yaptığı dönemde alındığı öne sürülen bir jet-ski ile yeniden gündeme geldi. Kanal Ordu’nun haberine göre, resmi kayıtlarda yer almayan jet-skilerden biri Ordu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yerleşkesinde bulundu. Uzun süredir kullanılmadığı belirtilen jet-ski, yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Gülistan Doku cinayeti soruşturmasında tutuklanan eski Ordu Valisi Tuncay Sonel’in adı Tunceli Valisi iken belediyeye kayyum olarak atandığı döneme yapılan ihalelerle konuşuluyor.
Gazeteci Ferit Demir, Sonel’in Tunceli Belediyesi’nde kayyum olduğu dönemdeki yapılan ihaleler ve alımlarla ilgili çarpıcı iddialarda bulunmuştu. Demir, “Belediye’nin parasıyla 2 adet jet-ski ve tekneler alındı. İlginçtir belediyenin parasıyla alınan bu ürünler başka bir yöntemle başka bir yere götürüldü ama bu jet-ski’lere ulaşılamadı” açıklamasında bulunmuştu.
Kanal Ordu, gazeteci Ferit Demir’in bahsettiği jet-skilerden birinin Ordu’da Ordu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün kano eğitim merkezinde olduğunu ortaya çıkardı. Söz konusu alana giderek resmi kaydı bulunmayan Jet-Ski’yi yerinde görüntüledik.
Kanal Ordu, Söz konusu Jet-Ski’nin dönemin Ordu Valisi Tuncay Sonel’in talimatıyla o alana getirildiği ve Müdürlüğün envanterinde yer almadığına bilgisine ulaştı. Ordu Valisi Muammer Erol ise söz konusu Jet-Ski’nin Valilik’in resmi kaydında bulunmadığını söyledi. Kano eğitim merkezinin alanında bekletilen Jet-Ski’nin herhangi bir kurum tarafından kullanılmadığı ve çürümeye terk edildiği öğrenilirken envanterde olmayan bir ürünün Ordu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait yerleşkede bulunuyor olması tartışmaları da beraberinde getirdi.
Kanal Ordu’nun ulaştığı bilgiye göre Ordu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün, olayın gündeme gelmesiyle jet-ski’yi alandan uzaklaştırmak için “İtfaiye biriminin işine yarar, onlara verelim” teklifinde bulundu. Ancak resmi bir kaydı olmayan bir ürünün başka bir kuruma devredilmesinin mümkün olmayacağından bu talep olumsuz sonuçlandı.
Şiddetli yağış Ordu'da bir evi kullanılamaz hale getirdi
Ordu’nun Korgan ilçesine bağlı Tepealan Mahallesi’nde etkili olan sağanak yağış seli beraberinde getirdi. Kısa sürede şiddetini artıran yağış nedeniyle oluşan sel suları, bölgede bir eve girerek ciddi hasara yol açtı.
Selin ardından evin içini su ve çamur bastı. Yaşam alanlarında bulunan eşyaların büyük bölümünün zarar gördüğü, evin zemin ve duvarlarının ise balçıkla kaplandığı öğrenildi.
Olay sonrası evin kullanılamaz hale geldiği belirtilirken, bölgede yağışın etkisini zaman zaman sürdürdüğü bildirildi.
Ordu'daki 19 Mayıs gösterilerine köpek damga vurdu: Drone'u zıplayarak düşürdü
Ordu 19 Eylül Stadyumu’nda 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen gösteriler renkli görüntülere sahne oldu.
Etkinlikler sırasında çekim yapmak için havaya uçurulan drone’u takip eden bir köpek, zıplayarak drone’u düşürdü. O anlar izleyicilerden büyük alkış alırken, gösterilere damga vurdu.
