Bir şiirimtırak;
Hunlar Türktür deme yanılırsın
Hunlar Türklerin atalarıdır de
Türklerin olduğu gibi başkalarının da
Böylece gerçeğe daha yakın olursun
Nasıl ki Keltler İrlandalı değildir
Ama İrlandalılar ve başkaları
Keltlerden gelmiştir
Türklere vücud veren Dingling boyları
Hunların arasında ve akrabasıydı
Bunlar Tengrili kavimler, Allah inananları
Hunların rahminde vücud buldu
Geçmişe doğru o da Türktür bu da
Bir safsatadır ruh hastalığı yayıcı
Prohistoryanın her kavmini Türk yapar
Kolayca hem de hiç utanmadan
Hepimiz Adem'den indik
Her karışma ve ayrılma bir kavim
Türk de bundan 3000 yıl kadar evvel
Bir karışma ve ayrılmanın eseri
Müslüman olmadan önce Türk
Bir kasırga bir bora yakıp yıkan
Başkasından çok birbiriyle boğuşan
Yazı tarih medeniyet bilmez bir şey
Müslüman olduktan sonra Türk
Tarihin en güçlü ve en ahlaklı
İnsan tipini doğurmaya başladı
Yön verdi tarihe hükmetti dünyaya
Allah için Allah aşkına
Ta Tengrili (Dingling) kavmin rüyası
İşte buydu varoluş sebebi
"Doğu'da bilmediğiniz kardeşlerim var!"
Kaşgarlı Mahmud ne güzel söyler
Ahmed-i Yesevi ne güzel eyler
Selçuklukar ne güzel beyler
En büyük Türkler Osmanlılar
atatürk müslüman değildir
atatürk'e camide rahmet okunmasını isteyenler iki yüzlüdür
bunu bilerek rahmet okuyan kurana karşı çıkmış olur
bakınız: Tevbe suresi 80, 84 ve 113. ayetler
#KirmiziCizgiANAPARA#FonzedeSecimistiyor Melis Sütşurup Sandal Fevzi Topuz
Burası Gazze değil burası Batı Şeria'da Al Halil şehri..!!
Onlarca aile evlerinden zorla çıkarılıp göç etmek zorunda bırakıldılar..!!
Terörist bir devletin sivil bir halka işlediği savaş suçları devam ediyor.
Benim burada İslamcılara anlatmakta en fazla zorlandığın konulardane biri şu:
Emperyalizm (Batı hegemonyası + yahudi sermayesi) dünyanın üstünr amansız bir hastalık gibi çökmüş olan şeydir. Ondan kurtulunmadığı takdirde bir geleceğmiz yoktur.
Ben bunu söyler söylemez, hemen birleri deıçıkııyor, işte Rusya, Çin, İran falan diye lafı karıştırıyor, idrakleti bulandırıyor.
Yahu bunlar aynı şey mi? Ben burada Rusya, Çin, İran güzellemesi yapmıyorum. Ama başımızdaki belanın, içinde bulunduğumuz hastalığın, günden güne sütüklendiğimiz felaketin ne olduğunu bilmezsek, nasıl kurtulacağız?
Bakın, genel ahlak yok oldu, toplum duygusu yok oldu, aile yok oldu. Çoluk çocuğumuzu tanıyamaz hale geldik. Bu, sadece ülkemizin değil, bütün dünyanın yaşadığı felaket. İnsanlığı hayvan sürülerine döndürüyorlar.
Sen orada iki tane kola boykotu yapınca bir şeyi çözmüş olmuyorsun. Sen kolayı boykot moykot edemezsin. Onun vergisine, istihdamına, katma değerine muhtaçsın. O olmadan yaşayamazsın.
Durumun vehametini anlıyor olmalısınız. İçinde yaşadığınız kötülüğü benim kadar siz de görüyor olmalısınız. Ama ne hikmetse daima emperyalizme, siyonizme kuvvet verici tutumların içinde yer alıyorsunuz.
Bilakis onu zayıflatacak, onun pençesinden kurtulmamızı sağlayacak her şeye kurtarıcı diye bakmamız gerekir. Yoksa Filistin milistin, sadece yalandan ağlarız; münafıklık yaparız.
Filistin'i bırak, yeryüzünde yaşama halkımız elimizden gidiyor. Bu felaketin farkına varın. Yoksa ne din kalacak, ne vatan, ne insan. Yaşıyoruz zaten bu süreci.
En büyük düşman, kurtulmamız gereken kabus, emperyalizmdir. Onun işine gelecek her şeydir.
We should pity ourselves: unable to protect our loved ones from being sent to die in Ukraine, abducted, tortured or jailed on fabricated charges.
