Mekke Anlaşması'ndaki "Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'dan herhangi birine yönelik gerçekleştirilecek silahlı bir saldırı veya saldırganlık eylemi, anlaşmanın tüm taraflarına yapılmış bir saldırı olarak kabul edilir." maddesini onaylıyor musunuz?
https://t.co/0Fl9gPJoOD
30 AĞUSTOS’U GÖRMEZDEN GELENLER!
30 Ağustos Zafer Bayramı’nı bu yıl da kutlamadılar. Her yıl olduğu gibi yine sessizliğe büründüler. Hep yaptıkları gibi görmezden, duymazdan geldiler.
30 Ağustos’u kutlamayanların hangi tarafta oldukları ayan beyan ortadadır.
“Yaşasın tam bağımsızlık, kahrolsun emperyalizm,
Yaşasın laiklik, kahrolsun gericilik,
Yaşasın halk egemenliğine dayalı cumhuriyet, kahrolsun saltanat!” demeyenler etnik milliyetçilik, mezhepçilik ve ümmet peşindedir; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tapusu Lozan’a karşıdır.
Türkiye’yi esir olmaktan, halkı “tebaa” olmaktan kurtaran devrimi görmezden gelenler, cumhuriyet düşmanıdır.
Yurtta barış, dünyada barış hedefini ilke edinen Cumhuriyetin en önemli zaferini anmayanlar, yayılmacı heveslerin peşindedir.
Bağımsız ve laik bir cumhuriyet kurmak için verilen mücadeleye saygı duymayanlar, emperyalizmin aparatıdır.
PKK terör örgütüne af getiren anayasaya aykırı çerçeve yasaya hayır demeyen ama 30 Ağustos’ta göstermelik paylaşımlar yapanlar ise siyasetteki ilkesizliğin piridir!
Trump, Kanada için “Kendilerini ABD'nin eyaleti sanıyorlar” dedi ama hep birlikte soralım: Türkiye’yi yöneten siyasi ve bürokratik kadrolar, ülkeyi ABD’nin eyaleti mi zannediyor? ABD’nin eyaletlerinin bile federal yönetime daha fazla itiraz hakkı var!
https://t.co/gFVNne4SNZ
ABD, Türkiye'deki siyasi iktidar sayesinde Suriye'de iki terör örgütünden bir devlet çıkardı. “Suriye'de bizim dediğimiz oldu” diye propaganda yapan iktidar, halkı “Terörsüz Türkiye” diye ikna ederek Türkiye'de de Suriye modelini hâkim kılmaya çalışıyor.
https://t.co/EDP6N5oSXy
Mutlaka izleyiniz ve paylaşınız!
Tarih cahili bir ulusun çocukları olarak bizler için iyi hazırlanmış bir video!
Bu vesile 30 Ağustos kutlu olsun!
Başta Gazi Mustafa Kemal, arkadaşları ve o büyük mücadelede şehit düşmüş Hayriler, Mehmetler, Hasanlar ile başta dedem Gazi Hoca Mustafa olmak üzere tüm gazilerimize saygı ve minnetlerimi sunuyorum...
Rahmet ve dua ile...
Onlara layık olamamış bir nesil olarak da utanç duyuyorum...
“Erdoğan, ‘kutlu mücadele’ derken ‘Türk-Arap-Kürt ittifakı’ ve ‘Terörsüz Türkiye’yi yani terör örgütünü siyasi siteme dahil etmeyi kastediyor” oalbilir ama Bilge Kağan’ın sözlerini, söyleyene değil söyletene bakmak lâzım. Söyleten, Büyük Türk Milleti’dir.
https://t.co/QL7HXJwf0Z
#30AğustosZaferBayramı “Ya istiklâl ya ölüm!” diyerek yola çıkanların eşsiz destanıdır! Kutlu olsun! Türk’ün Son ve Ebedi Başkomutanı Sarı Saçlı Mavi Gözlü Dev Ulu Önder Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’e, şanlı askerlerine ve kutlu şehitlerimize sonsuz şükranlarımı sunuyorum!