Usta spiker Emre Tilev “Ordu’ya Süper Lig yakışır”
52 Orduspor’un şampiyonluğunu kutlayan usta spiker Emre Tilev “Ordu’ya Süper Lig yakışır” dedi.
52 Orduspor’un 2.Lig’e yükselmesine dair Kanal Ordu’ya özel açıklamalarda bulunan usta spiker Emre Tilev, 52 Orduspor’un 2.Lig’de çok başarılı olacağını düşündüğünü ve Ordu şehrinin bu potansiyele sahip olduğunu vurguladı.
Ordu şehrinin Karadeniz’in en güzel sahil şeritlerinden birine sahip olduğuna dikkat çeken usta spiker Tilev, “Boztepe’den Ordu’ya baktığında gördüğün resim daha coşkulu olmalı” dedi.
Ordulu futbolseverlerin takımlarına sahip çıkmalarının önemine vurgu yapan Emre Tilev, 52 Orduspor’un özlenen Ordu rüzgarını geri getirebileceğini söyledi.
Ordu şehrine Süper Lig yakışır diyen
Emre Tilev, önce 1.Lig, ardından da Süper Lig biletini almak adına tüm şehrin tek bir marka çerçevesinde kenetlenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Havalar Isındı, Perşembe Yaylası’nda Göç Başladı
Havaların ısınmasıyla birlikte Perşembe Yaylası’nda hayvancılık faaliyetleri yeniden başladı. Besiciler sürülerini yaylaya çıkarırken, bölgede yaz sezonunun hareketliliği de kendini göstermeye başladı.
Perşembe Yaylası’nda maden keşfi sırasında halktan tepki: “Burası bizim hayatımız”
Ordu’nun Aybastı ilçesindeki Perşembe Yaylası bölgesinde maden arama çalışmalarına ilişkin dava kapsamında bilirkişi ve mahkeme heyeti sahada keşif yaparken, bölge halkı da alanda tepkilerini dile getirdi.
Bölge halkından bir vatandaş, Kanal ORDU mikrofonlarına yaptığı açıklamada yaylaya olan bağlılığını ve yaşanan mağduriyeti şu sözlerle anlattı:
“Burası bizim için çok özel, adeta bir aşk gibi. Yayla bizim hayatımız. Merhum eşim bile buranın çamurunu, yağmurunu severdi.”
Vatandaş, yaylada geçim sağlayan yaşlıların durumuna da dikkat çekerek, “Burada bir bidon süt satarak ekmeğini kazanan yaşlılarımız var. Ama bunu görmüyorlar, anlamıyorlar” dedi.
Yapılan müdahalelere tepki gösteren yayla sakini, “Duvarlarımızı yıktılar, canımızı çok yaktılar. Bizi hiç düşünmediler” ifadelerini kullandı.
Şükrü Bodur: “18 Mayıs'ta 52 Orduspor’un şampiyon olduğu bir sabaha uyanmak istiyorum”
52 Orduspor FK Kulüp Başkanı Şükrü Bodur, “52 Orduspor’un şampiyon olduğu bir sabaha uyanmak istiyorum. 18 Mayıs’ta Ordu’nun bu sevinci birlikte yaşamasını istiyorum” dedi.
52 Orduspor FK Kulüp Başkanı Şükrü Bodur, Kanal ORDU sosyal medya hesaplarından canlı yayınlanan “Sporun Zirvesi” programında şampiyonluk hedefiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Takımın ikinci lige yükselmesini büyük bir heyecanla beklediklerini ifade eden Bodur, tüm Ordu’nun bu sevinci birlikte yaşamasını istediğini söyledi.
Bodur açıklamasında, “52 Orduspor’un şampiyon olduğu bir sabaha uyanmak istiyorum. O gece şampiyonluğunu ilan etmiş, ikinci lige çıkmış bir 52 Orduspor’u yaşamak istiyorum. İnşallah ayın on sekizinde bütün Ordu şehri, bütün Ordulular bunun sevincini hep beraber yaşar. Benim için en güzel şey bu olur. O günü heyecanla bekliyoruz. İnşallah dileklerimiz Allah’ımız tarafından kabul olur” ifadelerini kullandı.