On our own land, even prayer is treated as something the regime must “allow.”
Rahmetli Emin Acar hocamın sohbetini dinlemeye gittiğimde henüz 6 yaşındaydım.
Babam o eski viran toprak ev ve dükkanların olduğu Hacı Bayram Camiine götürmüş sonra da "ruhun gıdası Hikmettir, Hikmet de ehlinden öğrenilir" deyip Emin Acar hocamın mekanına götürmüştü.
Bilenler bilir, "ruh ve sinir hastalıkları doktoru" Emin Hocanın mekanı meczupların en sevdiği yerdi. O çocuk halimle daracık merdivenli, alt katları sanki sonsuz gibi gelen eski virane toprak mekanda ilk dikkatimi çeken Emin Hocanın latif hali ve meczupların benimle ilgilenmeleriydi. Bir de sobanın üzerinde kaynayan değişik bir şerbet ile koca tencerede duran ekmek banıp yenilen baharatlı bir terkip.
Yıllarca fırsat buldukça gittim yanına, duasıyla birlikte hikmetten bir nebze de olsa nasiplenirim belki diye.
Hayat işte, mücbir sürgün yıllarımda Emin Hoca vefat etti. Geldiğimde Hacı Bayram'ın çehresi değişmiş, meczupların da çoğu yoktu artık.
Bir kaç senedir bir "Adem Baba" ile kesişir yolum. Adını bilmem adımı bilmez. Görünce sohbet eder, açsa yemek susuzsa çay içeriz...
On söyler yüz söyler ama bir cümlededir asıl gaye. Değişik bir şey işte.
Vatandan uzak yıllarımda bir Kilisenin önünden geçerken kapısında yardım isteyen nurani bir ihtiyara selam vermiştim.
Hiç alakasız şekilde ve kırık bir Türkçeyle "Tanrı seni korusun bu yolculuğunda, neler geçmedi ki hayatından sabret bu da geçer" sözüyle çarpılmış, "Hızır'ın mihmandarıdır belki" düşüncesiyle günlerce peşinde takılmıştım.
Meczuplar, meczup sandıklarım, dilenciler ve delilere yakîn hissedişim karşılık buldu her zaman ve her yerde.
Zordayken bana uzanan ellerin, zordadır düşüncesiyle hürmet gösterdiğim garibanlardan olduğunu hiç unutmam çünkü.
Garibanları sevin, onlara gülümseyin kırmayın ezmeyin varsa paranız yemek ısmarlayın sohbet edin. Onların muhabbeti daha pazarlıksızdır çünkü.
GAZZE'DE HASTANELER VURULURKEN SAĞLIK ÇALIŞANLARI İNFAZ EDİLİRKEN İSRAİL VATANDAŞLARINA SAĞLIK HİZMETİ SUNULMAYACAK!
İstanbul'daki özel hastanelerde yerli işbirlikçiler aracılığıyla bugün de kimliği karanlık İsrail ordusu mensubu şüphelisi kişiler ameliyat oluyorlar. Bekleyin tüm kişi ve kurumları açıklayacağız. Şaka yapmadığımızı herkese gösterdik bir daha göstereceğiz.
İsrailli bir işgalci, Batı Şeria'da işgal ettikleri bir bölgeye Yahudileri davet etti:
🗣"Pazar gününden itibaren çadırlarınızı alıp aramıza katılabilirsiniz."
🗣"Herkes davetli, kapımız herkese açık"
Madem bu konulara ilgilisin,sana cevap verelim.
M. Kemalin bilinen akrabaları olarak babası Ali Rıza Bey cumhuriyet kurulmadan önce 1886’da,annesi Zübeyde Hanım 1923’de vefat etmiştir. Kardeşi Makbule Atadan’ın zaten işe ihtiyacı yoktur. Başka da bilinen yakın akrabası yoktur.
Bunların dışında;
Uzak aile üyelerinin çoğu askerliğini Çankaya köşkünde yapmış maddi olarak destek almışlardır. Onların dışında manevi evlatları,Ülkü Adatepe,Afet İnan ve Sabiha Gökçende devlet tahsisatı ile yurtdışında eğitim almış sonra birçok devlet görevlerinde bulunmuşlardır.
Ayrıca;yakın arkadaşları eğitim durumlarına bakılmadan bakanlık,milletvekilliği,büyükelçilik,mahkeme üyelikleri gibi görevlerde bulunmuşlardır.
Ayrıca; M.Kemal için ilah/peygamber benzetmesi yapan Behçet Çağlar,Fazıl Hüsnü Dağlarca,Kemalettin Kamu,Celal Sahir Erozan gibi şairler yazdıkları şiirler sonrasında milletvekilliği ve yüksek devlet görevlerinde bulunmuşlardır.