Kolombiya’da Bogota 5. İş Mahkemesi yargıcı, Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella'nın dini tarafsızlık ilkesini ihlal etmesi nedeniyle kamuoyundan özür dilemesine hükmetti. Bizde de din istismarının derin kökleri vardır.
https://t.co/3pxIO2XXza
DEM Parti, “Terörsüz Türkiye” diye oy veren 467 milletvekiline cevabını verdi. Tülay Hatimoğulları, "4 parça Kürdistan'ın birleştirilmesi”nden söz etti. Birinci açılım sürecinde de Ahmet Türk aynı söylemde bulunmuştu...
https://t.co/m1QDbilWZH
Mesele bir reyting konusu değildir; “Terörsüz Türkiye” sloganıyla bir terör örgütünü devlete ortak etmek meselesidir. İşte Türk dış politikasına bir ömür emek vermiş emekli büyükelçi Halil Akıncı da uyarıyor.; “Amaç bellidir. Türkiye’yi çalmak”
https://t.co/OPsx8jMNo3
Şu işe bakın, Büyük Taarruz’un yıldönümünde, Öcalan'a “stratejik” makam aranan günlerde, er gazilere ve er şehit yakınlarına sahip çıkan milletvekiline bile kaba kuvvet kullanılıyor...
https://t.co/Mwg2WivCSI
Kaybedenler, PKK’yı Suriye’de yapıldığı gibi Türkiye’nin yönetimine ortak etmeye çalışanlar olacak. Bunu “devlet politikası”, “devlet aklı” veya “barış” masalı ile örtmeye çalışmak sonuçsuz kalacaktır.
https://t.co/M5qg2D1A8M
Eminağaoğlu’na göre “Ulus ve üniter devletin içini boşaltmak demek olan uygulamaların ilk adımı olan çerçeve yasanın tamamen iptali için mutlaka AYM’ye başvurulması tarihi bir sorumluluktur!” Peki Anayasa Mahkemesi, yasayı iptal etmezse ne olacak?
https://t.co/Z0eepbpwWt
Sınav binasına giriş için belirlenen saati birkaç saniye geçiren adaya dahi hiçbir esneklik tanımayan, başvuru işlemlerindeki en küçük eksikliğin bütün sorumluluğunu yükleyen ÖSYM, yüz binlerce öğretmenin puanını yanlış hesaplamıştır.
Adaydan her kurala eksiksiz uymasını isteyen bir sınav kurumu, 2026 yılında yapılan sınavı 2025 yılının soru dağılımıyla değerlendirmiş; sonuçları gerekli kontrolleri yapmadan açıklamış, hata adaylar tarafından fark edilince de sistemi erişime kapatmıştır. Böylesine ağır bir kurumsal ciddiyetsizlik, birkaç cümlelik teknik açıklamayla geçiştirilemez.
Buradaki sorumluluk yalnızca ÖSYM’ye de yüklenemez. Millî Eğitim Bakanlığı, öğretmen yetiştirme ve istihdam sistemini Millî Eğitim Akademisi üzerinden yeniden kurmuş; üniversite mezunu öğretmenlerin geleceğini bu sınavın sonucuna bağlamıştır. Dolayısıyla ortaya çıkan tablo, ÖSYM’nin hesaplama hatası kadar MEB’in kurduğu Akademi modelinin öğretmenleri nasıl kırılgan, belirsiz ve denetimsiz bir sürece mahkûm ettiğini de göstermektedir.
Millî Eğitim Akademisi gündeme geldiği ilk günden bu yana bu yapıya itiraz ediyoruz. Çünkü eğitim fakültelerinden mezun olmuş öğretmenleri yeniden “öğretmen olmaya hazırlama” iddiasıyla kurulan Akademi; üniversitelerin öğretmen yetiştirme işlevini aşındıran, diplomayı değersizleştiren ve öğretmen istihdamını Bakanlığın siyasi ve idari denetimine daha fazla bağlayan bir yapıdır.
Öğretmenlerin önüne yeni bir sınav, yeni bir eleme ve yeni bir bekleme süreci koyan bu sistemin ne kadar sorunlu yürütüldüğü, 2026 Akademi Giriş Sınavı’nın sonuçlarında bütün açıklığıyla ortaya çıkmıştır.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://t.co/p4q19fVjqZ