CHP'li Enginyurt'tan Ordu'daki maden faaliyetlerine tepki: "Bugün yaşanan şey bir katliamdır”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından Fatsa’da düzenlenen maden mitingi sonrası CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt Kanal ORDU’ya yaptığı açıklamada, bölgedeki maden faaliyetlerine tepki göstererek doğa ve yaşam alanlarının korunması gerektiğini vurguladı. Enginyurt, “Herkes birlik olmalı, birlikte mücadele etmeliyiz.” ifadelerini kullandı.
Maden politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Enginyurt, “Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında madenler sömürme aracı, katliam aracı olarak kullanılmayacak. Madenler insanlığın hayrına, ülkenin faydasına olacak şekilde değerlendirilecek. Türkiye’nin muhakkak madene ihtiyacı var ama katliama ihtiyacı yok. Çünkü bugün yaşanan şey bir katliamdır” diye konuştu.
Ruhsat dağılımına dikkat çeken Enginyurt, “Bir adama, sadece bir adama Doruk Madenciliğe iki binden fazla maden ruhsatı veriliyorsa bu bir işgaldir, bu bir düzendir, bu bir katliamdır. Bunu durduracak olan da Cumhuriyet Halk Partisi’dir” ifadelerini kullandı.
Geçmişten örnek veren Enginyurt, “Halk istemezse hiçbir şey yapılmaz diye bir gerçek var. 1995 yılında Ordu’da çevre yolu yapılsın ama sahilimiz doldurulmasın dedik. O gün bütün partiler olarak bir olduk. Ben o dönem Milliyetçi Hareket Partisi il başkanıydım. 1999’da milletvekili oldum. Sahil yolunu doldurtmadık, çevre yolu yaptırdık. Demek ki istenince başarılmayacak hiçbir şey yok” dedi.
Toplumsal birlik çağrısı yapan Enginyurt, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Susma, sustukça sıra sana gelecek. Eğer bu millet susarsa şunu iyi bilsin ki kimse onları görmezden gelmeyecek. Bir gün onların tarlaları, bahçeleri, evleri de hedef olacak. Rezerv yasalarıyla nasıl insanların evleri yıkıldıysa, istimlak edildiyse, aynı şey maden konusunda da yaşanabilir. Bu işin sonunda bedel çok ağır olur, onun için herkes birlik olmalı, birlikte mücadele etmeliyiz.”
CHP'li Torun Fatsa'daki maden mitinginde konuştu: "Bu toprakları vatanı savunur gibi savunmak zorundayız"
CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Fatsa’da düzenlenen maden mitingi sonrası Kanal ORDU’ya yaptığı açıklamada vahşi madenciliğe tepki gösterdi. Doğanın korunması gerektiğini vurgulayan Torun, “Bu toprakları vatanı savunur gibi savunmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Torun, Bahçeler Köyü’ndeki maden sahasını örnek göstererek bölgedeki çevresel tahribata dikkat çekti. “Bakın şimdi Bahçeler Köyü’nde hemen yakınımızda yaşananlar aslında her şeyi açıkça ortaya koyuyor. Bizim insanımız görmediğine çok kolay inanmaz, bu yüzden sadece anlatmak yetmiyor; somut görmek, yerinde incelemek istiyor. Eğer bugüne kadar yaptığımız açıklamalar, verdiğimiz bilgiler ikna edici bulunmadıysa, buyursunlar Bahçeler Köyü’ne gitsinler, oradaki maden alanını kendi gözleriyle görsünler. Biz 2015’te ilk direndiğimizde tepki de aldık ama bugün haklılığımız ortaya çıktı. Çünkü artık orada ne sebze yetişiyor ne fındık. Üstelik orada bir siyanür havuzu var ve Allah korusun, bir deprem ya da büyük bir doğa olayı olduğunda o havuzun patlamasıyla birlikte bu bölgede yaşamı tehdit edecek çok ciddi bir risk ortaya çıkar” ifadelerini kullandı.