Zaman zaman başbakanlar kura ile belirlenmiş. Özellikle iktisat ve maliye vekâletleri asker kökenli kişilerden oluştuğu için gerekli iktisadi inkişaf sağlanamamış,genç cumhuriyet çağın çok gerisinde kalmıştır.
Yine merakına mucip aşağıya resimlerini koyacağım iki ismi de araştırmanı tavsiye ederim. Onlardan biri Abdurrahim Tunçak ve Reşat Ersüdür. Onlarda memuriyet görevlerinde bulunmuş,sessizce yaşayıp ölmüşlerdir.
Bunları tekerlemeci tarihten öğrenemezsin,sevabına yardımcı oluyorum sana
Kendi inancını anlatamayan bir siyasetin, başkasının inkâr nutkunu pazarlamasını duyunca "nutkum tutuldu."
İslam’ın tevhid esaslarını temsil etmesi gereken bir yönetim, ilahi vahye râm olmak yerine hidayeti reddetmiş bir zihniyetin metinlerini hamasetle millete sunma sevdasına düştüğünü görünce "nutkum tutuldu."
Hakikati kılavuz kılmakla mükellef olanların, batıla meyletmiş zihniyetlerin mirasından medet umar hale geldiğini görünce "nutkum tutuldu."
Sünnet-i seniyyenin gölgesinde adalet tesis etmek varken, ilahi mesajı bir kenara itip ateist bir kalemin beyanlarını marifetmiş gibi avazı çıktığı kadar haykıranları gördükçe "nutkum tutuldu."
Oysa ayet net: “Hak geldi bâtıl yıkılıp gitti! Zaten bâtıl yıkılmaya mahkûmdur.”
(İsra, 81)
Benzeri eylemler TR dışında olunca ovüyor ve destekliyoruz
Lakin TR'de olunca hemen ya provakasyon ya da Mossad parmağı yaftasını yapıştırıyoruz
Camia bir karar versin
Biz siyonist esaret ve zulümden kurtulmak istiyormuyuz
Uzaktakiler savaşsın ve ölsün ama bizim konfor bozulmasın
Ben burada antiemperyalizmden bahsederken kemalizmi veya muhafazakârlığı dahil etmedim.
Çünkü bunların global ölçekte bir önemi yoktur. Yerel hamaset odakları... Emperyalizm, işine geldiği gibi, onunla da bununla da iş görüyor; ona karşı bir varlık belirtmiyorlar. Kavga ancak "ben daha iyiyim, beni seç" seviyesinde kalıyor.
Bilindiği gibi emperyalizm, ülkemizde ve bölgemizde bir tahakküm uyguluyor ve bunu sürdürmek adına çeşitli ameliyatlar yapıyor.
Bir süredir "bir İslam NATO'su" kurulması çağrıları yapıyor. İslam NATO'su denince insanlar bunu, İslam düşmanlarına karşı bir İslam Birliği olarak anlıyorlar.
Oysa bu sadece emperyalizmin/siyonizmin "işini gördürme" şekli. Şimdilik İran ve Şii örgütler hedef gösteriliyor.
İlk hedef Husiler. ABD, İsrail ve Suudiler tarafından "terörist" kabul ediliyorlar. "Yemen'in meşru hükümeti", Riyad'ta yaşayan birkaç şey...
Fakat böyle bir oluşum, bu kadarla sınırlı kalmayacaktır. ABD gerek Rusya, gerekse Çin'in karşısına tek başına çıkmak istemiyor. Avrupa'yı ve Ortadoğu'yu silahlandırmak, birleştirmek, gerektiğinde sahaya sürmek emeli güdüyor.
İslam NATO'su, halka anlatıldığının aksine, hiçbir zaman İsrail'e yahut ABD'ye cephe almayacaktır. En fazla kınama-mınama yapabilir. Böyle bir ihtiyaç doğduğu gün parçalanır ve dağılır.
Bildiğiniz NATO'nun bir şubesi olması tasarlanıyor. Daha genişleyecek. Suriye'sinden Katar'ına, bilmemnesine... Bizim için silah satıp para kazanma imkânları da mevcut. Ama yoldan gidersek...
Pekâlâ, halbu ise, ben antisiyonist/antiemperyalist olmam gereği bir tavır geliştirirken neden komünist olmakla itham ediliyorum? Antiemperyalist olmak komünistlere mi mahsus?
(2. Bölümün Sonu)
🔴 Suriyeli bir çocuk kendi hazırladığı yardım kartıyla kışlık kıyafet almaya çalışıyor.
Çocuğun çaresizliğine dayanamayan görevliler, durumu anlamamış gibi davranarak istediğini veriyor. (2013)