@yilmazgul35352 Ya neden böyle bayağı ve nefret dili kullanıyorsunuz, elbette eleştirin, buna hakkınız var ama neden zekanızı kullanarak daha yaratıcı ve sizin gibi düşünmeyenleri de etkileyip, “aa hiç böyle düşünmemiştim” derdirtmeyi denemiyorsunuz. Deneyin, daha etkili olacak, göreceksiniz.
@Gkhnkhrrman İyi ki sizin gibi değilim, iyi ki çocuklarım sizin gibi değil ve keşke siz de kötü olmasanız, ve o hanfendi de keşke iyi insan olmaya çalışsa, çünkü “iyilik iyidir”.
@mehmetcakir_61 Mehmet bey, örnekler güzel ama emsal uymamış, Deniz Göktaşı eleştirmek, protesto etmek, tepki göstermek… hepsi olabilir, sonuna kadar da hakkınız var, ama ters kelepçe ile tutuklamak nedir!!
@AliOzcan1075290@mehmetcakir_61 Alevilere karşı insanlığın en ağır suçlarının işlendiği topraklarda bu cümleler kuruluyor, hiç bir yakınlığım olmamasına rağmen ben bir insan olarak utanç duyuyorum!
@Beyefendi_Sunni@tralalalahop Hakaret kabul edilemez ama eleştiriye neden bu kadar korkarak tepki veriyorsunuz İnsanlar inanmasada bir şekilde sizin inancınızın kurallarıyla yaşıyorlar, saygı çerçevesinde eleştirmeye hakları olmalı. “Din eleştirilemez” düşüncesinin doğru olmadığının tarihte sayısız kanıtı var
@tmerveeee Dediğiniz gibi olsaydı dünyada şaheser olarak kabul edilen eserler olmayacaktı, gerçi dincilerde sanat olmaz zaten, onlar yaratmayı şirk olarak görürler, günah
Bugünkü yazı: Halkı dini değerlere karşı nefrete tahrik….
https://t.co/SphrKRXhlg
İzleyicilerinin haşema önyargılarından bile espri çıkaran, doğum tarihinden 9 ay geri giderek anne ve babasının Madımak günlerinde dünyaya bir Deniz getirmek istemesini alaya alabilen, her göstersinde Atatürklü espriler yapabilen Deniz Göktaş’’ın mizahının esas malzemesi kendisi ve kendi çevresiydi.
Ama siyasetçiler, troller, kolluk güçleri ve dalgıçların da arasında olduğu pek çok kişinin Deniz Göktaş’la ilk kez bu vesileyle tanıştığı anlaşılıyor.
Göktaş’ın esprisi ateist bir arkadaşın Müslüman arkadaşına takılırken yapabileceği türden bir espri.
Ama eğer Deniz Göktaş’ı tanımazsanız, mizahını bilmezseniz onu İslam’la dalga geçmeye çalışan “siyasal Alevici” gibi görebilirsiniz.
Ama gösterilerinde esas sinir bozucu esprilerini kendi mahallesine ve en çok da laik kesime yaptığının farkındaysanız, o zaman bu espri de size düşmanca değil, dost sohbetindeki bir takılma gibi gelecektir.
Bir şeyin mizahını yapmak, ona hakaret etmek değildir.
Hakaret mi değil mi herkes anlar zaten. İzaha, tweete, savcıya gerek kalmaz.
Mizah tam tersine çoğu zaman aşinalığın, yakınlığın ve birlikte yaşamanın dilidir.
İnsan en çok sevdiğine takılır. Yakınlık, belli ölçüde mizahı kaldırabilme hâlidir. İlişki buna dayanır.
Bir din, insanların gündelik hayatına ne kadar doğal biçimde karışırsa o kadar canlı kalır.
Hakkında konuşulması tehlikeli olan, günlük konuşmanın, şakanın dışına çıkarılmış, müzede bir cam fanusun içinde ziyaret edilen bir kutsalla ünsiyet kurulamaz.
Din ancak insanların konuşabildiği, tartışabildiği, hatta bazen şakalaşabildiği ölçüde hayatın içinde kalır
Din başına polis dikerek koruyabileceğiniz bir tarihi eser değildir.
Ceza kanunları, hadislerden daha popüler ve bağlayıcı galiba.
Çünkü o herkesin bildiği hadisin tam tersini yapıyorlar.
Kolaylaştırmıyor, zorlaştırıyorlar, müjdelemiyorlar, nefret ettiriyorlar.
Allah’ın koruyacağını vaad ettiği dinin acemi şövalyeliğine soyunup ona yenilgiler yaşatıyorlar.
Sonuç, evet birileri halkı dini değerlere nefrete tahrik ediyor ama bunu yapan bir standupçı değil.
@pinaryaziyor@sukru39067 Başınız açık ve “Kuran’a göre haram”, duymuşsunuzdur, bir çok “dindar” bunu zinaya teşvik olarak görüyor. Ben öyle düşünmüyorum elbette, kişinin kendi özgürlüğüdür ister takkar ister takmaz.