Süreci bir “yaşam ve vatan meselesi” olarak tanımlayan Torun, “Burada amaç aslında çok net; bu bölgedeki insanları yerinden etmek, göçe zorlamak. Biz bu toprakları nasıl geçmişte emperyalizme karşı savunduysak, bugün de aynı kararlılıkla sermayeye ve vahşi madenciliğe karşı savunmak zorundayız. Bu mesele sadece bir siyasi partinin değil, bir ideolojinin değil; tamamen vatanı koruma meselesidir. Hep birlikte olursak başarırız” diye konuştu.
KISACASI BU BİR MEMLEKET MESELESİ!
Perşembe Yaylası…
Sislerin arasından yükselen güneş, mendereslerin üzerinde hayatın yüzyıllardır süren döngüsünü aydınlatıyor. Bu yayla, burada yaşayanlar için sadece bir coğrafya değil; emek, anı ve gelecek demek.
Bugün ise bu sessizlik, sondaj makinelerinin sesiyle bozuluyor. Bölge halkı endişeli… Kimi toprağını, kimi geçimini, kimi ise çocuklarının bu topraklardaki yarınını kaybetmekten korkuyor.
Dünyanın sayılı doğal güzelliklerinden biri olarak gösterilen bu eşsiz yayla, şimdi madencilik tehdidiyle karşı karşıya. Doğası, menderesleri, yaşamı ve hafızası bir yol ayrımında. Ve herkes aynı soruyu soruyor: Bu topraklarda yarın da hayat olacak mı?
Alaaddin Yılmazer: “Fındık devlete altından daha çok kazandırıyor”
Kanal ORDU’da yapılan Özel Gündem programında konuşan Alaaddin Yılmazer, fındık üretiminin uzun vadede madencilikten çok daha yüksek ekonomik değer oluşturduğunu söyleyerek, “Aynı alanda fındık, madenden kat kat fazla kazanç sağlıyor” dedi.
Kanal ORDU ekranlarında konuşan Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Başkan Yardımcısı Alaaddin Yılmazer, fındığın uzun vadede maden gelirlerinden çok daha fazla ekonomik kazanç sağladığını ifade etti.
Kanal ORDU’da yayınlanan Özel Gündem programında Ordu’daki maden faaliyetleri konuşuldu. Programda konuşan Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Başkan Yardımcısı Alaaddin Yılmazer, fındık üretiminin bölge ekonomisine katkısının altın madenciliğine kıyasla çok daha yüksek olduğunu ifade etti.
Yılmazer, madenlerden elde edilen gelir ile tarımsal üretimi karşılaştırarak, “Altın madeninin 10 yılda devlete kazandırdığı para 9,2 milyon dolar. Yani yıllık aslında 800 bin dolar gibi bir rakama denk geliyor. Bunun 7 milyon doları zaten kurumlar vergisi. Maden hakkı olarak devlete verdiği rakam 2 milyon dolara düşüyor. Yani 200 hektarda bir madenin 10 yılda devlete kazandırdığı para yaklaşık 2 milyon dolar” dedi.
Fındık üretiminin çok daha yüksek bir ekonomik değer oluşturduğunu söyleyen Yılmazer, “Ortalama 2000 dönüm fındık bahçesine sahip bir köy, yıllık 1 milyon dolar gelir elde ediyor. 10 yıla vurduğunuzda 10 milyon dolar yapar. 200 ton yıllık üretim üzerinden hesapladığınızda ve bugünkü değerle düşündüğünüzde bu rakam 400 milyon dolara kadar çıkıyor. Yani fındık, aynı alanda madenden kat kat fazla gelir üretiyor” ifadelerini kullandı.